İki yıl önce Göreme Ortahisar beldeleri arasında yeni kara yolu inşaatı başlamıştı. İş makinelerinin yarattığı şiddetli sarsıntılar rant odaklı aşırı turizm baskısı altında yıpranan Kapadokya’ya Çepeçevre Yaşam programının çekimleri için gitmiş, peribacalarını yıkarak manastırların tahrip olma riskine aldırmadan yapılan yola yönelik eleştirileri hem programda hem sonrasındaki haberlerimizde dile getirmiştik. Gördüklerimizi tanımlayan kelime “vandalizm”di; programın başlığını nedenle “Kapadokya’ vandalizm” koymuştuk.
Yıllardır yapılan uyarılara kulaklarını tıkayan Kapadokya Alan Başkanlığı, bölgeyi korumakla sorumlu olması gerekirken tüm eleştiriler karşısında manipülatif algı oyunlarıyla sorunları “Halının altına süpürmeyi” tercih. Son olayda görüldüğü gibi yaptığı yalan yanlış açıklamalar, Alan Başkanlığının adının “yalan başkanlığı”na dönüşmesine yol. Kapadokya’yı savunan avuç insanın kullandığı tanımı biz defalarca kullandık.
Son facianın yaşandığı alan, tam iki yıl önce bölgede gerçekleştirdiğimiz Çepeçevre Yaşam çekimlerinde yayımladığımız haberlerde tüm tehlikeleriyle belgelenmişti. dönemde çekilen görüntülerde, birinci derece arkeolojik doğal sit alanından geçirilen yolun, ağır tonajlı araç trafiğinin iş makinelerinin hassas kaya kütlelerinde yaratacağı sarsıntıların yıkıcı sonuçlara yol açacağı açıkça vurgulanmıştı.
Çepeçevre Yaşam felaketin adımlarını belgelediKapadokya’ yıllardır araştırma yapan uzmanlar, mimarlar doğa savunucuları, bölgedeki kontrolsüz altyapı müdahalelerinin aşırı turizm hareketliliğinin felakete davetiye çıkardığını defalarca dile getirdi. Mimar Zeynep Çöloğlu uzmanlar, ana ulaşım akslarındaki çok sayıda peribacasının; ağır araç trafiğinin yol açtığı sürekli titreşimler, ATV turları bilinçsiz restorasyon müdahaleleri nedeniyle yıkılma eşiğine geldiğini bildirdi. Paleosismolog. Ramazan Demirtaş Jeoloji Yüksek Mühendisi. Eşref Atabey tüf kütlelerini kesen dikey kırık hatlarının zayıf çatlakların, iş makinelerinin yarattığı mikro-sismik sarsıntılarla derinleştiğine dikkat çekmişti. Ancak bilimsel raporlara meslek odalarının uyarılarına rağmen koruma kararları uygulanmadı; sit alanındaki dozer kepçe faaliyetleri aralıksız sürdü.
Derin çatlaklar görmezden gelindi, resmi açıklamalar yağmuru bahane ettiÜç insanın ölümü sonuçlanan çöküşün ardından ortaya çıkan görsel kanıtlar, ihmalin boyutunu kez daha gözler önüne serdi. Çöken peribacasının önünden, çöküşten gün önce facianın yaşanmasına yalnızca beş dakika kala geçen yurttaşların çektiği fotoğraf videolarda, kaya yüzeyini baştan sona kesen derin dikey çatlaklar açıkça görülüyor. Buna rağmen resmi makamlar, olayı aşırı yağışların ardından yaşanan yüzeysel toprak kayması ya doğal aşınma süreci olarak sunmayı tercih. Valilik Alan Başkanlığından gelen “Yağmur yağdı, böyle oldu; peribacaları zamanla zaten çöker” mantığındaki savunmalar, uzmanların kamuoyunun sert tepkisiyle karşılaştı. Uzmanlar, olayın yaşandığı dik kaya kütlesinde gevşek toprak tabakasının bile bulunmadığını belirtti.
Mükremin Tokmak haklı çıktı, belgeseli bakanlık ‘politik’ bularak engellediKapadokya Çevre Platformu Sözcüsü Mükremin Tokmak, bölgenin milyonlarca yıllık doğal dokusunu binlerce yıllık tarihsel mirasını korumak için yıllardır yılmadan mücadele ediyor. Yaşanan acı olay, uyarılarında ne kadar haklı olduğunu kez daha gösterdi. Tokmak, yeni yol projesinin, genişletilen otopark alanlarının kontrolsüz araç trafiğinin bölgedeki kırık hatlarını tetikleyeceğini yıllar öncesinden sahada adım adım belgeleyerek kamuoyuna duyurmuştu. Ne var ki yerel direnişi Tokmak’ın yıllara yayılan onurlu çabalarını konu edinen Bingöl Elmas’ın çektiği “Şiirli Oda’nın İzinde” belgesel çalışması, yakın zamanda Kültür Turizm Bakanlığı tarafından “politik” bulunarak geri çekildi. Kültür Turizm Bakanlığına bağlı Sinema Genel Müdürlüğü, belgesele verdiği yapım desteğini, yönetmenle yaptıkları sözlü görüşmelerde filmin kurgusunu “politik buldukları”nı ifade ederek faiziyle geri istedi. Belgeselde mübadele, kültürel hafıza yerel tarihin yanı sıra, son yıllarda turizm baskısı ekonomik faaliyetlerle birlikte Kapadokya’ artan tahribat aktarılıyordu. Bölgedeki turist araç yoğunluğunun son yıllarda katlanarak arttığını vurgulayan Mükremin Tokmak, geçtiğimiz günlerde gazetemize konuşmuş jeolojik açıdan hassas olan coğrafyada bilimsel titreşim ölçümlerinin yapılması hangi alanlara girilebileceğinin kesin sınırlarla çizilmesi gerektiğini ifade etmiş Devrent Vadisi’ndeki deve kayasının etrafına ahşap çit çekilmesi gibi yüzeysel adımları eleştirmişti. Rant projelerine karşı çıkan sesleri kısan belgeselleri sansürleyen anlayış, haklı uyarıları dikkate almayarak Göreme’deki can kayıplarına geri döndürülemez yıkıma zemin hazırladı.
Felaketin nedeni doğa değil ihmalÜç insan. Çatlaklar ortadaydı, uyarılar yıllar öncesinden yapılmıştı, kameralar her şeyi kaydetmişti. Buna rağmen ortada ne istifa var ne Peribacası yağmurdan değil, ihmalden yıkıldı. Sorumluluktan kaçanlar yarın başka vadide, başka kayanın dibinde aynı açıklamayı yapacak. felaket doğanın değil, göz göre göre gelen ihmalin eseri.
Milyonlarca yıl ayakta kalan kayaları yıkmak için avuç rant hırsı yıllarca süren sessizlik yetti. Peribacası çöktü ama asıl çöken, mirasa karşı duyulması gereken sorumluluk duygusuydu.
Şimdi havada birçok soru uçuşuyor; Sıradaki kurban kim olacak? başka peribacası başka manastır yoksa başka aile ? soruya yanıt vermesi gerekenler susuyor. Unutulmasın ki; Kapadokya’nın hafızasını silmeye çalışanlar, gün onun altında kalanların hesabını vermek zorunda kalacak.
habere emoji tepki ver
😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberEmekli maaşının artması için verilen kanun teklifi Meclis’te