Artı Gerçek - PKK'nin kurucu kadroları arasında yer alan Halk Savunma Merkezi (HSM) Komutanlık üyesi Murat Karayılan, sürece dair değerlendirmelerde bulundu.
Süreç boyunca Kürt tarafının tek taraflı adımlar attığını söyleyen Karayılan; ateşkes ilan edilmesi, 12. PKK Kongresi’nin gerçekleştirilmesi, PKK’nin feshedilmesi, silahlı mücadele stratejisinin durdurulması, silahların yakılması Kuzey’deki güçlerin çekilmesini adımlar arasında sıraladı.
'ÇIKARILAN YASA ÇÖZÜM İÇİN YETERLİ DEĞİL'Devletin bazı girişimlerde bulunduğunu belirten Karayılan, TBMM’ kurulan komisyonun çalışmalarına ardından çıkarılan yasaya işaret ederek, yasanın güvenlik odaklı olduğunu çözüm için yetersiz kaldığını söyledi:
"Çıkarılan yasa tek taraflı yasadır. Yasaya sadece güvenlik odaklı yaklaşılmıştır, silahların bırakılmasını esas alıyor herkesi içine almıyor. Yönetim yapı arasında kategorileştirme yapılmıştır. Birçok yönden yetersiz yasadır. Hele çözüm için hiç hiç yeterli değil."
'DEVLET İLE HEYETİMİZ GÖRÜŞÜYOR'12. PKK Kongresi’nde sürecin Abdullah Öcalan tarafından yürütülmesi yönünde karar aldıklarını belirten Karayılan, Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyledi.
Karayılan, İmralı’daki görüşmelerin sürmesine aile ziyaretlerine rağmen tecridin sona ermediğini savunarak, “Silahsızlanma sürecini Önder Apo’nun birebir yürütmesi gerekiyor onun dışında kimse yürütemez”.
Devlet heyeti Öcalan arasında, ayrıca hareketin dışarıdaki heyeti devlet heyeti arasında diyalog bulunduğunu aktaran Karayılan, görüşmelerde Kuzey’deki Metina’daki güçlerin çekilmesi taleplerinin gündeme geldiğini belirtti:
"Önder Apo devlet heyeti arasında diyalog. Ayrıca bizim dışarıda heyetimiz var devlet heyetiyle aralarında diyalog. Onlar görüşmelerde hep devletin üzerinde tehlike olmadığını bilmesi için Kuzey’deki tüm güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı, yine Metina’daki güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı. Biz Kuzey’deki güçlerimiz tehlike yaratacak alanlarda değiller; kontrol altındalar. Metina’daki güçlerimiz aynı şekilde. konu üzerinde uzun süredir görüşmeler oluyor. Öyle duruma getirdiler ki adımlar atılmadan hiçbir şey yapmayacaklarını söylediler. Biz ellerindeki tüm gerekçeleri ortadan kaldırmak gerçekten adım atıp atmayacaklarını görmek için son olarak adımları attık. Biz süreç tıkanmasın, önü açılsın diye devlet adım atsın diye biz, üç adımı gerçekleştirdik.
İkinci adım; Kuzey Kürdistan Türkiye Metropollerinde gizli güçlerimiz. Devlet buna dair istihbarat alıyor. Devlet bizden özel güçlerimizi çekmemiz talebinde bulundu –onlar güçlere Hezen Taybet diyor- süreçte, güçlerimizi çekiyoruz. Gerekli talimat güçlere iletildi. Çekilmeleri için böyle çalışma."
'ÇEKİLMELER İÇİN ŞARTLARIMIZ VAR, DEVLET SÖZ VERDİ, TUTMADI'Zap’dan çekilmenin ise Abdullah Öcalan’ın sürecin önünü açmak amacıyla gönderdiği mektup doğrultusunda gerçekleştiğini belirten Karayılan, Metina’dan çekilmenin tamamlandığını ifade etti:
"ZAP Metina’dan çıkmamız için çok fazla ısrar ettiler. Geçen yıl Önder Apo mektup yolladı mektubunda ‘Sürecin önünün açılması için Zap’tan çekilebilirsiniz’. esas üzerine biz gücümüzü ZAP’tan çektik."
Çekilmeler sırasında şehitliklerin korunması, bakımının yapılması şehitlerin merkez şehitliklere taşınabilmesi konusunda devletin söz verdiğini söyleyen Karayılan, sözün yerine getirilmesini istedi:
"Fakat halkımız bunu bilmeli; Metina Kuzey’den çekilmemiz için bizim şartlarımız var şartlar ZAP için geçerlidir. Şartlarımız şunlardır; Kuzey’deki Medya Savunma Alanlarındaki şehitliklerimiz korunacak, bakımını yapabilmeli, yeniden onarımdan geçirebilmeliyiz alanlarda olan şehitlerimizi kolaylıkla toplayıp merkez şehitliğe getirebilmeliyiz. Şartlarımız bunlardı. Şehitler için devlet söz verdi sözü yerine getirmelidir."
Karayılan, “Bize göre, artık Türkiye’nin elinde herhangi gerekçe kalmadı. Artık Türkiye’nin adım atması gerekiyor. Eğer adım atmazsa ne arkadaşlarımızın ne halkımızın ne bizim inancımız kalmayacaktır” diye konuştu.
Öcalan’ın özgürlüğü konusunda toplumun hazır olmadığı yönündeki açıklamalara değinen Karayılan, iktidarın konuda kamuoyunu hazırlaması gerektiğini söyledi.
AKP'YE; 'HALKI ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜNE HAZIRLA'Karayılan, “AKP diyor ki ‘halkımız sürecin başarıya ulaşmasını istiyor fakat Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne hazır değil’. İyi, zaman halkını buna hazırla” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın gazeteciler, siyasetçiler aydınlarla görüşmesinin önünün açılmasını isteyen Karayılan, böylece Öcalan’ın süreci Türkiye kamuoyuna anlatabileceğini söyledi. Karayılan, cezaevlerinde uzun yıllardır tutulan mahpusların durumuna dikkat çekerek, mevcut yaklaşımın sürecin önünü tıkadığını belirtti.
' MESELE KÜRT MESELESİDİR'Karayılan, sürecin yalnızca silah bırakma meselesi olmadığını belirterek, “ mesele terör meselesi değildir, mesele silah bırakma değildir; mesele Kürt meselesidir”.
'BAHÇELİ SÖZÜNÜ TUTMADI'Devlet Bahçeli’nin çağrısında Öcalan’ın Meclis’te konuşması kendisine umut hakkı tanınması yönünde ifadeler bulunduğunu hatırlatan Karayılan, adımların henüz atılmadığını söyledi:
" süreç Devlet Bahçeli’nin, daha sonra Önder Apo’nun çağrısı başladı. Her ikisinin çağrısında çözüm var aslında. Devlet Bahçeli ‘Abdullah Öcalan partisini feshetsin, silahlı çatışmayı durdursun meclise gelip DEM Parti Grup Toplantısında konuşun. Ardına kadar ona umut hakkı tanınsın’. Şimdiye kadar Türk devleti bunu yaptı ? Yapmadı."
Silahlı mücadeleden demokratik siyasete geçişi hedeflediklerini belirten Karayılan, gerillanın silahsız biçimde kentlere köylere dönerek siyasi toplumsal çalışmalar yürütebilmesi için yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.
Karayılan, “Biz demokratik siyaset amacımıza ulaşacağımıza inanıyoruz. Bundan dolayı yöntem değiştiriyoruz. Silahlı savaştan, demokratik siyasete geçiyoruz”.
'KANDİL KENDİSİ OLARAK KALACAK'Gerillanın dönüşünün hem Öcalan’ın rolünü hem yasal güvenceleri kapsayan düzenlemeyle mümkün olabileceğini belirten Karayılan, “Gerekli olan yasa çıkarılacak çıkarılmayacak ? Hem Önder Apo için hem gerillanın dönüşü için yasanın tamamlanması lazım” ifadelerini kullandı.
Karayılan şunları söyledi:
"Kandil’den çekilme meselesi ise; Kandil tüm Kürtler için kutsal yerdir. Eğer gerilla çekilse yurtseverler orada kalacaktır. Sahipsiz kalmaz. Her zaman Kürtler tarafından korunacak. Bizim umudumuz hep korunması yönündedir. Hiç kimsenin ‘Kandil’e ne olacak kaygılarına girmesine gerek yoktur’. Kandil kendisi olarak kalacaktır."
ROJAVA İÇİN 'ELLERİNİ ÇEKİN' ÇAĞRISIKarayılan, Suriye’ Heseke’ yaşanan olayları değerlendirdi. olayların Demokratik Ulus perspektifini zayıflatmayı amaçlayan proje olduğunu öne süren Karayılan, farklı halklar inançlar arasında çatışma çıkarılmak istendiğini savundu.
Türkiye’nin barış sürecinde samimi olması halinde sınırları dışındaki Kürtlere yönelik karşıtlıktan vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Karayılan, “Türk devleti, ellerini Rojava Kürtleri’nin üzerinden çekmelidir”.
Suriye yönetimine seslenen Karayılan, ülkenin birliğinin Kürtlerle birlikte kurulması gerektiğini, provokasyonlara zemin hazırlanmaması halklar arasındaki barışın korunması gerektiğini belirtti.
'ORTAK BİR STRATEJİDE BİR ARAYA GELMELİYİZ'Bölgedeki gelişmelerde Kürtlerin ikinci plana itildiğini savunan Karayılan, Kürt siyasi hareketleri arasında ortak strateji oluşturulması gerektiğini söyledi.
Kürtlerin farklı siyasi çizgilerini tamamen ortadan kaldırmadan ortak hedefler doğrultusunda hareket edebileceğini belirten Karayılan, “Kürtler olarak ortak stratejide araya gelmemiz gerekiyor. Tümden birlik değil”.
Karayılan, ulusal çıkarların örgütsel çıkarların önünde tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Kürt meselesinin kara yarası nedir? Birlik olamamaktır. kara yaranın ilacı var, ortak stratejidir” ifadelerini kullandı.
Şengal’ Êzidilerin kendi savunma güçlerinin resmiyet kazanmasını savunan Karayılan, Irak hükümeti YBŞ-YJŞ arasında demokratik entegrasyon temelinde anlaşma sağlanmasını desteklediklerini belirtti.
'ARTIK TÜRKİYE İLE YENİ BİR SAYFA AÇMAK İSTİYORUZ'Türkiye ilişkilerde yeni döneme geçmek istediklerini söyleyen Karayılan, silahlı savaş stratejisini durdurmanın yanı sıra Türkiye’ye yönelik karşıtlığı sonlandırmak istediklerini ifade.
Karayılan, “Biz artık Türkiye Devleti karşıtlığı yapmak istemiyoruz. Artık Türkiye yeni sayfa açmak istiyoruz”.
Ancak devletin güven artırıcı adımlar atmadığını savunan Karayılan, sürecin ilerlemesi için karşılıklı güvenin sağlanması gerektiğini belirtti.
Karayılan, “Kürt tarafı olarak karşıtlığı silahlı savaşı sonlandırmak istiyoruz. Ama Türk tarafı bize güveni vermiyor veya güven artıracak yaklaşımlarda bulunmuyor” ifadelerini kullandı.