Ana SayfaTÜRKİYEMurat Ağırel'in cezaevinden yanıtı: Vampirlere güneşi gösterdiğim için suçluyumTÜRKİYEMurat Ağırel’in cezaevinden yanıtı: Vampirlere güneşi gösterdiğim için suçluyumSarıgül Ailesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, cezaevinden kaleme aldığı yazısında iddialara yanıt verdi yaşananları anlattı. Kendisine ulaşan ihbarı araştırdığını belgelemeye çalıştığını kaydeden Ağırel, “İngiltere’deki şirket sahte, evraklar sahte, dekontlar sahte adam ‘Ben karapara aklıyorum’ diyor. Yat belgeleri eksik yanıltıcı. Ben adama nasıl inanıp haber yapacağım?”.Sarıgül Ailesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, cezaevinden kaleme aldığı yazıda yaşananları anlattı.
Cumhuriyet gazetesindeki yazısında Ağırel, “Her zaman olduğu gibi bana ulaşan ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım haber nedeniyle evet Metris’teyim”.
Yazısında yaşananları anlatan Ağırel, “İngiltere’deki şirket sahte, evraklar sahte, dekontlar sahte adam ‘Ben karapara aklıyorum’ diyor. Yat belgeleri eksik yanıltıcı. Ben adama nasıl inanıp haber yapacağım?” ifadelerini kullandı.
Yeniden belge istediğini kaydeden Ağırel, “Ancak cevap vermediler. Kendimi ‘şahıs’ olarak soruşturmanın içinde buldum. Örgüte yardımmış! Suçum örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardımmış. Yani sahte haber yapmadığım için, daha önce yasadışı bahis irtibatını yazdığım Ömer Sarıgül Mustafa Sarıgül örgüt arkadaşı oldum”.
Murat Ağırel
Murat Ağırel’in açıklamaları şöyle:
“Bugüne kadar yazdığım satırları yalanlayamadılar. Sizlere mahcup olacak tek hata yapmadım. Her zaman olduğu gibi bana ulaşan ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım haber nedeniyle evet Metris’teyim!
Baştan anlatayım…
YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, Meclis’te fon skandalında iki bakanın olduğunu söyledi. Sordum soruşturdum. bakanlardan birinin Ömer Bolat olduğunu Hedef Portföy’ hesabının olduğunu söyledim.
Bakan benim için “Haysiyetsizce yalan söylüyor”. “400 koyup 800 aldığım yalanını söylüyor”. Oysaki yalan söyleyen bakanın kendisiydi. Ben böyle cümle kurmadım. Benim verdiğim bilgiyi doğruladı. Kabul. Sonra hakkımda suç duyurusunda bulundu. Savcılık beni İsmail Saymaz’ı telefonla ifadeye davet.
İşte her şey burada başladı.
Adliyeye girerken gülerek girdim. Arkadaşlarıma, meslektaşlarıma selam verdim.
Vay efendim neden davet edilmiş neden gülerek adliyeye girmişim! Güvendiğim birileri varmış! Beni koruyorlarmış!
kampanya başlatıldı.
Önce yurtdışı çıkış yasağı haftada üç gün imza serbest bırakıldık. Sonra adli kontrol kararımız ev hapsine çevrildi. sefer başladılar “Nasıl tutuklanmaz” nidalarına!
Ardından cuma günü sabah 06.00’ kapım çalındı. Mali şube geldi. “Hayırdır” dedim. Dediler ki “Sen karapara aklama faaliyetinde” bulunmuşsun. “Kiminle” dedim. “Sinan Çampınar”ın ismini gördüm. “Yok artık” dedim.
Evi didik didik aradılar.
Yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayarı tablet gitti. Diğerleri önceki operasyonlarda gitmişti.
Gittik mali şubeye. Suçumu sordum, söylemediler. İktidar yanlısı gazeteciler yazdı suçumu: Haber yapmamakmış.
Yaptığım haberler nedeniyle çok yargılandım ama ilk defa yapmadığım haber nedeniyle suç işlemişim.
Emniyet’te ifadem 4. gün alındı. Suçumu orada öğrendim: “Belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e gönderdik haber yapmadı. Gönderdiğimiz belgeleri Sarıgül ailesine verdi.”
İşte suçum !
Gerçek ne anlatayım…
Gökçekler ilgili Almanya’ya gittiğimde avukat, “Murat Bey, Osman Gökçek’in İspanya’ Almanya’ 150 Milyon Avro parası varmış. Arkadaşım Sinan’ın çalıştığı şirketlere yatırım yapmış. Sinan sizinle konuşmak istiyor”.
Kendi telefonundan aradı. Bana uzun uzun Osman Gökçek’i anlattı. Sonra “Daha büyük dosya var, Sarıgül dosyası”. “Bizi dolandırdı. 1 milyar Avro parası var”.
“Sen dosyayı yap, sonra Osman Gökçek evraklarını veririm” diye ekledi.
Ben kabul etmedim. Türkiye’ye döndüm. Sinan, avukattan benim telefonumu almış bana yeniden videolar fotoğraflar gönderdi.
Kendisine mesaj yazdım, “ video fotoğraflar onların iddialarını doğrular nitelikte değil” dedim.
“Ben size demiştim, FRAGMAN bunlar”. Konuyu Onlar TV ekibine anlattım. Ekip tüm belgeleri görmek istedi. Osman Gökçek ilgili belgeleri istedim. Göndermedi. “Önce Sarıgül”. Devamında “Biz belgeleri Tamar Tanrıyar’a gönderdik, benim fotoğrafımı kullandı ama dosyayı yapmadı. İmamoğlu ilgili bilgi belge istediler” diye anlattı.
Nedir Sarıgül olayı dedim, sürü iddia anlattı.
Haliyle ben anlattıklarının belgelerini istedim. Belge olarak Denizli’ açılmış mahkeme dosyası gönderdi.
Araştırdım. Emir Sarıgül davayı kazanmış.
Almanya’daki avukattan şirket evraklarını istedim. Kurulan şirket. İngiltere’ kurulan şirket evrakları (noter evrakları) sahte. Almanya’ kurulduğu iddia edilen şirketler faaliyette değil, sadece isimleri.
Gönderdiğini söylediği belgeler, para dekontlarını istedim. Vermedi. Sonra “Almanlar sizinle görüşmek istiyor”. Görüntülü toplantı gerçekleştirdik. Bakın anlattıklarımın tamamı onların deyimi belgeli. Çünkü beni tanıştıran kişi, “Sinan Çampınar” denen kişi ilgili uyarılarda bulundu. Sonra olayı araştırırken kişinin Almanya’ dosyaları olduğunu öğrendim.
Neyse…
Almanlara “Belge vermediğiniz sürece iddialarınız gerçek değil” dedim. “Biz anladık” dediler Sinan vasıtası iki dekont gönderdiler. Bakın bunlar belgeydi. dekontları doğrulatmam gerektiğini karşı tarafın iddialarını soracağımı bildirdim.
Almanya’ya bunu sordum, sordurttum. “ belgeler gerçek değil, yapay zekâ” dediler.
Sonra Sarıgül’ün avukatı bana, Sinan Çampınar’ın Sarıgül’ün muhasebecisine “Türkiye’nin en iyi 5 gazetecisine haber yaptırıyorum” dediğini söyledi.
Tabii durumu muhasebeciler Sarıgül’e söylemiş. Sarıgül bunu avukatı Hüma Hanım’a iletmiş. Hüma Hanım avukatım Gamze Pamuk’a ulaşmış. Hatta haberi Timur’un yaptığını sandıkları için önce Timur’la görüşmek istemişler. Gamze Pamuk “Murat Ağırel araştırıyor” demiş numaramı vermiş.
Hüma Hanım aradı, kısaca sorular sordum. Belgeleriyle cevaplamak istediler. Bana Denizbank hesap dökümlerini getirdiler. Banka transferlerini sordum, tamamen sahte olduklarını beyan ettiler.
arada Sinan Çampınar haberi yapmam için beni sıkıştırmaya devam edince tekrar mesaj yazdım. 
Tüm olay bundan ibaret. Yani “Osman Gökçek’in 100 milyon Avro’su benim şirketlerimde”. Osman Gökçek’i aradım, yalanladı. İngiltere’deki şirket sahte, evraklar sahte, dekontlar sahte adam “Ben karapara aklıyorum” diyor. Yat belgeleri eksik yanıltıcı. Ben adama nasıl inanıp haber yapacağım?
Haber yapmış olsam “halkı yanıltıcı bilgiden, iftiradan, görevi başındaki devlet memurunu aşağılamaktan” gözaltına alınmayacak mıydım? Hepsi kenara, ben halkın yüzüne nasıl bakardım?
Tekrar belge istedim. Ancak cevap vermediler. Kendimi “şahıs” olarak soruşturmanın içinde buldum. Örgüte yardımmış! Suçum örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardımmış.
Yani sahte haber yapmadığım için, daha önce yasadışı bahis irtibatını yazdığım Ömer Sarıgül Mustafa Sarıgül örgüt arkadaşı oldum.
“SARIGÜL İLE TANIŞIKLIĞIM YOK”
Ne Mustafa Sarıgül ne isimler tanışıklığım yoktur. Yan yana dahi gelmedim. Ömer Sarıgül’ü yaptığım haber nedeniyle aradım aylar. Mustafa Sarıgül Kahramanmaraş depreminde 30 saniye enkaz başında karşılaştık. Aylin Kotil Mudanya kitap fuarında denk gelmişiz. Ne kahve içtik ne telefonlaşma.
İşte böyle örgüt…
Ancak hata bende!
Ne öyle evrak, belge doğrulatmakla uğraşıyorsun?
Dekont sahteymiş ne önemi. Yayınla gitsin. Vicdanın, namusun, gazetecilik etiğinin ne önemi var? Yayınla gitsin!
Ama ben suçluyum…
Troller gibi verilen emirleri yerine getirmediğim için,
Halkın hakkını, hukukunu gözettiğim için,
Karapara düzenini bozduğum için,
Foncuları türlü rahat bırakmadığım için,
halkın kanını emen vampirlere güneşi gösterdiğim için suçluyum.”

habere emoji tepki ver

😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberMSB’den AB’ye Libya resti

En Son Haberler

MSB’den AB’ye Libya restiBM’nin 1,5 derece raporunda Türkiye ilgili hangi uyarılar var?Kayyım atanan Halk TV’nin X hesabı Türkiye’den görünmez kılındı“Made in Europe” planı Türkiye’yi nasıl etkileyecek?Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik Rıza Akpolat hakkında ceza; Cemil Tugay İçin beraat istendi