Artı Gerçek- Danıştay 6. Dairesi, Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nın çevresinde linyit madenciliği için alınan acele kamulaştırma kararına karşı açılan davayı reddetti.

Mahkeme kararında Yeniköy Kemerköy Termik Santralların kömür ihtiyacını gerekçe gösterdi. Çamköy Mahallesi'ndeki beş parseli kapsayan davada, Cumhurbaşkanlığı Kararını hukuka uygun bulundu.

Mahkeme, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz başvurusu yapılabileceğini belirtti.

'HÂLA ADALET BEKLEDİĞİMİZ TOPRAKLARIN ÇOKTAN GÖZDEN ÇIKARILDIĞINI GÖRDÜK'

Bölgede yaşayan yurttaşlar ortak açıklamada şunları belirtti:

“Toprağı satmak vatanı satmaktır. Danıştay 6. Dairesi, daha önce verdiği yürütmeyi durdurma kararı sanki hiç yokmuş gibi, kararda acelelik halinin hukuka aykırı olduğu söylenmemiş gibi, 679 parselin acele kamulaştırılmasını hukuka uygun gören karar verdi. Şaşkın öfkeliyiz. 16 Eylül’ Ankara’ görülen duruşmamızda adeta tiyatro izlemiştik. Ankara’dan döner dönmez, duruşmanın formalite olduğu, işin çoktan bitirildiği söylentileri Milas’ta, köylerimizde bile yayılmıştı. Gelen kararla, bizim hâlâ adalet beklediğimiz toprakların çoktan gözden çıkarıldığını gördük. Dün acelelik halini hukuka aykırı bulanlar, bugün ne değişti kararı verdi? Bizim toprağımız aynı toprak. Şirket aynı şirket. Değişen ne? Dün böyle, bugün böyle… Yok öyle! Kimse aklımızla alay etmesin. Kimse bizden tutarsızlığı hukuk diye kabul etmemizi beklemesin.”

'ORTADA HUKUK YOK, ADALET YOK'

“Kabul etmiyoruz. Rızamız. Ortada hukuk yok, adalet. Bize açıklanmış tutarlı, somut, gerçek gerekçe. Şirket daha fazla kâr etmek için bizim tarlamıza, zeytinliğimize, köyümüze çökmek istiyor. Acele olan ne? Bizim evimizden, toprağımızdan sökülüp atılmamız ? Şirketin daha çok kazanması ? Başka yollar bulunabilir. Ama en kolayı köylünün toprağına çökmek, öyle ? Şirket daha çok kâr edecek, biz toprağımızdan olacağız; bunun adına kamu yararı, hukuk denilecek. Bizim yaşamımızın, emeğimizin, geleceğimizin yok sayıldığı yerde kimin yararı var? Biz memleketin yurttaşı değil miyiz? Buradan kez daha ifade edelim: toprakların gerçek sahibi köylüler olarak hukuksuz kararı kabul etmiyoruz, itiraz edeceğiz. Ayrıca adalet sağlanana kadar topraklarımıza dokunulmasına izin vermeyeceğiz.

AYM'YE ÇAĞRI: DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ?

Anayasa Mahkemesi’ne sesleniyoruz: talanın başlangıcı olan 7554 sayılı kanunun iptal dosyasına hâlâ bakmıyorsunuz. Bizim toprağımız gidiyor, evimiz, geçimimiz, geleceğimiz tehlikede. Daha neyi bekliyorsunuz? Dosyayı önünüze alın, karar verin. Bizim sesimizi duyun. şirket için devlet köylüsünü ezmesin. Bizim hakkımızı koruyun. Köylünün toprağını şirketin kârına kurban etmeyin. Adalet istiyoruz. Kimse bizden yasal kılıfa sokulmuş gaspı kabullenmemizi beklemesin. Toprağımızdan vazgeçmeyeceğiz. yanlıştan dönülmesini, adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Biz topraklarda doğduk, topraklarda öleceğiz. Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”