Kenan Pençe'nin tasarladığı ATILIM isimli proje, 2026 Teknofest Mimari Görsel Tasarım Yarışması Ana Sahne Tasarımı Kategorisi'nde 1.'lik ödülünü kazandı.

ATILIM

Her büyük teknolojik atılım, kendisini mümkün kılan araçlardan çok önce, onu hayal etmeye cüret eden zihinde başlar. Teknoloji görünür hâle gelmeden önce hayalin içinde biçimlenir; nedenle onu kutlayan festivalin mekânı, yalnızca üretilmiş teknolojileri sergilemekle değil, onları mümkün kılan hayal gücünü görünür kılmakla yükümlüdür.

İnsanın uçma arzusu en yalın ifadesini çocuğun elinde katlanan kâğıt uçakta bulur. Çocuk; aerodinamiği ya kanat profilini bilmeden kâğıdı katlar onu gökyüzüne bırakır. Uçuş fikri burada hesapla değil, sezgiyle doğar. sezgiyle mühendisin hesaba dayalı bilgisi, aynı edimin iki ucudur.

Kâğıt uçaktan esinlenen sahne tasarımı, fikrini iki uç arasında kurar; ilk merakın saflığını mühendisliğin disiplinini tek bütünde birleştirir. birleşme, Türk havacılık tarihinde gerçek karşılık bulur, tasarıma, erken denemelerden biri olan THK-13’ün vizyoner kuyruksuz, gövdesiz uçan kanat geometrisi eklenerek tarihsel köprü kurulur. Yer seviyesinde yapı, katlanan yüzeyleriyle kâğıt uçağın mekânsallaşmış hâli olarak okunur; yukarıdan algılandığında ise plan düzleminde THK-13’ün silüetine dönüşür.

çift ölçekli okuma temsil değil, okuma rejimidir; çünkü havacılık festivali yalnızca yerde değil, gökyüzünde gerçekleşir. Uçuşlar, hava gösterileri, dron görüntüleri canlı yayınlar mekânı sürekli yeniden tanımlar.

Seyirci, sahnenin çevresine dairesel düzende yerleşir. biçimsel tercih değil; sahnenin anlattığı teknolojinin doğasından kaynaklanır. Havacılık, uzay otonom sistemler özünde yönsüzdür: radar her yönü tarar, uydu ise yörüngede döner. Daire, çok yönlü mantığı mekâna taşır; merkezdeki yapı her açıdan algılanan nesneye, seyirci ise onu çevreleyen alana dönüşür. Düzen hiyerarşiyi çözer: herkes merkeze eşit uzaklıktadır — kolektif teknoloji hamlesine yakışan eşitlik.

Dairesel kurgu güvenliğin temelidir. Merkezden dışa açılan ışınsal koridorlar, yüksek yoğunluklu açık alanda hızlı tahliyeyi sağlık–güvenlik ekiplerinin kesintisiz erişimini sağlar. Törenlerde ise sahne, formundan gelen birincil aksla okunur: uçan kanat silüetinin yönü, sahnenin önünü tören eksenini tanımlar. Böylece dairesel kuşatma, çok yönlü gösterinin enerjisini korurken yönlü anlatının netliğinden ödün vermez.

Sahnenin yüzeyi yalnızca zemin değil, aktarım alanıdır: teknoloji üretimleri genç üreticilerin canlı görüntüleri burada kamusal anlatıya dönüşür; yapı ise yerden göğe uzanan bilgi imge katmanına evrilir. Bugün kâğıt uçağı katlayan çocuk, üretimin içinde yer alan mühendise dönüşür; sahne dönüşümün öznesine seslenir. Bununla birlikte, atılımın yalnızca içeride değil, uluslararası konjonktürde güçlü söz söyleme anının mekânsal karşılığıdır; Türkiye’nin teknoloji vizyonunu dünyaya gösterdiği eşiktir.

Böylece tasarım, çocuğun hayalinden Türkiye’nin havacılık tarihine, bugünün üretimine, oradan gökyüzündeki gerçek zamanlı dron ışık gösterilerine ülkenin gelecek vizyonuna uzanan sürekliliği tek mekânda görünür kılar.