YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Kamunun parası personeli şirketlere hizmet etmiş: Usule aykırı ihalelere imza atmak istemeyen belediye çalışanlarına yönelik işten çıkarma sürgün tehditleri ANSET iddianamesindeki uzman raporuna yansıdı…
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET üzerinden gerçekleştirilen festival organizasyon ihalelerine ilişkin savcılık soruşturması kapsamında hazırlanan 30 bilirkişi raporu, belediyenin ihale denetim mekanizmalarına ilişkin önemli tespitler içeriyor. ANSET iddianamesinde, Altın Portakal Film Festivali dahil “daima” aynı şirketlere verilen organizasyon ihalelerinde alt yüklenici firmanın belediyeden aldığı işi belediye personeline yaptırdığı iddiasına yer veriliyor. İddianamede, ihalelere imza atmayan personelin uzak ilçelere sürgünle tehdit edildiği yönündeki çalışan ifadeleri yer alıyor.
ANSET iddianamesinde yer alan bilirkişi raporunda, organizasyonların teknik şartnamelere uygunluğunu kontrol etmekle görevli komisyonlarda ağırlıklı olarak sözleşmeli personel sürekli işçi statüsündeki çalışanların görevlendirildiği tespiti yapılıyor.
Rapora göre, memurlara kıyasla daha sınırlı kadro güvencesine sahip personelin üst yöneticilerden gelen sözlü talimatlara direnmesi, kurumsal hiyerarşi içinde güçleşiyor.
Bilirkişiler, teknik uzmanlık liyakat yerine idari baskıya açık kadrolardan oluşturulan denetim yapısının, yüklenicilerin işlemlerinin yeterince sorgulanmadan onaylanmasına kamu zararına zemin hazırladığı görüşüne yer verdi. Sonuç: milyonlarca liralık kamu zararı.
2020-2022 ARASINDA 113 MİLYONLUK KAMU ZARARI
ANSET iddianamesinin çarpıcı detaylarından biri belediyenin yapmış olduğu festival çeşitli kültürel etkinliklerin ihale süreçlerinde personelin yaşadığı baskı sürgün tehditlerine yer verilmiş olması. Soruşturma kapsamında savcılık tarafından ihaleler bilirkişi heyetine inceletildi. İddianamede, Mülkiye müfettişlerinin hazırlamış olduğu raporların yanında, konuyla ilgili uzmanlar tarafından hazırlanan ihalelerle ilgili teknik rapora yer verildi. Belediyenin festival çeşitli etkinlik organizasyonlarıyla ilgili evrakları inceleyen bilirkişi heyeti, 2020–2025 yılları arasında 45,3 milyon TL ana para zararı hesapladı. Raporda, faizle birlikte toplam kaybın 113,4 milyon TL’ye ulaştığı belirtilirken, denetim görevlerinin idari baskıya karşı daha korunmasız personellere verilmesine ilişkin değerlendirmeler dikkat çekti.
YÖRÜK TÜRKMEN FESTİVALİ MERCEK ALTINDA
Bilirkişi raporunda, Yörük Türkmen Festivali başta olmak üzere çeşitli organizasyonların ihale süreçlerinde rekabetin sınırlandırıldığı, piyasa araştırması yapılmadan yüksek bedeller belirlendiği, bazı hizmetlerin gerçekleştirildiğine ilişkin yeterli teslim belgeleri bulunmadan ödeme yapıldığı değerlendirildi.
Bilirkişi heyeti, 2020–2025 dönemindeki organizasyon alımlarında, 45 milyon 386 bin TL ana para zararı, ticari faizle birlikte ise 113 milyon 426 bin 440 TL toplam kayıp hesapladı.
Raporda, belediye bütçesinden ANSET’e aktarılan kaynakların alt yüklenicilere yönlendirilmesi, ihale istisnalarının uygulanma biçimi rekabet koşullarının zayıflatılması tespitine yer verildi.
DENETİM GÖREVİ GÜVENCESİZ PERSONELE VERİLDİ
Raporun en dikkat çekici tespitlerinden biri belediyenin personel denetim yapısına ışık tutuyor. Bilirkişi heyeti, organizasyonların teknik şartnamelere uygunluğunu kontrol etmekle görevli komisyonlarda ağırlıklı olarak sözleşmeli personel sürekli işçi statüsündeki çalışanların görevlendirildiğine işaret ediyor. Rapora göre, 657 sayılı kanuna tabi memurlara kıyasla daha sınırlı kadro güvencesine sahip olan personelin üst yöneticilerden gelen sözlü talimatlara direnmesi, kurumsal hiyerarşi içinde güçleşti. Bilirkişiler, teknik uzmanlık liyakat yerine idari baskıya açık direnmesi zor kadrolardan oluşturulan denetim yapısının, yüklenicilerin işlemlerinin yeterince sorgulanmadan onaylanmasına kamu zararına zemin hazırladığı görüşüne yer verdi.
Raporda yer alan tespitler, kamu kaynaklarının denetiminde yalnızca mali işlemlerin değil, denetimle görevlendirilen çalışanların bağımsızlığının iş güvencesinin belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.
SAYIŞTAY’IN UYARILARI GÖZARDI EDİLDİ
Raporda, 2023 yılı Yörük Türkmen Festivali ihalesinde yüklenicinin iş deneyim belgesinin yeterliliğine ilişkin Sayıştay tespitlerine yer verildi. Bilirkişi heyeti, Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığının 18 Ekim 2023 tarihli uyarısına rağmen ihale komisyonunun söz konusu belgeyi kabul ederek sözleşme imzalanmasının önünü açtığını belirtti. Ayrıca bazı organizasyonlarda konaklama listeleri, uçak bileti kayıtları, dağıtım tutanakları taşınır işlem belgeleri gibi yükleniciden alınan hizmetin gerçekten yerine getirildiğini göstermesi gereken kayıtların hakediş dosyalarında bulunmadığı tespit edildi.
ÜST YÖNETİM SORUMLU
Bilirkişi raporunda, ihale süreçlerinin yalnızca belgeleri imza atan teknik personelin işlemleri üzerinden değerlendirilemeyeceği vurgulanıyor. Raporda, Muhittin Böcek, Cansel Tuncer, Aydın Nalan Borak, Vahdet Narin İsmail Oskay’ın görev yetkileri çerçevesinde sorumluluklarının bulunduğu yönünde değerlendirmelere yer verildi. Daire Başkanı İsmail Oskay’ın 2023–2025 yıllarında hem ihale karar vericisi hem onay makamı olarak görev üstlenmesinin, kamu yönetimindeki kontrol denge mekanizmasını işlevsizleştirdiğini vurgulayan bilirkişi heyeti, kararları alan talimatları veren üst yöneticilerin, işlemleri imzalayan alt kademe çalışanlarla birlikte sorumluluk zinciri içinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
KAMU ZARARININ NEDENİ YÖNETİM YAPISI
ANSET iddianamesinde yer alan raporun gündeme getirdiği en önemli tartışmalardan biri oluşan kamu zararının usulsüz ödeme eksik hizmetlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusu. Bilirkişilerin değerlendirmesine göre, sözlü talimatlarla yürütülen işlemler, zayıflatılmış denetim mekanizmaları üst yönetim kararlarına karşı çıkmakta zorlanan personel yapısı, kamu zararının oluşmasında etkili olabilecek ortama zemin hazırlıyor. ANSET soruşturması, yüzlerce milyon liralık organizasyon harcamalarının yanında, harcamalara zemin hazırlayan kurumsal karar alma denetim sisteminin nasıl işlediği konusunu tartışmayı açıyor.
YA İMZA YA SÜRGÜN
ANSET iddianamesinde, ihalelerde görev verilen personellerin, daire Başkanları ya şube müdürleri tarafından imza atmaları konusunda baskı gördüğü iddialarına yer veriliyor. Çalışanların anlattıkları, bilirkişi raporunda ki tespitlerin dayanaklarından birini oluşturuyor.M.A. adındaki tır şoförü çalışan, işten çıkarılma veya başka yere tayin edilme korkusuyla içeriğini bilmediği evrakları imzaladığını, şoförlerin benzer baskılarla karşılaştığını ileri sürüyor. Şoför olarak görev yapan çalışanın, mevzuat gereği ihalelerde görev alması mümkün değil ancak daire başkanının baskısıyla içeriğini bilmediğim evrakları imzaladığını öne sürüyor.
IŞINI KAYBETME KORKUSUYLA İMZA ATMIŞ
H.A. adındaki başka çalışan ise Sayıştay denetiminde komisyon üyeliği konusunda uyarıldığını, buna rağmen imza atmasının istendiğini işini kaybetme korkusu yaşadığını anlatıyor. teknik şartnamelere yöneticisinin talimatıyla imza attığını işini kaybetme endişesi taşıdığını belirtirken,.Ş. adlı belediye çalışanı her organizasyonu yerinde denetleme olanağı bulunmadığını, buna rağmen amirlerinin talimatları doğrultusunda komisyon evraklarını imzaladığını aktarıyor. Belediye çalışanlarının “tanık” sıfatıyla aktarmış olduğu iddialar, yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirilecek yargı nihai kararını verecek. Ancak iddianamede “şüpheli”
sıfatıyla ifade veren başka belediye çalışanlarının olması dikkati çekiyor. çalışanların ifadelerinde, psikolojik baskı mobbing iddiaları yer alıyor.
‘İHALEYİ ALAN ŞİRKET İŞİ BELEDİYE YAPTIRIYOR’
Çalışanların anlattıklarının dışında, belediyenin yaptığı organizasyonların yüklenici firma kısmında bulunan şüpheli ifadelerinde çarpıcı iddialar. iddialardan biri,.Ş.’ye.Ş., Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan ABB TV’nin başına getirilen.Ü’nün, belediyenin organizasyon ihalelerini alan.K’nin geçmişte çalışanı olduğunu belirtiyor.Ş.’nin iddiasına göre, yıllardır düzenli olarak belediyenin ihalelerini alan.K’nin sahibi olduğu yerel televizyon kanalının başında bulunan.İ.T’nün dijital baskı şirketi.K., belediyeden aldığı bütün dijital baskı giydirme işlerini, şirkete yaptırıyor. şirket ABB TV sorumlusu olan.Ü aracılığı işlerin kısmını belediyeye yaptırıyor.Ş’nin iddiaları bununla sınırlı değil. Belediyeden aldığı ihalenin işlerini para harcamadan belediye personeline yaptıran şirket, sistem üzerinden ayrıca kazanç elde ediyor.Ş’nin iddiasına göre çark şöyle işliyor:
‘BÖCEK ALEYHİNDE HABER ÇIKMASIN’
“Normalde ihaleyi alan firmanın tüm masraflarıyla birlikte işi yapması gerekirken Batuhan belediyenin imkanlarını kullanarak işin kısmını belediyeye yaptırarak ihaleyi yapan firmanın ihale kapsamındaki işlerle ilgili masraf yapmasını engeller. masraf kalemi belediye üzerinden yapıldığı için.İ.T.,.K. Batuhan’ın cebine kar olarak kalır.K’nın aldığı dijital baskı giydirme ihalelerinin tamamında sistem şekildedir. Aynı zamanda.İ.T, Antalya medyasına hakimdir. Muhittin Böcek aleyhine basında haber çıkmaması için buradan kazandığı paranın kısmıyla gazetecileri finanse. Kimleri finanse ettiğini bilmiyorum.”
ANSET iddianamesinde yer verilen bilirkişi tespitleri ŞÜPHELİ ifadelerinde yer alan iddialar, yapılacak yargılama sonunda açıklığa kavuşacak.
KAMUNUN HEM PARASI HEM PERSONEL ŞİRKETE HİZMET EDİYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Yörük Türkmen Festivali kapsamında, organizasyon işinin yüklenici firmaya verilmesine rağmen belediye personelinin sahada çalıştırılarak firmanın yapması gereken işleri yaptığı ortaya çıkmıştı. Kurumsal işleyiş, iddianamede yer verilen detaylarla sınırlı değil. Ayrıca farklı birimlerde ihale yoluyla firmalardan alınan mal yapım işlerindeki bazı kalemlerinin belediye çalışanlarına yaptırıldığı, yolla haksız kazanç elde edildiği öne sürülüyor.
USULSÜZLÜĞE İTİRAZ EDEN PERSONELİ KİM KORUYACAK
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki kurumsal işleyiş, savcılık soruşturmaları kapsamında hazırlanan iddianamelerde detaylarıyla yer alıyor. Yargı dosyalarında yer alan yüzlerce milyon liralık kamu zararı iddiaları, çarpık sistemin yarattığı sonuç. Asıl neden, iç denetim sisteminin sağlıklı işletilmemesi yüzünden, personeli koruyacak usule aykırı emirlere, baskıya, sürgün tehditlerine karşı kamusal güvence sağlayacak mekanizmanın mevzuata uygun çalışmaması. Kurum çalışanlarının kendini güvende hissetmediği yapıda, iç denetim mekanizması daha çok cezalandırma aracı dikey baskı aracı olarak kullanılıyor. Belediyenin kendi hazırlamış olduğu raporlarda, personelin mutsuz olduğuna yönelik tespitlere yer verilmesi, kurumsal kültürdeki ödül-ceza sisteminin, daha çok cezadan yana işletildiğini ortaya koymuştu.
ÇAYCIDAN DENETİMCİ, TIR ŞOFÖRÜNDEN İHALECİ
Antalya Büyükşehir Belediyesi, 10 binden fazla çalışanın olduğu kurum. Personelin çok büyük kısmı şirket çalışanı gelecekleri idarecilerin iki dudağı arasında. Öte yandan her seçim döneminde işe alınan kısa süre içinde mevzuat dolanılarak daire başkanı ya şube müdürü yapılan kişilerin kurumsal zorunluluk olan liyakat sistemini felç ettiği belirtiliyor. Çaycı kadrosundan işe alınanı denetim kurulu üyesi yapan, hayvan bakıcısı kadrosundan işe alınana Stratejik plan raporu hazırlatan, mesleği berberlik olan çalışanı idare amiri olarak görevlendirilen, tır şoförü olan çalışana ihale imzalatan idari yapının yarattığı sonuçların faturasını kent halkı kamu ödüyor.
ÇALIŞANLAR RANT YANGININDAN NASIL KORUNACAK
İtfaiye çalışanlarının yangına müdahale ederken korunması için satın alınan “yangına dayanıklı kıyafetler”, kurum personeline işini yaparken tür güvence sağlıyor. İtfaiye personeli yangına müdahale ederken, idare tarafından sağlanan kıyafetin kendisini ateşten koruyacağına güvenerek işini yapmaya çalışıyor. Ancak aynı idarenin, ihalelere imza atmaya zorlanan veya usulsüz emirlere karşı direnmesi gereken çalışanlarına karşı sağladığı koruyucu zırh ortada görünmüyor. Kanuna mevzuata aykırı emirlere itiraz eden personel, soruşturma cezalandırma tehdidi karşı karşıya bırakılıyor. Evine ekmek götürmek için çalışan personel, uzak ilçelere sürülme işini kaybetme baskısı mevzuata aykırı işlemlere imza atıp atmama arasında cenderede kalıyor. İtfaiye çalışanları için yangına dayanıklı kıyafet, inşaat çalışanları için baret koruyucu kıyafet ayakkabı gibi iş güvenliği için zorunlu olan donanımlar neyse, kurum çalışanlarının tümünü tehdit, baskı mobbingden koruyacak sosyo-psikolojik zırhlar sağlanmak zorunda. günümüz dünyasında bütün kurumsal yapılar için zorunluluk.
BEDELİNİ KENT HALKI KAMU ÖDÜYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketler için yürütülen soruşturmalar kapsamında hazırlanan iddianamelerde yer alan tespit bulgular, ortaya çıkan kamu zararının sonuçlarını gösteriyor. Bunun nedeni ise, yıllardır her türlü uyarılara rağmen devam eden çarpık düzende yatıyor. Kent halkı ulaşımdan temizliğe, trafikten yaşam kalitesi zaman kaybına uzanan geniş yelpazede belediye hizmetlerinden dert yanarken, ortaya çıkan tablo sürdürülemez yönetim anlayışına işaret ediyor. Oluşturulan çarpık düzenin yarattığı sonuçların bedelini kent halkı kamu ödüyor.
ANSET DAVASINDA DURUŞMA 27 OCAK’TA
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 55 kişinin yargılanacağı 1833 sayfalık iddianamede, “ihaleye fesat karıştırma”, “rüşvet”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” “edimin ifasına fesat karıştırma” suçlamalar yer alıyor. Davanın ilk duruşmasının, 27 Ocak 2027 tarihinde Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.
yazıya emoji tepki ver
😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberİsrail’ yeni başbakan kim olacak?