Artı Gerçek- Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eğitim Politikaları Komisyonu, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 45 yıldır üniversiteler üzerinde etkisini sürdüren merkeziyetçi vesayetçi yönetim anlayışına tepki gösterdi.
Üniversitelerin bilimsel özerkliğinin, akademik özgürlüğünün demokratik yönetiminin güvence altına alınmadığının altı çizilen açıklamada, rektör atamalarından akademik baskılara, öğrencilerin örgütlenme özgürlüğünün sınırlandırılmasından üniversitelerin piyasa odaklı hale getirilmesine kadar birçok uygulamaya dikkat çekilerek, "YÖK kaldırılsın, özerk, demokratik, özgür kamusal üniversite kurulsun" çağrısı yapıldı.
'GENÇLER SÖZ SAHİBİ OLSUN, ÜNİVERSİTELER ÖZGÜRLEŞSİN'"Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin" başlığı yapılan açıklamada ifadelere yer verildi:
"Kasım 1981’ 12 Eylül askeri darbesinin ardından kurulan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 45 yıldır üniversiteler üzerindeki merkeziyetçi vesayetçi yönetim anlayışının temel kurumlarından biri olmayı sürdürüyor. Aradan geçen yıllara rağmen üniversitelerin bilimsel özerkliği, akademik özgürlüğü demokratik yönetimi güvence altına alınmadı. Özellikle AKP iktidarı döneminde yapı, siyasal iktidarın üniversiteler üzerindeki müdahalelerinin araçlarından biri haline getirildi.
Saray rejiminin kayyım politikaları, seçilmiş yerel yöneticilerin görevden uzaklaştırılması, gazetecilerin tutuklanması, demokratik hak özgürlüklerin sınırlandırılması, farklı toplumsal kesimlerin siyasal kamusal alandan dışlanması otoriter yönetim anlayışının farklı görünümleridir.
Üniversitelerdeki rektör atamaları yönetim pratiğinden bağımsız değildir. Üniversite bileşenlerinin iradesini yok sayan, rektörleri siyasal tercihlerle belirleyen anlayış, kayyım siyasetinin üniversitelere yansıyan biçimidir. Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında başlayan direniş, müdahalelere karşı akademisyenlerin öğrencilerin yükselttiği demokratik itirazın önemli örneğidir. mücadele, üniversitelerin iktidarın değil, bilim insanlarının, öğrencilerin üniversite emekçilerinin ortak yaşam alanı olduğunu göstermiştir. Gençlerin siyasetin dışına itilmesi, örgütlenme ifade özgürlüklerinin sınırlandırılması, üniversitelerin itaatkar bireyler yetiştiren kurumlara dönüştürülmesi kabul edilemez. Gençler yalnızca geleceğin değil, bugünün toplumsal siyasal öznesidir.
'AKADEMİK ÖZGÜRLÜK GÜVENCE ALTINA ALINMALI'Nasıl üniversite istiyoruz?
*YÖK'ün kaldırıldığı, merkeziyetçi vesayetin sona erdiği,
*Rektörlerin üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle belirlendiği,
*Akademik bilimsel özgürlüğün güvence altına alındığı,
*Öğrencilerin, akademisyenlerin üniversite emekçilerinin söz karar sahibi olduğu,
*Anadilinde eğitimin, çoğulculuğun, eşitliğin özgürlükçü laikliğin esas alındığı,
*Eğitimin piyasanın değil, kamusal yararın temelinde örgütlendiği üniversite.
YÖK'ün kuruluş yıl dönümünde kez daha vurguluyoruz: Üniversiteler iktidarların ideolojik aygıtı, sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillendirilen kurumlar değildir. Üniversite özgürlüğü, toplumun demokratikleşmesinin temel koşullarından biridir. Kayyımcı anlayışa, siyasal vesayete akademik baskılara son! YÖK kaldırılsın! Özerk, demokratik, özgür kamusal üniversite kurulsun! Gençler söz sahibi olsun, üniversiteler özgürleşsin!"