Artı Gerçek- Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un, 2016 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı.

Mezardan alınan örneklerin incelendiği raporda, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana geldiği, zehirlenme veya travmaya ilişkin bulguya rastlanmadığı belirtildi.

ADLİ TIP'TAN EK RAPOR TALEP EDİLDİ

açıklamanın ardından Başsavcılık tarafından Adli Tıp Kurumu’na gönderilen yazıda, maktulün göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın oluşum zamanı travmatik bulgu olup olmadığına ilişkin değerlendirme istendi.

Otopsi raporunda kalp, akciğer, karaciğer böbrek başta olmak üzere çeşitli organlarda ağır otoliz tespit edildiği belirtilirken, duruma rağmen mikroskobik incelemelerde elde edilen bulguların nasıl değerlendirildiğinin ayrıntılı olarak açıklanması istendi.

DEĞERLENDİRMEYE AÇIKLIK GETİRİLMELİ

DHA'daki habere göre yazıda, Denizolgun’un ağız burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılması suretiyle öldürülmüş olabileceğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı yönündeki değerlendirmeye açıklık getirilmesi istendi.

Ağız burun kapatma eyleminde ağız içinde lezyon bulunmasının zorunlu olup olmadığı göğüsteki kanamaların yönde travmatik delil sayılıp sayılamayacağı soruldu.

'HAYATTA KALMASI MÜMKÜN MÜYDÜ?'

Başsavcılık, Denizolgun’un 6 Eylül 2016 tarihinde saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiğini, 7 Eylül 2016 günü saat 19.00 sıralarında çiftlik çalışanı tarafından ölü bulunduğunu, olayın ise 8 Eylül günü saat 00.30 sıralarında 155 ihbar hattına bildirildiğini belirtti.

Yazıda, Denizolgun’un rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi istendi.

Ayrıca ihbarın geç yapılması nedeniyle cesedin çürümesinin delil elde edilmesini engelleyip engellemediğinin açıklanması istendi.

HASTALIK DEĞERLENDİRMESİ İLAÇ ETKEN MADDESİ SORULDU

Dosyada Denizolguna ait herhangi tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi raporunun sonuç bölümünde yüksek tansiyon kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin dayanağı soruldu.

Denizolgun’un kanında tespit edilen metoprolol etken maddesinin hangi hastalık durumlarda kullanıldığına ilişkin açıklama istendi.

Başsavcılık, dosyada bulunan tüm belge bilgilerin yeniden incelenerek yöneltilen soruların yanıtlanmasını kesin ölüm nedenine ilişkin ek rapor hazırlanarak gönderilmesini istedi.