Cumhurbaşkanı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, grup toplantılarının ülke, millet demokrasi için hayırlar getirmesini temenni.
Katılımcıları selamlayan Erdoğan, ifadeleri kullandı:
"Bilhassa asır önce İstiklal Harbi'mizde olduğu gibi beyaz örtmelerini takıp, şalvarlarını giyerek Eskişehir Mihalgazi'den Grup salonumuza teşrif eden Belediye Başkanımız Zeynep Güneş'le birlikte tüm hanım kardeşlerime teşekkür ediyor, Anadolu kadınının bin yıllık asaletini yansıtan vakur duruşları için kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Milletten aldığı yetkiyle ilçesine 3 dönemdir hizmet eden başarılı kadın siyasetçiyi, 'Şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir. Ahırda inek sağmaktır' diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün kez daha lanetliyorum."
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
"BASKICI ANLAYIŞA GÖZ YUMMAYACAĞIZ"
Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle, Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ihramına, fistanına dil uzatanlarla, millete tepeden bakan, milleti hor hakir görenlerle mücadelelerini her zeminde sonuna kadar devam ettireceklerinin bilinmesini isteyen Erdoğan, " ülkede yasakçı baskıcı anlayışa göz yummadık yummayacağız. Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz. Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız. Şerife Bacı'nın, Kara Fatma'nın, Nene Hatun'un yolundan giden tüm hanım kardeşlerimi bugün kere daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Rabb'im salonlara sığmayan muhabbetimizi daim eylesin.".
class='medyanet-inline-adv'>Erdoğan, bölgede dünyada kırılma anlarını sembolize eden gelişmelere şahitlik edildiğini, iktidar ittifak olarak gelişmeleri yakından takip tahlil ederek, gerekli müdahaleleri yaparak, Türkiye lehine yönlendirmeye çalıştıklarını söyledi.
Hayatını kaybeden AK Parti 24-25-26 27. dönem Uşak Milletvekili Mehmet Altay'a Allah'tan rahmet, ailesi yakınlarına sabırlar dileyen Erdoğan, Altay'ın ruhuna hediye edilmek üzere Fatiha okunmasını istedi.
Erdoğan, dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov'un "Gün Olur Asra Bedel" ifadesinde anlamını bulan dönemin tam göbeğinde bulunulduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"En küçük hatanın vahim sonuçlar doğurabileceği kritik dönemde yasama yürütme görevimizi layıkıyla yerine getirmeye gayret ediyoruz. Sizler Yüce Meclis'in çatısı altında sahada, bizler yurt içinde yurt dışında yüksek tempoda ülkemize milletimize hizmet etmek için koşturuyoruz. defa hepimiz şunun idrakindeyiz, halkımız bizi makamlara çalışmamız için gönderdi, milletimiz bizi buraya kendisine hizmet etmemiz, sorunlara çözüm üretmemiz için gönderdi. Biz vazifeyi bihakkın ifa etmenin çabasındayız. Özellikle dış ilişkiler noktasında yoğun temas trafiğimiz söz konusu. Geçtiğimiz hafta kardeş ülkelerimiz Suudi Arabistan Mısır'a önemli birer ziyaret gerçekleştirdik.
class='medyanet-inline-adv'>İkili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almanın yanı sıra Filistin, Suriye, Sudan başta olmak üzere güncel meseleleri kapsamlı şekilde istişare ettik. Her iki ziyaretimizden enerjiden savunmaya farklı alanlarda imzaladığımız toplam 12 anlaşmayla döndük. Özellikle yenilenebilir enerji alanında Suudi Arabistan'la imzaladığımız anlaşma stratejik öneme sahiptir. anlaşmaya göre inşallah Suudi şirketler, Türkiye' toplam 5 bin megavat gücünde güneş rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas Karaman' 1000'er megavatlık güneş enerjisi santralleri kurulacak. İki güneş enerjisi santrali projesi toplam 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz."
class='medyanet-inline-adv'>"DÜNYADA BÖLGEMİZDE TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR"
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 7 Şubat Cumartesi günü Ürdün Kralı 2. Abdullah'ı misafir ettiklerini; Kral 2. Abdullah oldukça muhteviyatlı, verimli, ikili ilişkileri güçlendiren istişareler yaptıklarını belirterek, kendilerinin en kısa zamanda Ürdün'e ziyarette bulunmayı arzu ettiklerini söyledi.
"Durmuyoruz, duramayız, yapacağımız çok şey. Tempomuzu, aşkımızı, şevkimizi her gün biraz daha artırıyoruz" diyen Erdoğan, bugün Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i ağırlayacaklarını, yarın Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in Ankara'ya geleceğini, gelecek hafta pazartesi salı günleri Birleşik Arap Emirlikleri'ni Etiyopya'yı ziyaret edeceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dünyada bölgemizde tabiri caizse Türkiye rüzgarı esiyor. Burada şunu özellikle ifade etmek durumundayım; Türkiye olarak kendimiz için ne istiyorsak dostlarımız, kardeşlerimiz için aynısını istiyoruz. Kendimiz için nasıl huzur, güvenlik, istikrar, kalkınma, refah istiyorsak komşularımız tüm kardeş ülkeler için aynısını istiyoruz. Son dönemde hız verdiğimiz diplomatik çabalarımız bunun içindir. Bilinen, bilinmeyen, görünen, görünmeyen temaslarımızın temel gayesi aynı şekilde bölgesel barışa katkı sunmaktır. Hiçbir komplekse kapılmadan tüm aktörlerle görüşüyor, tamamen kardeşlik hissiyatı içinde fikir önerilerimizi muhataplarımızla ıyoruz. İnsanlık tarihiyle yaşıt bölgenin kadim sakinleri olarak son yıllarda çatışmalarla, kardeş kavgalarıyla, Gazze' olduğu gibi barbarlıkla anılan coğrafyamızın tekrar selam yurdu, yeniden güven esenlik yurdu olması için hüsnüniyetle çalışıyoruz."
Türkiye'nin komşusu Suriye'nin yaklaşık 14 yıldır hasretini çektiği istikrara, barışa, huzura, süratle kavuşmasının en büyük temennileri olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Aynı kıbleye yönelen Suriyeli kardeşlerimizin birlik kardeşlik içinde aydınlık geleceklerini omuz omuza inşa etmesi bizim samimi arzumuzdur.".
Erdoğan, Suriye konusunda Suudi Arabistan'ın, Mısır'ın Ürdün'ün kendileriyle aynı hassasiyetleri taşıdığını görmekten büyük memnuniyet duyduğunu, Suriye'nin huzuru için üç ülkeyle hareket edeceklerini dile getirdi.
"SURİYE' KALICI BARIŞIN İSTİKRARIN YOL HARİTASI BELLİ OLMUŞTUR"
Suriye meselesinde tavırlarının ilk günden beri net olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Orada akan her damla kan gözyaşı bizim yüreğimizi dağlamaktadır. Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye' tek canın yitip gitmesi bizim canımızdan can kopması demektir. Suriye'ye vicdan merceğinden bakan herkes defa şunu kabul edecektir; tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır. Hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. 18 30 Ocak mutabakatlarının 'tek ordu, tek devlet, tek Suriye' temelinde titizlikle uygulanmasını bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye' kalıcı barışın istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır.
Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum; artık Suriye'nin kaynaklarının, Suriye'nin yer altı yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil, Suriye halkının tüm kesimlerinin refahına harcanmasının vakti gelmiştir."
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ülkesini an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidi olduklarını belirten Erdoğan, son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük beklentinin oluştuğunu müşahede ettiklerinin altını çizdi.
Yeniden yeşeren umutların daha kara kışa dönmeyeceğini ifade eden Erdoğan, "En başta Türkiye buna izin vermeyecektir. Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım temsili sağlayacağına, etkili kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba kardeş bildiğimiz Suriye'deki gelişmeleri yakından meyi sürdüreceğiz." sözlerini sarf.
Gözden KaçmasınZeynep Güneş’e destek. 100 beyaz tülbentli grup toplantısındaHaberi görüntüle"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİ BİR AN OLSUN YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Türkiye içerisinde hem dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara kez daha seslenmek istediğini söyledi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında, tahakküm peşinde değildir, başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir. Tam tersine biz samimi şekilde kardeşlik istiyoruz, 'barış' diyoruz, 'hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim' diyoruz. Halep'le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı' şen olana kadar, Deralı çocuklarla birlikte Kobanili yavruların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi an olsun yalnız bırakmayacağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki son operasyonlar sırasında ivedilikle talimat vererek AFAD'ı, Kızılay'ı insani yardım kuruluşlarını süratle harekete geçirdiklerini belirterek, ilk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini Suriye hükümeti işbirliği halinde Kürtlerin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettiklerini aktardı.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Suriye'ye yapılan yardımları anlatarak, kardeşlik komşuluk hukukunun gereği Türkiye'nin üzerine düşeni tereddüt etmeden yerine getirdiğini belirtti.
Ramazanda yardımların artarak devam edeceğini ifade eden Erdoğan, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'le birlikte Suriye'deki tüm kardeşlerimiz inşallah havayı teneffüs edecekler.".
Erdoğan, kendileri can kurtarma derdindeyken birilerinin son derece kirli kışkırtıcı söylemlerle selden kütük kapma telaşına düştüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Suriye konusunu iç siyasette istismar etmek suretiyle milli birlik dirliğimizi kundaklamayı amaçlayan rezil siyasetin koçbaşlığını ise ana muhalefetin Genel Başkanlık koltuğunda oturan zat yoldaşları yapmaktadır. Nasıl 1 milyon kardeşimiz katledilirken Suriye'yi umursamadılarsa, bugün aynı durumdalar. Krizi fırsata çevirmek gibi ucuz hesap içindeler. Suriye'nin etnik temelli çatışmaya sürüklenme riski, komşu kardeş ülkenin tekrar kan gölüne dönme ihtimali bunları zerre miskal ilgilendirmiyor. Açık söylüyorum, ne Kürtler ne Nusayriler ne başkaları bunların umurlarında değil. Eğer öyle olsaydı, 13,5 yıl boyunca Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken tepki gösterirlerdi. Öyle olsaydı, Suriye' terör örgütleri cirit atarken konuşurlardı. Öyle olsaydı, henüz 3-4 yaşındaki masum yavruların cansız bedenleri sahile vururken seslerini çıkarırlardı. Öyle olsaydı, Kürt kardeşlerimize kimlik dahi verilmezken buna itiraz ederler, Suriyeli Kürtlerin hakları için mücadele ederlerdi ama bunu yapmadılar."
Suriye' 13,5 yıl boyunca yaşananlar karşısında CHP'lilerin sustuğuna işaret eden Erdoğan, zulmün görmezden gelindiğini kaydetti.
CHP'nin, sınırın ötesinde ne olup bittiğini gündemine almadığının altını çizen Erdoğan, on yıllar boyunca Arapları, Kürtleri aşağılayan CHP'nin bugün hala aynı yerde bulunduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin bugün aynı ideolojik bağnazlıkla hareket ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bunların vicdansızlıklarını gördükçe inanın onlar adına biz hicap duyuyoruz. Şunu tam gönül huzuruyla bugün ifade ediyorum, benim milletim istismarcıların gerçek niyetini artık çok net görüyor. Benim Kürt kardeşlerim oynanan oyunları artık çok net görüyor. Benim Arap vatandaşlarım kimlerin hangi çirkin senaryoların figüranı taşeronu olduğunu çok net biçimde görüyor. gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor, zata akıl verenler, zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor. Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle artık bundan ümidimiz kalmadı. Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır siyasi üslup benimsesin, en azından bunu milletten CHP'li vatandaşlarımızdan esirgemesin."
"MEYHANE JARGONUYLA SİYASETÇİLİK OYNAMAKTAN VAZGEÇSİN"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti.
"Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım tespitimi tekrar hatırlatmak isterim, görüyoruz ki zaman, dünya, genel başkanlar değişiyor ama 'CHP' gelen gideni aratır' gerçeği asla asla değişmiyor. Biz eskisini 'Oturduğu koltuğun hakkını vermiyor' diye eleştiriyorduk. Yerine gelen selefinden kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk. Meğer sorun bizatihi üslubuymuş. Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'ya yönelik edep nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk, meğer beyefendi günlük hayatta seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye'yi yönetmeye talipler ancak ne kendilerini ne CHP'yi yönetebiliyorlar. Durum öyle yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP'nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi, trajedi, ne ararsan hepsi. Ne diyelim, Allah bunlara akıl, CHP'li vatandaşlarıma sabır versin. Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını zata maruz kalmaya korumaktan devam etsin."
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Osmaniye' bulunduklarını anımsatan Erdoğan, "Küllerinden doğdu yine Türkiye'nin gücüne bak" temasıyla düzenlenen programda depremlerde hayatını kaybedenleri andıklarını aktardı.
Erdoğan, yağmura rağmen meydanı dolduran Osmaniyelilerin heyetlerini coşkuyla karşıladığını kaydetti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin şahsında heyetlerini muhabbetle bağrına basan Osmaniyelilere heyette yer alanlara teşekkür eden Erdoğan, Osmaniye' kardeşlik tablosunun çizildiğini, dayanışma ikliminin yaşandığını vurguladı.
Yeni konutlarını teslim alan depremzedelerin sevincine şahitlik etmenin tarifsiz bahtiyarlık kaynağı olduğunu ifade eden Erdoğan, 14-28 Mayıs seçimleri sürecinde evi iş yeri yıkılan depremzedelerin yanında bulunacaklarının sözünü verdiklerini hatırlattı.
Erdoğan, ahitlerine sadık kalarak 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladıklarını, 27 Aralık 2025'te Hatay' 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine takdim ettiklerini anlattı.
Osmaniye' konut, iş yeri köy evi olmak üzere toplam 12 bin 557 bağımsız bölümün hak sahiplerine teslim edildiğini söyleyen Erdoğan, 3 yıl gibi kısa sürede yazılan başarı hikayesinin, "Büyük Güçlü Türkiye"nin başarısı olduğunu kaydetti.
Erdoğan, "Tüm dünyanın gıptayla tiği başarı, asrın felaketinin üstesinden asrın dayanışmasıyla gelen 86 milyon vatandaşımızın başarısıdır.".
Erdoğan, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin ardından devlet-millet yürek yüreğe vererek, güç birliği yaparak, inanarak, azmederek, çalışarak neticede "olmaz" denileni, "imkansız" denileni 3 yılda hayata geçirdiklerini söyledi.
Tüm başarılara gerçeklere rağmen "ana muhalefet yoldaşlarının kendilerini eleştirip, çamur attığını" belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Deprem bölgesindeki çalışmaları küçümsüyor, yönettikleri şehirlerde insanlar kışın ortasında susuzluktan kıvranırken, çöp, çamur, çukur hayatın rutini haline gelmişken bunlar utanmadan, sıkılmadan 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan Kahramanmaraş'taki yolları diline doluyor. defa şunu herkes bilecek, meydanlarda bedava ev sözü verdikleri depremzedelerimizin huzuruna tek eserle dahi çıkamayanlar bugün bize laf edemez. 3 yıl sonra bile 'cek'li 'cak'lı cümleler dışında somut projeleri olmayanların 455 bin konutu teslim eden iktidarımıza dil uzatması, sadece hadsizlik değil, aynı zamanda edepsizliktir. Varsa eseriniz çıkar anlatırsınız. Varsa tamamladığınız proje gider açılışını yapar, kurdelesini kesersiniz. Kendinize güveniyorsanız 3 yılda ne yaptığınızı millete gösterirsiniz. Bunları yapamıyorsanız en azından edebinizle susarsınız."
"KENDİ YETENEKSİZLİĞİNİZİ DEVLETE ÇAMUR ATARAK KAPATMA YOLUNA GİTMEZSİNİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin gördüğünü inkar etmeyeceğini, hizmeti karalamayacağını, esere kara çalmayacağını dile getirerek, "Kendi yeteneksizliğinizi devlete çamur atarak kapatma yoluna gitmezsiniz. Ama bunlar ne taş üstüne taş koymayı ne edebince susmayı biliyor. Mugalatayla polemikle laf cambazlığıyla günü kurtarmaya çalışıyorlar. Rant kapısına çevirdikleri siyaset gemisini yürütmenin hesabını yapıyorlar. Biz ise her zaman olduğu gibi yine işimize bakıyoruz. Milletimize nasıl daha iyi hizmet ederiz, buna odaklanıyoruz. Deprem bölgemizin yeniden ihya inşasında emeği geçen herkese, alın teri döken her emekçi kardeşime, tüm bakanlıklarımıza, belediyelerimize, hayırseverlerimize, yüklenici firmalarımıza en kalbi teşekkürlerimi iletiyorum." diye konuştu.
Deprem şehitlerini rahmetle yad eden Erdoğan, geride kalanlara Allah'tan sabır diledi.
Osmaniye' toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, yatırımların şehre hayırlı olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son ayda gerçekleştirdikleri faaliyetlerin anlatıldığı videoyu gösterdi.
Gözden Kaçmasınİçişleri Bakanı Adalet Bakanı değiştiHaberi görüntüle"DEPREMZEDELERE EV FAİZSİZ OLACAK"
Erdoğan, sosyal devlet ilkesinin vücut bulduğu alanların en başında afet zararlarının tazmininin geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde son 23 yılda yaşanan doğal afetlerin hiçbirinde vatandaşlarımızı mağdur etmedik. Hele hele milletimize faizle afet konutu hiçbir zaman ödetmedik. Olabilecek en uygun şartlarda hiç kimseyi yormadan, kimseyi sıkıntıya düşürmeden afetzede kardeşlerimizi yuvalarına kavuşturduk. 23 yıldır ne yaptıysak 6 Şubat deprem konutları için aynısını yapıyoruz. Daha önce İzmir' Elazığ' Bozkurt'ta, Manavgat'ta milletimiz nasıl faizsiz, sabit fiyatlarla ev sahibi olduysa yine evlere öyle sahip olacak."
Afet konutlarının aylık taksitinin İzmir' 1600 lira, Elazığ' 1060 lira, Giresun' ise 1400 lira olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Her kardeşimiz son derece sembolik rakamlarla ev sahipleri oldular. 11 ilimizdeki vatandaşlarımız evlerine zorlanmadan çok uygun şartlarla faizsiz sabit fiyatlarla kavuşacak. Son Kabine toplantımızda meseleyi enine boyuna değerlendirdik. Titiz çalışmayla milletimiz için en uygunu neyse onu ortaya çıkardık. Özellikle yuvalarına kavuşan depremzedelerimizin bizleri çok iyi dinlemesini kendilerinden istirham ediyorum. Yaptığımız 455 bin afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dahil konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletimiz ödüyor. Dahası 2 yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan 2 yıl sonra ödemeye başlayacak. 18 yıl boyunca aynı fiyatla ödeyecek. Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3 artı 1 konutlarımız için ayda 8 bin 750 lira taksit ödenecek. fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Ödemeler, anahtarlar teslim alındıktan 2 yıl sonra başlayacak."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzede vatandaşlara alternatif daha sunduklarını bildirerek, "Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse 4'te biri fiyatına vatandaşlarımız evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak. Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada ödemeler 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı 448 bin liradan peşin olarak alabilecekler.".
"SİYASET KURUMUNA DAHA FAZLA GÖREV SORUMLULUK DÜŞECEK"
Erdoğan, açıkladığı ödeme rakamlarının hayırlı uğurlu olması, vatandaşların yeni evlerinde huzurla güvenle güle güle oturması temennisinde bulunarak, "Biz siyaseti kendi ikbalimiz için değil, 86 milyonun her ferdinin huzuru, güvenliği, müreffeh mutlu yarınları için yapıyoruz. 24 yıldır siyaset arenasında niçin bulunduğumuzu, milletimizin görevlere bizleri hangi sebeplerle getirdiğini, mukaddes emanetini niçin bize tevdi ettiğini asla unutmadık, unutmuyoruz, hiçbir zaman unutmayacağız." şeklinde konuştu.
Her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkarmanın mücadelesi içinde olduklarını aktaran Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Cumhur İttifakı olarak 'Terörsüz Türkiye' sürecini yine tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır gizli açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma halinde, strateji taktik birliği içinde en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bugünlere kazasız, belasız getirdik. Suriye'nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkanı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor.
Tarihi sorumluluk üstlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik Demokrasi Komisyonumuz nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum. Raporun açıklanmasına müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev sorumluluk düşecektir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz. Her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemize sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz. Elbette süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başını yere asla eğdirmeyecek, Türkiye'nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız."
Gözden KaçmasınTrump'tan İran'a ikinci filo açıklaması: Netanyahu'nun ziyareti öncesi yeni saldırı tehdidiHaberi görüntüle"BİZLER NEFRETİ ERİTMEK İÇİN MUHABBETİN ASALETİNİ DÜNYAYA YENİDEN HAKİM KILMAK İÇİN ÇIKTIK YOLA"
Erdoğan, Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye yaptığı rivayet edilen bazı nasihatleri anımsatmak istediğini belirterek, "Oğul, daima sabırlı, sebatlı iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi. Her işin gereğini vaktinde. Vazifen çetin, yükün ağırdır. Hizmette önde, ücrette geride olasın. Vazifenin en ağırına talip olmaktan kaçınmayasın. Vazifenin ağırlığı Yaradan'ın kullarına ihsanıdır. Bizler nefreti eritmek için muhabbetin asaletini dünyaya yeniden hakim kılmak için çıktık. yolda utanacak şeyimiz yoktur. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde 2 bakanlıkta görev değişimi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Görevlerini devreden Adalet Bakanımız Yılmaz Tunç İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya'ya bugüne kadarki hizmetleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra birlikte mesai yapacağımız Adalet Bakanımız Akın Gürlek'e yeni İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi'ye yüce Mevla'dan üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.".
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın ardından Meclis'ten ayrılırken, basın mensubunun, "19 Şubat'ta ABD' düzenlenecek Gazze Barış Kurulu Toplantısı'na katılacak mısınız?" sorusuna, "Daha bana davet gelmedi." yanıtını verdi.