Aralarında muhteşem elektrik. Birbirlerine aşkları sanki dün tanışmışlar gibi devam ediyor. Fotoğraf çekimi boyunca bakışlarını birbirlerinden ayırmıyorlar. Konu aşka geldiğinde ikisinin gözlerinin içi parlıyor. Biz başlıyoruz aşk dolu muhabbete.
◊ Sevgililer Günü için planınız var ?
Hande Soral: Aslında biz ilk defa seninle beraber, an Sevgililer Günü kutluyoruz.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
◊ Nasıl yani?
Hande Soral: Normalde çok sakin, evde sadece birbirimizi öperek kutlarız.
İsmail Demirci: Bize her gün Sevgililer.
◊ Anladım, buradan bana çok malzeme çıkmayacak. zaman ilişkinin en başına dönüp başlayalım. 1 sene sevgililiğin ardından 9 senedir evlisiniz. nasıl tanıştınız?
Hande Soral: Birbirimizi ilk olarak Bodrum’ plajda gördük. Akşam butik yerdeki konserde karşılaştık. Uzun süre yanıma gelmesini bekledim.
◊ Plajda konuşmadınız.
Hande Soral: Hayır. Ben onun eski menajeriyle arkadaştım onunla konuşuyordum. Aslında
beni görmüş.
İsmail Demirci: Mayoylayım, üstüm çıplak falan diye tanışmak istemedim.
Hande Soral: Gerçi
vücudun iyiydi zamanlar.
İsmail Demirci: -Di’li geçmiş zaman kullandığın için çok teşekkür ederim (gülüyor).
Hande Soral: Şimdi gayet iyisin.
◊ Durun, gerilmeden devam edelim. Sonra
ne oldu? Gece karşılaştınız.
Hande Soral: Akşam kulüpte konser sırasında uzun süre bakıştık. Yaz akşamı, güzel güzel giyinmişiz, yanıma gelmesini bekledim.
◊ Sen neden gitmiyorsun kızın yanına?
İsmail Demirci: kadar güzel kızın bana bakacağını düşünmedim. Arada arkama dönüp başka biri var diye bakıyordum ama ağaç vardı. Biraz
astigmatım.
Hande Soral: Kardeşim arkadaşımla birlikteydim. Onlar artık gitmek istiyorlardı. En sonunda elimle ‘Hadi artık’ işareti yaptım. Geleceksen gel. tesadüf daha bekleyemeyecek durumdayız.
İsmail Demirci: Ben hareketi görünce koşarak gittim. günden beri hareketi görünce koşuyorum (gülüyor). Ertesi gün benim Çeşme’ye gitmem gerekiyordu, telefonlarımızı aldık.
class='medyanet-inline-adv'>Hande Soral: hafta içinde kere mesajlaştık. “Kahvaltı yapalım” dedik.
◊ İlk mesajı kim attı?
İsmail Demirci: Bakışmada çok aktif olmasam mesajı ben attım. Ama hafta sonra Handeler Çeşme’ye geldi benim sefer oradaki son gecemdi.
Hande Soral: Evet, İsmailler plajdaydı, “Ne tesadüf, biz oraya geliyoruz” dedim, buluştuk.
İsmail Demirci: Yani beni mayoyla göreceği varmış.
Hande Soral: Çeşme’ son gecemizde beraber yemek yedik, eğlendik, sabah uçağı vardı. gitti. Gerçekten gitti, kalır diye düşünüyordum.
◊ Sendeki rahatlık, hiç geri dönülür mü?
İsmail Demirci: Ben oraya arkadaşlarımla beraber gitmiştim, beraber döneceğiz diye sözleşmiştik. Onları satamazdım, zaten Hande’yle konuşuruz diye düşündüm.
Hande Soral: Fakat hayat ona ‘Dönemezsin’ dedi, uçak altı saat rötar yaptı. Havalimanından gece geri geldi. günden beri hiç ayrılmadık, sevgili olup hayatımıza devam ettik.
◊ Birbirinizi daha önceden ir miydiniz?
Hande Soral: Televizyonda izlediğim işinde çok miş, yetenekli bulmuştum. Ben kafama koymuştum aslında (gülüyor).
İsmail Demirci: Evet, ben iyordum. gün plajda yüzden tanışmak istemedim, insan gibi yerde görürüm dedim
◊ insan karşısındakinin evlenilecek kişi olduğunu nasıl anlar?
Hande Soral: Ben İsmail Çeşme’ye geri döndüğünde anlamış söylemiştim.
◊ Ne dedi sana?
İsmail Demirci: Sevgili olduğumuzun ikinci günü “Sen benim çocuğumun babasısın” dedi
an öyle!
◊ Sen ne oluyor diye korkup kaçmadın ?
İsmail Demirci: (Gülüyor) Kaçabilirdim çünkü Hande’yi tanıyana kadar evlenmeyi düşünmemiştim. Ama söyleyince çok mantıklı geldi.
◊ Nasıl evlenme teklif etmiştin?
İsmail Demirci: Tanışma yıldönümümüzde yemek organize ettim, yüzük aldım. Ama Hande’nin huyu var, mesela telefonu, cüzdanı cebime koyduğum zaman orada kocaman görünmesinden rahatsız olur, “Ver çantama koyayım”.
Hande Soral: Ağustos ayındaydık İsmail keten pantolon gömlek giymişti.
İsmail Demirci: Ben anlayacak diye yüzüğü cebime koyamadığım için belime, pantolonumla tenimin arasına yere sıkıştırdım. Yürüyerek gidebileceğimiz yerdi.
class='medyanet-inline-adv'>◊ Tabii yürürken yüzük aşağıya kayıyordur.
İsmail Demirci: Tabii kayıyor, düzeltmeye çalışıyorum. Sonra kutuyla oturdum. Ama nasıl çıkaracağım? Dedim ki “Tuvalete gidiyorum”. Tuvalette kutuyu çıkardım. yüzük büyük değildi ama kutu büyüktü. Sonra “Benim karım olur musun” dedim.
‘Bambaşka iki insanız’
◊ Birbirinizde neye vuruldunuz?
Hande Soral: Beni yeteneği inanılmaz etkilemişti. Tanıdıkça, ne kadar doğal, gerçek hayata benim gibi bakıyor diye düşündüm. Ne kadar aynıyız ama aslında kadar farklıyız kısmı beni heyecanlandırdı. Hâlâ bambaşka iki insanız ama başkalık beni heyecanlandırıyor.
İsmail Demirci: kere çok güzel. Sonra tabii konuşunca bambaşka özellikleri insanı vuruyor. İyi biri olduğunu, aile yapılarımızın benzediğini, benzer ama ayrı insanlar olduğumuzu görünce zaten iyice âşık oldum.
◊ anda birbirinizde en çok neye vurgunsunuz?
Hande Soral: Mesela markette alışveriş yaparken kendimle ilgili şey aklıma gelmez ama onun sevdiği şeyi alırım. her zaman. Beni kendimden önce düşünüyor. Ben onu kendimden önce düşünüyorum. inanılmaz güven veriyor. Hayatın boyunca seni kendinden önce düşünen birinin varlığı aile olmak bunun temeli bence. olmak beni hâlâ çok heyecanlandırıyor.
İsmail Demirci: Ben onsuz hayat düşünemiyorum. Onunla puzzle’ın parçaları gibiyiz, onsuz eksik kalırım.
◊ Sizce evliliğin en zor yanı ne?
Hande Soral: Tabii ki insanız, tartışıyorsun, kızıyorsun, kapıyı çarpıp çıkamıyorsun. Aslında böyle birlikte olmayı aileyi sağlam tutmayı öğreniyorsun.
İsmail Demirci: Biz kavga ettiğimizde aynı odada oturuyoruz arada. Evimiz büyük küçük olsa ona göre dizayn ediyoruz herhalde. Tabii evliliğin zor tarafları. Bence bunu kolaylaştırmanın yolu kendine ait zaman, alan yaratmak.
◊ Sizce birbirinizde en çok neleri dönüştürdünüz?
İsmail Demirci: Bende çok saman alevi sinir vardı. Hemen sinirlenip hemen düşerdim. Hande bunu çok törpüledi. Ben küçük şeylere bile sinirlendiğimde Hande bana güldü. Gülünce ne kadar manasız şey yaptığımı gördüm. aslında törpülenmemin sebebi
Hande Soral: Ben çok kontrolcüydüm, her şeyi ben planlayayım istiyordum. Çok büyük yük bunu yapmaktan çok memnun değildim aslında ama fark ettim ki onun hayatından şey alıyorum. Yani onun bardağı orada bırakma, planı yapma özgürlüğünü elinden alıyorum onun hayatına çok fazla müdahale ediyorum. İşini kolaylaştırdığımı düşünürken doğru şey yapmadığımı fark ettim.
‘Annelik acayip şeymiş’
◊ Aynı mesleği yapmak yakınlık sağlıyor, zorluk ?
Hande Soral: İkisi ama bence bizim mesleğimiz özelinde yüzde 70 yakınlık sağlıyor, yüzde 30 çalışma şartlarının çakışması zorlu oluyor. birbirimizi aydınlatıyor yardımcı olmaya çalışıyoruz. avantaj.
◊ İlk evlenmeye karar verdiğinizde kariyeriniz yeni yeni başlıyordu. ‘Hayran kaybederiz’ falan diye tereddüt yaşadınız ?
Hande Soral: Hayatımdaki önceliğim bireysel mutluluğum. Ben mutlu olacağımı hissettiğim için evlenmeyi tercih ettim. Çok mutlu olacağımı bildiğim için çocuk sahibi olmayı istedim. Dışarıdan algının ne olacağıyla inan hiç ilgilenmiyorum. Hiçbir zaman ilgilenmedim.
İsmail Demirci: Oynadığım rol ilmiyorsa bende problem vardır, yanlış oynuyorumdur, evliliğimle bunun hiçbir ilgisi yoktur. Gerçekten aklımıza gelmedi.
◊ Oğlunuz Ali 4 yaşına yaklaştı. Anne babalık sizde neyi değiştirdi?
Hande Soral: Endişe, yüreğinin sürekli pırpır olması, uyuduğun uykunun gerçekten uyku olmaması ama yandan aslında kalbinin daha ne kadar çok sevebileceğini hissetmek. Annelik gerçekten çok acayip şeymiş. Eminim ki 40 yaşına gelse aynı endişelerle, her anıyla ilgili düşünerek yaşayacağım.
İsmail Demirci: Baba olunca ilk anladığım şey anneliğin ne kadar zor olduğu. Gerçekten babalar olarak bazen çileli başım moduna giriyoruz ama annelik babalıktan kat kat. Hande’nin anneliğini gördükten sonra kendi annemi 10 kat daha fazla sevmeye başladım. Baba olunca tabii sorumlulukların, sabrın artıyor. Mesela uyandırılmaktan hoşlanan biri değilim. Ama Ali sabahın 6’sında bazen üstüme atlıyor, içimde herhangi olumsuz his olmadan sadece sarılıyorum. Çok güzel şey baba olmak.
‘Böyle oyuncuyla oynamak çok isterim’
◊ İsmail yarın ‘Anlaşılmaz Konuşmalar’ isimli oyunun başlıyor. Senin ilk tiyatro oyunun ?
İsmail Demirci: Profesyonel anlamda ilk tiyatro oyunum. Aslında her sezon başında tiyatro yapmaya niyetleniyordum. Oyuncuyu yenilediğini düşünüyorum. Ama sonra başka şey çıkıyordu. sene menajerimle konuştuk “Ben artık yapayım. Çünkü yavaş yavaş yapamayacak mıyım hissi gelmeye başladı” dedim. Çok heyecanlıyım ama provalar
iyi gidiyor.
◊ Ne anlatıyor ‘Anlaşılmaz Konuşmalar’?
İsmail Demirci: Günümüz ilişkilerindeki çıkmazları anlatıyor. Çağın getirileriyle beraber ilişkileri sorgulayan Ben iki karakter canlandırıyorum, biri polis, biri zanlı. İnşallah seyircinin takdirini kazanır.
◊ Başka projeleriniz var ?
İsmail Demirci: Haziranda dijital platforma yaptığımız işin ikinci sezonunu çekeceğiz. Ayrıca iki film yaptım. Biri Selçuk Aydemir’le, çok güzel komedi. Biri Cansu Dere Diogo Morgado’nun oynadığı ‘Portekiz Aşkı’ filmi.
Hande Soral: Ben en son çektiğimiz ‘Gassal’ın üçüncü sezonunun yayımlanmasını bekliyorum.
◊ Birlikte iş yapar mısınız?
Hande Soral: Televizyon dizisi yapmayı tercih etmeyiz.
İsmail Demirci: Çünkü çocuğumuz. Ama sinema, dijital işler, reklam filmi. Böyle oyuncuyla oynamak çok isterim.
Hande Soral: Estağfurullah efendim, ne demek?