Artı Gerçek - Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB Davası kapsamındaki savunmasının ikinci günü başladı. İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 99’uncu günü, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde devam ediyor.
Duruşmayı YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu partililer izledi. İmamoğlu salona girdiğinde izleyiciler, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları.
Halk TV’ye kayyım atanmasını protesto eden izleyiciler ise “Özgür basın susturulamaz” diye seslendi.
‘87 MİLYONUN KULAKLARINI KESEMEZLER’Savunmasında Halk TV’ye kayyım atanmasına fon vurgunu iddialarına değinen İmamoğlu, gelişmelerin kendileriyle ilişkili olduğunu söyledi. İmamoğlu, “87 milyonun kulaklarını kesemeyeceklerine göre kulaklar duyacak”.
İstanbul’a yeni başsavcı atanacağını 2024 yazında duyduklarını belirten İmamoğlu, Akın Gürlek’in göreve gelmesinin ardından yaşananları anlattı. Gürlek’in kendisini arayarak ziyaret için randevu verdiğini, ancak randevunun iptal edildiğini söyleyen İmamoğlu, iptal edilen randevu gününde Esenyurt operasyonunun yapıldığını ifade.
‘DEMOKRASİYE, ADALETE, CUMHURİYET’E İHANET ETTİNİZ’19 Mart operasyonunun Ramazan ayına denk geldiğini hatırlatan İmamoğlu, yüzlerce polisin sahurunu yapmış kişinin kapısına dayandığını söyledi.
İmamoğlu, “Siz Türk milletine ihanet etmiş insanlarsınız. Demokrasiye, adalete, Cumhuriyet’e ihanet etmiş insanlarsınız. Çağırdınız gelmedik ? Korkaklar, randevu bile veremediniz, telefonuma bile bakamadınız” diye konuştu.
İmamoğlu, İBB Davası kapsamındaki savunmasında soruşturmanın siyasi olduğunu savundu. İddianamenin hazırlanma sürecini, dosyadaki delilleri kendisine yöneltilen suçlamaları eleştiren İmamoğlu, “Belge bizde, dedikodu onlarda” ifadelerini kullandı.
‘SAVCI, YARIN CUMHURBAŞKANI OLURSUNUZ, BİZİ YARGILARSINIZ DEDİ’İmamoğlu, İBB soruşturması kapsamında ifade verdiği savcının kendisine, “Siz yarın Cumhurbaşkanı olursunuz, masanın tarafına geçersiniz, siz bizi yargılarsınız” dediğini ileri sürdü. Söz konusu savcının bugün Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü olduğunu belirten İmamoğlu, olayın tanıklarının kayıtlarının bulunduğunu savundu.
TRT’nin yayınlarını eleştiren İmamoğlu, kamu kaynaklarıyla kendilerine hakaret edildiğini öne sürdü. Başsavcının İstanbul’a atanması, diplomasının iptali 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasını aynı sürecin parçaları olarak değerlendiren İmamoğlu, “Belgeler bizim tarafımızda, takvim onların tarafında”.
Dosyaya gizlilik kararı getirilmesine rağmen bilgilerin basına sızdırıldığını savunan İmamoğlu, iddianame hazırlanmadan önce kendisinin çalışma arkadaşlarının suçlu ilan edildiğini belirterek, “ hukuk süreci değil, itibar suikastıdır. Lekelenmeme hakkının ihlalidir, masumiyet karinesinin ihlalidir” diye konuştu.
‘84 BİN SAYFAYI HAFTADA İKİ SAATTE OKUYACAĞIM’İmamoğlu, iddianamenin kendisine üç ay sonra, 22 Ocak’ta DVD’lerle ulaştırıldığını söyledi. İddianamenin 4 bin, eklerinin ise 80 bin sayfa olduğunu belirten İmamoğlu, cezaevinde haftada iki saat bilgisayar kullanabildiğini ifade.
İddianameyi eleştiren İmamoğlu, “ metin, hukukçunun değil, manşetçinin kalemidir”. Dosyada banka kaydı belge yerine etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin beyanlarının öne çıkarıldığını savunan İmamoğlu, bazı suçlamalarda kendisinin doğrudan talepte bulunan veya eylemde yer alan kişi olmadığının iddianamede belirtildiğini söyledi.
Sanıkların yakınlarının gözaltına alındığını tutuklandığını, itirafçı olmaları için baskı gördüklerini ileri süren İmamoğlu, “Özgürlük karşılığında isim, tahliye karşılığında cümle. Bunun adı itiraf değil, bunlar takastır” ifadelerini kullandı.
‘PARA GİZLEMEK, TOPRAĞA GÖMMEK BENİM BİLDİĞİM YÖNTEMLER DEĞİL’İmamoğlu, babasının tarlasının kazılmasını kuyusunun incelenmesini eleştirdi. Para gizleme, toprağa para gömme veya yurt dışında hesap açma gibi yöntemlerden haberi olmadığını söyleyen İmamoğlu, ailesiyle ticaret yaparken 1994, 1997, 2001 2008 ekonomik krizlerinde zorluk yaşadıklarını anlattı.
Dosyada kendisi çalışma arkadaşları lehine tapular, faturalar, noter belgeleri, banka havaleleri kamu kurumlarının yazıları bulunduğunu savunan İmamoğlu, “Belge bizde, dedikodu onlarda. davanın bütün hikâyesi dört kelime”.
'KILIÇDAROĞLU TANIK OLARAK DİNLENSİN'İddianamede dokuz başlık altında siyasi amaçlı suçlamalar bulunduğunu ileri süren İmamoğlu, bunlar arasında parti yönetimini ele geçirme, cumhurbaşkanı adayı olma, kurultay il kongresi, gazeteciler, seçmen verileri partinin kapatılmasına yönelik iddiaların yer aldığını söyledi.
İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın alınması sürecine ilişkin Kemal Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak dinlenmesini talep.
‘HAYATIMDA FON DİYE BİR ŞEY DEMEDİM’İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için 2 milyar dolarlık fon oluşturulduğu iddiasını reddetti. Fon kavramını dosyada öğrendiğini söyleyen İmamoğlu, iddiaları destekleyen dekont, hesap hareketi, tarih veya banka kaydı bulunmadığını öne sürdü.
“Benim aklımdan ne 2 milyar geçti ne 2 milyar dolar geçti ne 2 milyar dolarlık fon geçti” diyen İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için gerekenin halkın oyu olduğunu ifade.
İmamoğlu ayrıca, dosyada adı geçen iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun 2024 yerel seçimlerinde kendi kampanyasına değil, rakibi Murat Kurum’un kampanyasına 42 milyon lira yatırdığını ileri sürerek kendisine yönelik fon iddiasını eleştirdi.
Sanıklardan Hüseyin Gün'ü tanımadığını belirten İmamoğlu, "Tanımıyoruz kardeşim birbirimizi. Rahmetli manevi annem dediği birisi, aldığı randevuyla gelmiş; bizimle beş dakika fotoğraf çekilmiş. anda ne? Örgüt yöneticisi. tarafta casusluk suçlamasıyla muhatabız. Niye? Beyefendiyle fotoğraf çektirdik diye" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu'nun savunmasının devamından satır başları şöyle:
" ülkenin seçilmiş belediye başkanına, cumhurbaşkanı adayına utanmadan, sefil biçimde 'casus' diye yazan savcılar var. Bunu nasıl akıl edebilmişler, şaşıyorum. Casusluk davasına imza atan kişi Adalet Bakan Yardımcısı. Şaka gibi, değil ? Fotoğraf insanı casus yapsaydı ülkenin yönetiminde casus olmayan kalmazdı. Şöyle FETÖ dönemine öncesine bakalım. Duruşmanın özeti Hüseyin Gün'dür.
'KAMU MALINI PEŞKEŞ ÇEKMEDEN ALNIMIN AKIYLA HİZMET ETTİM'Benim üye olduğum dernekler. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ne üyeyim, Atatürkçü Düşünce Derneği'ne üyeyim. Başka dernekler Ama Ekrem İmamoğlu, yakın olduğu veya ilişkili olduğu tek derneğe ya vakfa bedelsiz, hukuksuz, kanunsuz veya kanuna uygun şekilde yer vermiş ? baksınlar. Vermedi. İstanbul’ büfelerin nasıl dağıtıldığını hepimiz biliyoruz. Kimlere? Akrabalara, dostlara, arkadaşlara… Kamu malını kimseye peşkeş çekmeden, alnımın akıyla altı yıl millete hizmet ettim. Gurur duyuyorum."
'BAKTILAR Kİ PARTİYİ KAPATAMIYORLAR, İŞBİRLİKÇİ BULDULAR'Hedef ben değilim; hedef, ülkede iktidarın sandıkla değiştirilebileceği fikridir. İşte iddianame bunun için yazılmıştır. Sonradan yöntem değiştirmişlerdir. Çünkü karşılarında beklediklerinden daha büyük güç, toplumsal dinamizm ortaya çıkmıştır. Baktılar ki partiyi kapatmaya doğru gidemiyorlar; daha farklı yöntemi, iş birlikçisini bulunca devreye koymuşlardır. butlan süreci başlamıştır.
' YALAN TORBASINI İDDİANAME DİYE YUTTURAMAZSINIZ'Bana 'Siyasi polemiğe girme' diyen kişi, iddianamesine dokuz siyasi başlık yazan partinin kapatılması için bildirimde bulunan iddianamenin imzacısıdır. onun dediğini yapalım. Dosyadaki delillere bakalım. dokuz siyasi başlıkta delil diye ne var? Üç katlı, dört katlı, beş katlı dedikodu mekanizması. şablon, kurultay görüntüsü, tahmin ediyorum, ofisin üstündeki sokaktan gelen baz kaydı, YSK’nin kendi verdiği liste, beş dakikalık nezaket fotoğrafı, kırgınlık, kızgınlık, fotoğraf iddiası, seçim parası diye gösterilen alacak feragatı, Meclis kararı 67 çöp kamyonu! Delillere göre konuşmak kadar kısa sürüyor. Çünkü delil. Benim sınıf arkadaşımı bile tutukladınız. yalan torbasını, yalan çuvalını kimseye iddianame diye yutturamazsınız.
Cumhurbaşkanı olmak istemek, kurultayda adayı desteklemek, parti binası için bağış toplamak, gazetecilerle ilgili konuşmak, seçmene ulaşmak, aday göstermek, seçim kazanmak… Bunlardan hangisi suç ya? dosya yolsuzluk dosyası değildir; adaylık üzerinden suç üretme safsatasıdır. Konu bundan ibarettir.
Birbirinden bağımsız 155 iddia nedeniyle ayrı ayrı yargılanması gereken insanlar, 'örgüt' kelimesiyle tek ağır ceza davasında araya getirildi. Sayın Mahkeme Başkanı, Sayın Heyet, işiniz. Üstelik isim vermemiş, 'Asrın Yolsuzluğu' demiş. Manşet için hem yığın hem örgüt lazım. İkisini yan yana koymuş. açıdan bakarsanız işiniz zor, açıdan bakarsanız çok kolay. Tercih sizin."
DURUŞMAYA ARA VERİLDİİmamoğlu'nun savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.
İmamoğlu’nun savunmasının bugün devam etmesi, yarın öğlene kadar sürmesi, ardından çapraz sorguya geçilmesi avukatların söz alması bekleniyor. Savunmanın toplam dört gün sürmesi öngörülüyor.
İLK GÜNÜNDE NELER SÖYLEDİ?İmamoğlu, 14 Ekim’deki ilk savunmasında, kendisinin ailesinin yaşadığı zorluklara değinerek cezaevindeki sanıkların ailelerinin durumuna dikkat çekti. Sürecin 19 Mart’ta başladığını belirten İmamoğlu, mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin “operasyon cumhuriyetine” dönüştüğünü savunan İmamoğlu, Halk TV’ye kayyım atanmasını eleştirdi. Konuşmasının engellenemeyeceğini belirterek, “Gerçekleri dile getirmeme hiçbir güç engel olamaz, olamayacak”.
İmamoğlu, 2019’daki seçim sürecini hatırlatarak sandıkta yenilemeyen iradenin masa başında ortadan kaldırılmak istendiğini savundu. sürecin ekonomik sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Türk lirasının değer kaybettiğini, ülkenin risk priminin Hazine’nin borçlanma maliyetinin arttığını ifade.
12 Ekim itibarıyla davadaki 325 tutuksuz sanıktan 312’sinin savunmasının tamamlandığı bildirildi. Üçüncü celsenin ise yaklaşık iki haftalık aranın ardından başlaması bekleniyor.