Artı Gerçek- Hilvan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 2 Ekim’ kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan hasta mahpus Celal Yıldırım’ın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. 2 Ekim’ kalp krizi geçirdikten sonra 2.5 saat müdahalenin yapılmamasının ardından kalp yetmezliği yaşayan Yıldırım, 19 Ekim’ yeniden nefes darlığı göğüs ağrıları nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Yıldırım’ın sağlık durumundan dolayı tahliye edilmesi için infaz hakimliğine yapılan başvuru Cezaevi İdare Gözlem Kurulu’nun kararıyla reddedildi.
'GÖZALTINDA İŞKENCEYE MARUZ BIRAKILDI'Yıldırım’a hem soruşturma hem kovuşturma hem mahpusluğu sürecinde müdafiliğini yaptığını belirten Benek, “Celal Yıldırım’ın bütün süreci skandallarla doluydu. Zira kendi evinin 40 kilometre ötesinde gerçekleşen olaydan dolayı gözaltına alındı. Gözaltına alınma sırasında fiziki işkenceye maruz kalmıştı. Kendi beyanlarına göre gözaltına alındığında önce evinde, daha sonra askeri aracın içinde darp edilmiş. Daha sonra götürüldüğü karakolda başına çuval geçirilip çıplak edilerek darp edilmiş. Cinsel organından işkence edilmiş. Küçük çocuklarından bütün aile bireylerine küfüler edilip tehdit edilmiş. Bununla ilgili başlatılan soruşturma sürüncemede bırakıldı hâlâ sonuçlanmadı”.
CEZASI BOZULARAK 2 KATINA ÇIKARILDIMüvekkilinin kollukta uğradığı işkenceden sonra sabahın 6’sında CMK’dan çağrılan avukatla apar topar ifadesi alınarak adliyeye sevk edildiğini belirten Benek, “Müvekkilimin tutuklandığı olay kapsamında kamu görevlisinin yaşamını yitirmiş olması, hem yargı organlarını hem kolluk gücünü dosyayla alakalı olarak hukukun dışında her şeyi yapmayı imkâna meşru kılma noktasında yere getirdi. Bundan dolayı müvekkilime önce ‘örgüte bilerek isteyerek yardım’ iddiasıyla 3 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Daha sonra istinaf cezayı yetersiz buldu ‘örgüt üyeliği’ suçlamasından yargılanmasını istedi. Bunun akabinde 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Müvekkilim ilk tutuklandığı zaman 2 yıl 1 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Dosya 2024’te onanınca tekrar tutuklandı hâla cezaevinde” diye konuştu.
'KALP YETMEZLİĞİ YAŞIYOR'Müvekkilinin sağlık durumunun her geçen gün kritikleştiğini kaydeden Benek, "Celal Yıldırım ileri yaşından dolayı cezaevine girmeden öncede hem kalp, boyun bel fıtığı hem şeker tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları vardı. Cezaevi koşulları rahatsızlıklarının daha ilerlemesine neden. En nihayetinde 2 Ekim’ kalp krizi geçirdi. Kalp krizi geçiren Celal Yıldırım’a geç teşhis konulması müdahale edilmesinden dolayı kalp yetmezliği yaşıyor. Normal insanlarda yüzde 70-80 olan kalp çalışma durumu Celal Yıldırım’ 15-25 aralığındadır. ne demektir? Yani basit enfeksiyonda bile bile kişinin mevcut kalp yetmezliğinden kaynaklı yaşamını yitirme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Ceza koşullarını düşündüğümüz zaman burada kalması kendisi açısından çok ciddi hayati risk taşıyor” ifadelerini kullandı.
İDARE GÖZLEM KURULU DENETİMLİ SERBESTLİK HAKKINI GASP ETTİCelal Yıldırımın sağlık durumunun cezaevi koşullarında yaşamaya elverişli olmadığı için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduklarını anlatan Benek, “ nedenle öncelikle 5275 sayılı kanun 16. maddesi kapsamında sağlık gerekçesiyle gerekli raporlar alınmak suretiyle infazının geri bırakılmasını talep ettik. sağlık koşulları tekrar iyileştiğinde tekrar infazın devamını imkanı verecek. Dolayısıyla aslında ortada kayıp. Ortada sadece yaşamı koruma gayesi. Ama sürece dair maalesef işlemler epey uzun sürdü halen daha neticesine bağlanmış değil. Yani Adli Tıp Kurumu konuda henüz olumlu ya olumsuz karar vermiş değil. yandan ikinci talebimiz Celal Yıldırım'ın yasal açıdan 6 yıl 3 ay cezasının yatarı 4 yıl 8 ay ay. durumda zaten Celal Yıldırım’ın cezaevinde kaldığı süre düşünüldüğünde 6 önce denetimli serbestlikle bırakılması gerekiyordu. Ancak Gözlem İdare Kurulu konudaki talebimizi reddetti. Red gerekçelerinden gerçekten utanç duyuyoruz. Çünkü yargılanma sürecinde etkin pişmanlıktan yararlanmadığı, cezaevinde taraflı koğuşta kaldığı suça eğimlilik olduğu ifadeleriyle red edildi. Celal Yıldırım’ın denetimli serbestlik hakkından faydalandırılmaması keyfi uygulamadır. Siyasi uygulamadır. Haddini aşan uygulamadır” diye konuştu.
'SORUMLUSU SİYASİ İKTİDARDIR'Barış Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasalara atıfta bulunan Benek, “Bugün çerçeve yasa yürürlüğe girmese bile girmese bile mevcut yasal dahilinde olan uygulamanın yapılmaması hukuki değil, siyasi saiklerle yapılmış olması gerçekten ciddi sorundur. Kamuoyunun konuda tartışması gerekir. Yani yaşam hakkı en kutsal en temel haktır. Geri iade edilemez haktır. Yani gittiğinde artık bunun telafisi mümkün olmayan haktır. Bugün cezaevlerinde hasta tutsaklar halen tutuluyor bunların ciddi yaşam riskleri. Hem yasal açıdan hakları olması, hem insani açıdan hakları olması yanında mevcut barış demokratik toplum sürecine katkı olması açısından öncelikle başta müvekkilim Celal Yıldırım olmak üzere tüm tutsakların derhal serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz. Hasta tutsakların kötü durum yaşamasının mesuliyeti siyasi iktidarındır” dedi