Artı Gerçek- İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 101. duruşması görülüyor.

Silivri'deki duruşma saat 11.00 sularında başladı.

Ekrem İmamoğlu’nun annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu oğlu Selim İmamoğlu duruşmayı takip edenler arasında.

İzleyiciler, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları.

İMAMOĞLU SAVUNMASININ SON GÜNÜNDE

Ekrem İmamoğlu, savunmasının son günündeki konuşmasına, 600 gün sonra savunma yapacağı yargı düzeninin olmaması temennisinde bulunarak başladı. İlk başta talep ettiği savunmasının başka formda olduğunu söyleyen İmamoğlu, bugün gelinen noktada savunmasının 4. versiyonu olduğunu belirtti. İmamoğlu, " savunmamın daha farklı formata dönüştüğü Türkiye' 3 ay öncesi bugün arasında nasıl tribülansın yaşandığını bunun tüm oluşumlarının bizim burada duruşumuzla alakalı olduğunu size sunmam akışında oluştu".

'BULUNDUĞUNUZ KÜRSÜDE AHTAPOTUN KOLLARI VAR'

“Vurgunlar milletin huzurunda, gözünün önünde yapılıyor” diyen Ekrem İmamoğlu, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’in ifadesiyle dün İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Geçek’in ikinci kez savcılığa çıkarıldığını tutuklandığını ifade. İmamoğlu, “ müptezelin ifadesiyle alıyorsun, tutuklama veriyorsun” dedi mahkeme başkanına seslenerek “Bulunduğunuz kürsüde ahtapotun kolları var” ifadesini kullandı.

ESENYURT TEPKİSİ: TESADÜFÜN İĞNE DELİĞİ

Esenyurt Belediyesi'ne kayyım atanmasından seçilmiş belediye başkanı Ahmet Özer'in tutuklandığını hatırlatan İmamoğlu, " Türkiye'nin en büyük ilçesi, 1 milyonu aşan belki fiili yaşayanlarının Esenyurt'a kayyım atandı. kayyım atandıktan sonra, aslında devletin mülki amiri olmasına rağmen, kayyIm, bayağı bildiğiniz AK Parti siyaseti yaptı. Hatta kişi kaymakamken anda vali yardımcısı yapılıyor operasyondan önce, sonra pozisyondan operasyon yapıldıktan sonra ısmarlama kayyım olarak atanıyor. Yani düşünün ki Esenyurt'a operasyon yapılacağı belli, kimin atanacağı belli. Önceden konumlandırılıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından, sonra kayyım olarak atanıyor. kadar, yani kadar tesadüfün iğne deliği meselesi. milletin huzurunda, gözünün önünde yapılıyor bunlar" diye konuştu.

'KİRALIK GİZLİ KASALAR NEDİR ÇOK İYİ BİLİYORLAR'

Kayyımın yardımcısı Yusuf Ulutaş’ın kiraladığı evlerde şifreli kasalardan toplam 7 milyon dolar 400 bin Euro nakit para çıktığına dikkat çeken İmamoğlu, şunları söyledi:

"Dün akşam görüntüleri gördüğümde, kelimeleri hatırlayacaksınız iddianameden. 'kasa evi' olduğunu gördük. 'Gizli kasa'ların olduğu yeri gördük. iddianamede, iftiraların atıldığı iftiranamede kasa evleri, kasa odaları, gizli kasalar, bankalardaki gizli kiralık kasalar gibi nice tarifleri gördük okuduk. Okumayı bırakın, yayladaki mini minnacık kasayı bile gizli kasa diye ülkenin bütün ahlak, bütün terbiye, iffet sınırlarını yerle eden TRT'nin ekranlarından izledik. şekilde tariflenen ne varsa iftiranamede, hep diyorum ya, kişi kendinden bilir işi misali, bunu yazanlar yazdıranlar gizli kasa nedir çok iyi biliyorlar. Vallahi biliyorlar billahi biliyorlar. Bakın bunu iddia etmiyorum iddiayı aştı artık benim damarlarıma yerleşti. Tekrar ediyorum vallahi biliyorlar billahi biliyorlar.

'BENİM ARKADAŞLARIMIN NE GİZLİ KASASI NE PARA KULELERİ VAR'

Bunların yazdıklarında muhtemelen para. Yazanların yazdıranların muhtemelen tarlalarında gömü. Muhtemelen kuyuların dibinde altın. Muhtemelen bunlar benim burada öğrendiğim Hawala diye sistemi kullanıyorlar. Muhtemelen buradaki insanlar döviz bürolarıyla ortak çalışıyorlar. Bunu yazanlar. Bunu yazanlar yazdıranlar. Muhtemelen bunu yazanlar yazdıranlar, yurt dışında İsviçre' Lüksemburg' orda burada hesapları. Muhtemelen bunu yazanların yazdıranların, zihniyetin offshore' hesapları. Benim. Arkadaşlarımın. Ne gizli kasa var, ne para kuleleri var, ne başka şey.

Millete yapılan zulüm. milletin cebinden çalınan paralar. 570 milyar doları, 5 tane aksiyonla burada size yansıttım. Çok üzüldüm. Ama esas konu ne biliyor musunuz sayın başkan, sayın heyet burayı size anlatıyorum. Esas konu evin görüntülerini izledik sayın başkan. 7 milyon dolar, bilmem ne kadar Euro, sayısız saatler, sayısız mücevherler vesaire vesaire dökülmüş. Soruşturma böyle yürütülür biliyor musunuz? Delille olur, ispatla olur, tespitle."

'EY CUMHURBAŞKANI DÜZENDEN KENDİNİ KORU'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen İmamoğlu, ifadeleri kullandı:

Şimdi hayal. Muhalif belediyede belediye başkan yardımcısına yönelik operasyon yapılacak. para evi bulunacak, para kasası bulunacak. 7 milyon dolar falan filan neyse Allah bilir arkasında neler çıkacak 1.5 senede kayyIm oraya ne kadar AK Parti' görev yapmış, ne kadar AK Parti' bürokrat varsa, kadın kollarından, gençlik kollarından ya AK Partili belediyeden başkan yardımcısı vesaire vesaire dolduracak. Onlarla görev yapacak. CHP'li veya YENİ Partili veya X muhalif partili birisi şekilde kendi partileri kurduğu kadronun içinden başkan yardımcısı evi parayla dolduracak, ziynet eşyasıyla dolduracak savcılık gidecek sadece başkan yardımcısını gözaltına alıp, 5-10 tane ona işte iltisaklı iş adamı vesaireyi gözaltına alacak sonra tutuklayacak. Buradan uyarıyorum, ey Cumhurbaşkanı. düzenden kendini Seni uyarıyorum. kalleş düzenden yürütülen iş işlemlerden akşamdan sabaha sabahtan akşama Türkiye’yi yöneten insanın bunlardan haber olmayacağını düşünerek, kalleşlikten sen bile kendini. Seni uyarıyorum."

'RAKİPLERİNİ EDİRNE' SİLİVRİ' TUTARAK MEŞRU OLAMAZSIN'

Devleti yönetenlerin kanunların üzerinde olmaması gerektiğini vurgulayan Ekrem İmamoğlu, “Devlet parti devleti, hanedan devleti olamaz”. İmamoğlu, ülkenin hiçbir döneminde adaletin kadar yerle olmadığını vurguladı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tekrar seslenerek, “Bunu yapanlar sana yapar” diye konuştu.

Erdoğan'a seslenmeyi sürdüren İmamoğlu, savunmasına sözlerle devam etti:

"Ben 12 metrekareden sesimi yükseltiyorum, bazılarına saray 12 metrekareden küçük geliyor. Rakiplerini Edirne Silivri' tutarak sen meşru olamazsın. Senin girdiğin seçim meşru olamaz."

'İSTANBULLU HEMŞEHRİLERİM, İKTİDARIN SANDIKTA DEĞİŞEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNEN 87 MİLYON İNSAN YARGILANIYOR'

“ ülkede ilk kez kuşak, daha önceki kuşaklardan çok daha yoksul bunu kapatmak kolay olmayacak” diyerek sözlerine devam eden Ekrem İmamoğlu, “Türkiye’yi zenginleştirmek zorundayız. Bunu birkaç kişinin zenginliğiyle açıklayamayız. Vatandaşın zenginliğini arttırmalıyız “ ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, yaklaşık 4 gün süren savunmasını sözlerle sonlandırdı:

“Kıymetli milletim, sözümün sonuna geldim. dosyanın kapağında benim adım yazıyor: 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' deniyor. Ama biliyorum ki dosyada yargılanmak istenen ben değilim. dosyada 31 Mart'ta sandığa giden milyonlar yargılanıyor. ülkede geleceği tasarlayacak kararı verecek milletin gelecekteki seçimdeki iradesi yargılanıyor. Bugünden geleceğe vesayet ortaya konulmaktadır. 1 kez değil 3 kez aynı kararı veren İstanbullu hemşehrilerim yargılanıyor. ülkede iktidarın sandıkla değişebileceğine hala inanan 87 milyon yurttaş yargılanıyor.

' İFTİRANAMEYİ YAZANLARI YAZDIRANLARI YARGILIYORUM'

Onun için en başta ne dediysem en sonda onu söylüyorum. Ben burada savunma yapmıyorum. iftiranameyi yazanları yazdıranları yargılıyorum yargılamaya devam edeceğim. Kimi zenginleştirmişim, kime tek kamu malını peşkeş çekmişim? Adım gibi eminim. Yarın ülkeye hukuk geri döndüğünde dosyayı açanlar hakim karşısına çıkacak. Ama şafak vakti kapıları kırılmadan, avukatlarıyla çıkacaklar. Onlar hukuku silah yaptı, biz hukuku herkes için yeniden kalkan yapacağız.

'560 MİLYAR DEDİLER, 560 KURUŞ BULAMADILAR'

salonda aylarca benden hesap soruldu. Ben şimdi milletimin huzurunda dosyanın defterini kapatıyorum. 560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler. 3'te 2'sini Maden Kanunu'nu açmadan davanın tarafı olan bakanlığın memurlarına hesaplattırdılar. Geri kalanını borcunu ödemekten, kâr etmekten, ihaleyi iptal edip daha ucuza yaptırmaktan zarar diye yazdılar.

'ÖRGÜT DEDİLER, YÖNETİCİLERİ BİRBİRİNİ SALONDA TANIDI'

Örgüt' dediler, şemaya koydukları adam 'Ben örgüt yöneticisi değilim'. Örgütün kuruluş cümlesini saydı, 'Ben onu şablon olarak gördüm' dediler. Yöneticiler birbirini salonda tanıdı. Çünkü öyle örgüt. 'Casus' dediler, delil diye 5 dakikalık nezaket ziyaretinin fotoğrafını koydular. Aynı beyefendinin devletin en üst düzey yetkilileriyle geçmişten bugüne onlarca fotoğrafı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Milli İstihbarat Başkanı, Ekrem İmamoğlu hapiste casus…

'Rüşvet' dediler, rüşvet verdiğini söyle, verdiği söylenen 'Hissettik'. Parayı aldığı söylenen beni ilk defa Vatan Emniyet'te gördüğünü söyledi. Rüşveti kreşe, okula, kavşağa, metro hattına çarptıklarını herkes salonda gördü. Bizim elimizde noter var, tapu var, dekont var, Sayıştay var, Hazine izni var, kurum içi denetimler. MAPEG yazısı var, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 'borcu yoktur' yazısı, belgesi. Onların elinde ne var? Tahliye takas edilmiş, gecede değişmiş, eşiyle, çocuğuyla, malıyla sıkıştırılmış insanların ağzından alınmış cümleler. neyi bulacağı önceden söylenmiş bilirkişilerin raporları. İşte akşamdan sabaha Melih'in yaşadıkları.

'KENDİSİ NE YAPMIŞSA ETRAFTAN AYNI ŞEYİ BEKLEYEN ZİHNİYETLE MÜCADELE EDİYORUZ'

155'e çıkartıldı eylem. Hangisinde, bana dair somut belge, somut evrak, somut söz var elinizde? Hangisine dair somut görüntü var elinizde? Kime, tek kamu malını peşkeş çekmişim? Kimi ayırmışız? Kalyon'a 'İş yapamazsınız' demişiz? Cengiz'e 'İş almışsa ihale yapacak' demişiz, 'Al, yap işini bitir, git başımızın üstünde yerin var' demişiz. Kendisi ne yapmışsa etraftan aynı şeyi bekleyen zihniyetle mücadele ediyoruz biz burada. dosyada suç geliri dedikleri her şeyin adresi bellidir. Biz kamuya hizmet ettik, kamuya iş ürettik insanların gönlünü, hayatını mutlu ettik, huzurlu kıldık.

'HUKUK GERİ GELDİĞİNDE DOSYAYI KURANLAR HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK'

Buradan çok açık söylüyorum, ben ayrıcalık istemiyorum. Bana başka, rakibime başka hukuk istemiyorum. Bugün bize yapılanın yarın başkalarına yapılmasını hiç ama hiç istemiyorum. Çünkü bizim mücadelemiz intikam mücadelesi değil. Bizim mücadelemiz adalet, demokrasi cumhuriyet mücadelesi. ülkede yarın hukuk geri geldiğinde dosyayı kuranlar hakim karşısına çıkacak. Adım gibi eminim. Ekrem İmamoğlu'nun kelimesi kadar, harfi kadar gelecekten eminim. Yaradan bunu bana yaşatacak, 87 milyona bunu yaşatacak.

Ama şafak vakti kapıları kırılmadan çıkacak insanlar, avukatlarıyla adil savunma yapacak insanlar, biz böyle Türkiye istiyoruz. Kapısı açılıp geceliğiyle kadını çekmek için gayret eden insanlar, onu görüntüleyen, oradan ses "Abi kapatın kapıyı, içeri dal, içeri dal" diyen sabah operasyonunu, gece operasyonunu, iffete, namusa saldıran anlayışı ülkeye yaşattırmamak için mücadele edeceğiz.

Herkesin evladını koruyacağız, herkesin çocuğunu koruyacağız. En caninin, en başinin bile evladını, ailesini koruyacak düzeni inşa edeceğiz. Savunmaları kısıtlanmayan, kitapları toplatılmayan, aileleri rehin alınmadan süreçleri işleten Türkiye var edeceğiz. itirafçının 'tahmin ediyorum'la değil, belgesiyle, kaydıyla, her şeyiyle, ispatıyla yargılanacaksa yargılanacak insanlar. Mışla muşla değil. Aramızdaki fark. Onlar hukuku silah yaptı, biz hukuku herkes için, onlar için yeniden kalkan yapacağız.

'BENİM DEVLETİM HÂLÂ BENİM DEVLETİMDİR'

Benim cumhurbaşkanlığı hedefimde, bana hayatında hiç oy vermemiş vatandaş sabah kalktığında şunu söyleyebilmelidir: Benim devletim hâlâ benim devletimdir. Omzunu diyecek, onun huzurunu hissedecek. Hiçbir endişesi olmayacak. Mahkemesi onun mahkemesi olacak, polisi onun polisi olacak, valisi onun valisi olacak, askeri onun askeri olacak, jandarması onun jandarması olacak. Valisi, kaymakamı, emniyet amiri, milli eğitim müdürü, herkesin bürokratı olacak. Hazinesi onun hazinesi olacak. Cumhurbaşkanı, yalnızca kendisine oy verenlerin değil, herkesin cumhurbaşkanı olacak. İş işten herkesin cumhuriyeti budur.

Biz İstanbul'u böyle yönettik. Onun için 100 milyonlarca dolar vergi borcunu kapattık, sigorta borcunu kapattık, kamu kurumlarına olan borcunu kapattık. kadar zalimliğe, baskıya rağmen. Hiç olmayanı var ettik. Bahsettik, yurtları, kreşleri. Sadece kreşlerimizde 27 bin çocuk ilk defa kreş eğitimi. 27. Sadece sene buna eklenenlerle, sadece sene eklenenlerle sayı 40 bine çıktı. Ne biliyor musunuz? Onların içinden nasıl güzel insanlar çıkacak biliyor musunuz? Sadece kent lokantasından 10 milyon insan karnını doyuruyor.

'MÜCADELEMİZE DEVAM EDİYORUZ'

sürü şey… Var olanı büyüttük, sıfırdan birçok şey yaptık ama var olanı büyüttük. Metroyu 153 kilometreden 248 kilometreye büyüttük. Ormanlarını, yaşam vadilerini, kütüphanelerini, müzelerini, spor tesislerini, sosyal tesislerini büyüttük. Anne Kartı, Halk Sütü… Halk Süt tam 55 milyon litreye ulaştı. 55 milyon litre sütü pırıl pırıl bebelerimize ulaştırdık.

Mücadelemize devam ediyoruz. anda Türkiye' açılış yapan, temel atma töreni yapan tek kurumuz,. İddiayla söylüyorum. Aralık'ta Göztepe-Ataşehir Ümraniye hattı açılacak, 1,5 yıl sonra. İnanılmaz spor salonları, inanılmaz tıp merkezleri, hizmet alanları, yeşil alanlar, sosyal yaşam merkezleri, yaşam vadileri, önümüzdeki günlerde açılacak. Rumeli Hisarı'nın restorasyonu bitmiş hali insanlarımızla buluşacak.

Buradan başkan vekilimize, Nuri Aslan'a son günde yaşananlardan dolayı bütün emeğiyle sahada olan 95000 emekçimize, meclis üyelerimize, yöneticilerimize, genel sekreterimize, yardımcılarına, bütün herkese, buradaki bütün arkadaşlarımızın boşluğunu hissettirmeyen, hizmetine devam eden, hala işleri tıkır tıkır yerine getiren bütün can yoldaşlarımı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

' KİTAP BİR GÜN RAFLARDA OLACAK'

Sayın Başkan, Sayın Heyet; şey getirdim. benim yayınlanmayan kitabımın maketi. tane maketi yapılmıştı. maketi, gördüğünüz kitabın üstünde bomba bomba. kitabın içinde şiddete çağıran tek cümle. İçinde dosya. size anlattığım şeyler, bunun biraz daha kısalmışı son 3 ayda yaşadıklarımızla yaptığım savunma. tarihte hazırladığım savunmanın biraz kısaltılmışı kitap. savunmanın kendisinden korkularak, usulsüz biçimde, polisimizin işe alet ederek kitaptan korkuldu kitap yasaklandı.

nüsha nüshası elimde nüshayı mahkemeye, dosyaya delil olarak koruması için veriyorum. nüsha arkadaşlarımın makete ulaştırmasını istiyorum. Delil olarak görmek isteyen, delil olarak görsün. İçinde dosyanın bütün delilleri zaten. dosyaya eklenmesini istiyorum. kitap gün raflarda olacak, şekilde linklerde bulunacak, takip edilecek, günü yakındır. Yanında dosyanın tutanakları konacak, okuyan herkes hangisinin gerçeği anlattığını görecek. Allah büyüktür, millet şahittir, gelecek yakındır.

'KURMAK İSTEDİĞİNİZ REJİMİN NE TÜRKİYE TARİHİNDE NE GELECEĞİNDE YERİ VARDIR'

Sözlerime son verirken, beni benim şahsımda millet iradesini Silivri’ tutsak alan herkesin bildiği siyasi iradeye seslenmek istiyorum kez daha: Bilmelisiniz ki kurmak istediğiniz rejimin ne Türkiye tarihinde yeri vardır, ne Türkiye'nin geleceğinde yeri olacaktır. Beni hapse atabilirsiniz, babamın emekli maaşına el koyabilirsiniz, oğlunun özgürlüğünün kısıtlayabilirsiniz, yüzümü gizleyebilirsiniz ama benim irademe engel olacak kişi anasının karnından doğmadı.

'BASKILARINIZ OPERASYONLARINIZ VIZ GELİR TIRIS GİDER'

Baskılarınız, psikolojik operasyonlarınız, stratejileriniz, tutukladığınız masum insanlarla, operasyonlarla, karamalarınız, vız gelir tırıs gider. Ben size çöp tenekesi muamelesi yapıyorum. Eskiden beni sürekli rüyanızda görüyordunuz. Şimdi kabusunuz daha büyüdü. Bunu bilin. Bana yaptığınız şahsımı. İlahi adalete yöneldi. günde unutulur dediniz, ayda unutulur dediniz, millet unutmadı. millet her zaman zalimin karşısında durmuş mazlumun yanında olmuştur.

'EY KİŞİ SANA ACIYORUM'

Silivri’nin duvarları yüksek ama bakınca kadar net görüyorum ki… Size acıyorum. Eyyy kişi, sana acıyorum. Ama duvarların ardında baktığımda gördüğüm millete inanamadığım kadar çok güveniyor inanıyorum. koğuşta görüş kabininin arkasında ben milletin yüzünü görüyorum. yüz yorgun ama teslim olmamış.

Biz korkma diyen Mehmet Akif’in seslendiği insanlarız. Ama avuç korkaklar. Korkaklar biliyorum. Gençler. Size bekleyin demiyorum. Sıra size gelecek demiyorum. ülke şimdi sizin. Hayal kurun. Soru sorun.

En büyük inancım siz gençlersiniz. ülkeyi zenginleştirecek emeği karakteri görüyorum. Adaletsizliği görüyorum ama adalet isteyen milleti görüyorum. Gençlerin öfkesini görüyorum ama gelecek enerjisi görüyorum. Ben umudu teselli olarak anlatmıyorum umuda inanıyorum. millete inanıyorum."

İMAMOĞLU'NUN SORGUSU TAMAMLANDI, TAHLİYE İNCELEMESİ BEKLENİYOR

İmamoğlu'nun savunmasının ardından sorgusu tamamlandı duruşmaya kez daha ara verildi. Duruşmada, mahkeme heyetinin tahliye kararları vermesi bekleniyor.