Dünyanın birçok yerinde otoriter yönetimlerin güçlendiği, savaşların ekonomik krizlerin derinleştiği dönemde, 25 Ekim Pazar günü Sırbistan Brezilya'dan dikkat çekici seçim sonuçları geldi. Biri üniversite forumlarından doğan öğrenci hareketi, diğeri fabrika işçiliğinden sendika mücadelesine, oradan devlet başkanlığına uzanan yarım asırlık siyasi hayat.

Örgütlenme biçimleri siyasi hedefleri farklı olsa iki hareket, uzun süredir yenilmez görülen iktidarların yenilebileceğini bütün dünyaya gösterdi.

Sırbistan' her şey tren garında başladı

1 Kasım 2024'te Sırbistan'ın Novi Sad kentindeki tren garının beton sundurması çöktü. Yenileme çalışmalarından geçen yapının çökmesi sonucunda 16 kişi hayatını kaybetti. inşaat faciası, kısa sürede ülkenin siyasi düzenini sorgulatan toplumsal harekete dönüştü. Tren garını kim yenilemişti? İhaleyi hangi şirketler almıştı? Denetimler neden yapılmamıştı? Sorumlular kimlerdi?

Sorular çoğaldıkça öfke büyüdü. Novi Sad'daki facia, yolsuzluk, kamu ihalelerinde şeffaflık eksikliği, siyasi bağlantılar devlet kurumlarının hesap vermemesi üzerine biriken hoşnutsuzluğun simgesi haline geldi.

Öğrenciler üniversitelerde dersleri boykot etmeye, fakültelerde toplantılar düzenlemeye başladı. Protestolar başka kentlere yayıldı. İktidarın baskısına öğrencileri hedef alan suçlamalara rağmen hareket dağılmadı; toplumun farklı kesimlerinin desteğini kazandı. Öğrenciler, nasıl siyaset istediklerini tartışırken siyaseti kendi aralarında uygulamaya başladılar.

Liderlerin değil, forumların siyaseti

Sırbistan' öğrencilerin zafer sonrası kutlaması.

Sırbistan'daki öğrenci hareketi, geleneksel liderlik yapısı etrafında örgütlenmedi. Fakültelerde düzenlenen forumlarda öneriler tartışıldı, farklı görüşler dinlendi, uzlaşma arandı. Geleneksel partilerde liderlerin dar yönetim kadrolarının aldığı kararlar, burada öğrencilerin katıldığı toplantılarda şekilleniyordu.

Zamanla yalnızca sokakta olmanın yeterli olmadığı sonucuna varıldı. Aleksandar Vučić'in ülkenin siyasi kurumları üzerindeki uzun yıllara dayanan etkisine son vermek için seçimlere katılmak gerekiyordu. Ancak öğrenciler mevcut muhalefet partilerinden birinin arkasına dizilmek istemedi.

Kendi destekleyecekleri aday listesini oluşturdular. Üstelik alışılmışın dışında karar aldılar: Öğrenciler milletvekili adayı olmayacaktı. Listede akademisyenler, bilim insanları, sanatçılar, sporcular farklı mesleklerden isimler yer. protesto hareketini öğrencilerin kişisel siyasi kariyerlerine dönüştürmek yerine, toplumun farklı kesimlerini parlamentoya taşımaktı.

25 Ekim' yapılan erken parlamento seçimlerinde Öğrenci Listesi oyların yaklaşık yüzde 52,5'ini. Vučić'in öncülüğündeki ittifak ise yüzde 39 dolayında kaldı. İki yıl önce tren garındaki facianın sorumlularının bulunmasını isteyen öğrenciler, ülkenin siyasi iktidarını değiştirebilecek çoğunluk elde etmeyi başardı.

Hareketin programında yolsuzlukla mücadele, bağımsız yargı, özgür medya, eğitim sisteminin iyileştirilmesi kamu kurumlarının hesap verebilirliği öne çıkıyor.

Sırbistan gibi milliyetçi siyasetin etnik gerilimlerin derin izler bıraktığı ülkede, farklı toplulukların mücadelede buluşması ayrıca önemli. Özellikle Boşnak nüfusun yoğun olduğu Sancak bölgesindeki gençlerin protestolara katılımı, demokratik taleplerin etnik sınırların ötesine geçebileceğini gösterdi.

Ancak öğrencilerin önünde şimdi daha zor sınav var: Sokakta forumlarda savundukları katılımcı demokrasi anlayışını, parlamenter iktidar karşısında nasıl sürdürecekler? Seçtikleri milletvekillerini nasıl denetleyecekler? Yolsuzlukla mücadeleyi bağımsız kurumlar oluşturma hedefini nasıl gerçekleştirecekler? Belgrad' öğrenciler yalnızca iktidarın değil, siyasetin yapılış biçiminin değişmesini istediler.

Brezilya' Lula'nın dördüncü zaferi

Aynı gün Brezilya' 80 yaşındaki Luiz Inácio Lula Silva, ikinci turda oyların yüzde 51,79'unu alarak aşırı sağcı Flávio Bolsonaro'yu mağlup. Bolsonaro'nun oy oranı yüzde 48,21' kaldı. rakibinden yaklaşık 4,4 milyon daha fazla oy alarak Brezilya tarihinde dört kez devlet başkanı seçilen ilk siyasetçi.

Seçimin ilk turunu Flávio Bolsonaro önde tamamlamıştı. İkinci tur öncesindeki bazı anketlerde Bolsonaro avantajlı görünüyordu.

Seçim kampanyasının en dikkat çekici anlarından biri, Bolsonaro'nun Lula'nın fabrikada çalışırken kopan parmağını alay konusu yapması Lula'nın buna verdiği yanıttı. İkinci turun önünü açan önemli hamleydi. Lula'nın hayatındaki açlıkla sınandığı olay, Brezilya' işçi sınıfından gelen siyasetçinin uzun yılmayan mücadelesini, baba parası yiyen gölgesine sığınan iktidar namzetlerine kez daha hatırlatıyordu.

80 yaşındaki Luiz Inácio Lula Silva, sandıktan dördüncü kez zaferle çıktı.

Lula, genç yaşta fabrikada çalışmaya başladı. Siyasi hayatı 1970'lerin sonunda São Paulo'nun sanayi bölgelerinde şekillendi. Sendikal mücadelede öne çıktı; askerî diktatörlüğün son yıllarında işçi hareketinin önemli isimlerinden biri oldu İşçi Partisi'nin kuruluşunda yer.

Üç seçim yenilgisinin ardından 2002' devlet başkanı seçildi, 2006' yeniden kazandı. 2018' yolsuzluk suçlamaları nedeniyle mahkûm edilerek cezaevine gönderildi. 580 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. 2021' Brezilya Yüksek Mahkemesi, davaya bakan mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararlarını iptal.

2022' Jair Bolsonaro'yu yenerek iktidara döndü. Şimdi, 81'inci yaş gününden hemen önce dördüncü seçim zaferini kazandı. Lula'nın zaferi, Brezilya' aşırı sağın yeniden iktidara gelmesine karşı oluşan toplumsal ittifakın başarısı olarak değerlendirilebilir.

Gelir dağılımındaki eşitsizlik, çalışma koşulları, sosyal haklar, Amazon ormanlarının korunması yapay zekâ alanında ABD'ye bağımlılığın azaltılması, Lula'nın siyasi programındaki başlıklar arasında. Lula'nın vaatlerini hayata geçirip geçiremeyeceği, yeni döneminin en önemli sınavlarından biri olacak.

Sandıkta kazanmak, demokrasiyi kazanmak ?

Sırbistan' öğrenciler mevcut siyasi kadrolara duydukları güvensizlikten hareketle yeni temsil biçimi oluşturmaya çalıştı. Brezilya' ise uzun yıllardır siyaset yapan, yenilgiler yargı süreçleri yaşamış sendika lideri, yeniden seçmen çoğunluğunu kazandı.

Biri siyasete yeni aktörler kazandırarak, diğeri uzun siyasi deneyim toplumsal ittifak üzerinden ilerledi. Demokratik değişimin tek yolu olmadığını gösteren farklılık. Peki seçim kazanmak, demokratik değişimin gerçekleştiği anlamına gelir ?

Sırbistan'daki öğrencilerin forumları, siyasetin yalnızca parlamentoda yapılmak zorunda olmadığını gösteren deneyim. Brezilya' Lula'nın sendikal hareketten gelen siyasi geçmişi ise seçim zaferlerinin arkasında yıllara yayılan toplumsal mücadelelerin bulunabileceğini gösteriyor.

Her iki örnekte örgütlenme, toplumsal mücadele seçim siyaseti birbirini tamamladı. Ancak bundan sonra yaşanacaklar en az seçim sonuçları kadar önemli. Çünkü iktidarı yenmekle, iktidarı mümkün kılan siyasi düzeni değiştirmek aynı şey değil.

Sırbistan' yeni yönetimin öğrencilerin taleplerini ne ölçüde gerçekleştireceği, Brezilya' Lula'nın sosyal ekonomik vaatlerini nasıl uygulayacağı görülecek. Çünkü sandıktan çıkmak demokratik meşruiyet sağlar ama meşruiyetin nasıl kullanılacağı demokratik siyasetin sınavıdır.

Dünyanın birçok ülkesinde gençler gelecek kaygısıyla, işçiler geçim sorunlarıyla, yurttaşlar demokratik hakların daralmasıyla karşı karşıya. Siyasi iktidarların giderek daha güçlü, toplumsal muhalefetin ise daha etkisiz göründüğü dönemlerde, değişimin mümkün olmadığı düşüncesi kolayca yayılabiliyor.

Sırbistan' iki yıl önce tren garındaki facianın ardından sokağa çıkan öğrenciler, gün ülkenin siyasi iktidarını değiştireceklerini bilmiyorlardı. Brezilya' Lula yıllar önce cezaevindeyken yeniden devlet başkanı seçileceğinden emin olamazdı. Ama iki ülkede mücadele devam.

sonuçlar, demokrasinin bütün sorunlarının çözüldüğünü göstermiyor. Yeni iktidarların eleştirilmesi, denetlenmesi vaatlerinden sorumlu tutulması gerekecek. Demokrasi yalnızca seçim günü kullanılan oydan ibaret değil. İnsanların birlikte örgütlenebilmesi, itiraz edebilmesi, karar alabilmesi iktidarı değiştirebilmesiyle anlam kazanıyor.

Belgrad'daki öğrencilerin Brezilya'daki seçmenlerin gösterdiği Hiçbir iktidar yenilmez değildir. Hiçbir siyasi düzen değişmez değildir.