İnsanın aşık olduğuna kavuşması güzel elbette. Acısıyla, tatlısıyla hayatını onunla ması.
Ama madalyonun öteki yüzü. Sevip kavuşamayanlar. Hatta bütün ömrünü kalbinde sevip kavuşamadığını taşıyarak geçirenler.
öylece dünyadaki serüvenini tamamlayanlar.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
İşte Sevgililer Günü'nde bunlardan birinin öyküsünü anlatacağız. Onun öyküsü biraz buruk ama belki gerçek sevginin nasıl olduğunu kanıtlayacak türden.
Üstelik öykünün kahramanı hem Yeşilçam perdesine hem televizyon ekranlarına damgasını vurmuş. Daha ötesinde 17 Şubat onun, dünyadan "gerçekten seven yürek bulamadan" gidişinin ikinci yıl dönümü.
YAŞADIĞI HAYAT BİR FİLME BENZİYORDU
ilk bakışta pırıltılı ama perde arkası hüzünlü öykünün kahramanı Sevda Ferdağ.
Genç kuşakların Ağır Roman, Sıcak Saatler, Berivan, Yaprak Dökümü Ömre Bedel gibi yapımlarla tanıdığı, ama çok daha öncesinde Yeşilçam'a daha siyah beyaz olduğu dönemlerden başlayarak damgasını vuran oyuncu, 17 Şubat 2024 günü uzun ömrünü tamamlayarak 81 yaşında hayata veda. class='medyanet-inline-adv'>
Ondan geride elbette unutulmaz filmlerle birlikte "kırık aşk öyküsü" kaldı.
Gözden KaçmasınÖlüm bile onları ayıramadı: Hasretin bıçak olup kesiyor yüreğimi. Ağlıyorum! Haberi görüntüleSEVDİ AMA KAVUŞAMADI
Sevda Ferdağ, hayatının en büyük aşkını yine kendisi gibi dönemin ünlü oyuncularından olan Tamer Yiğit yaşadı.
Evliliğin eşiğine gelseler ilişkileri kadar uzun ömürlü olmadı. Üstelik ikisi aşklarının en gündemde olduğu zamanlarda bile konu hakkında suskun kalmayı seçtiler.
Konuşulanlara göre Ferdağ, Yiğit'in askerden dönmesini bekleyip onunla evlenmeyi hayal. Evlilik teklifi geldi gelmesine ama artık geçti. Ayrılığı seçti Ferdağ.Gözden Kaçmasın38 yıllık karısı öldü, ünlü oyuncu kimsesiz kaldı. 4 yıldır yası bitmedi, gözyaşları dinmedi: Ben her gün ağlıyorumHaberi görüntüle
class='medyanet-inline-adv'>
GÜZELLİĞİ YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEDİ
Sevda Ferdağ daha ünlü olmadan önceki dönemlerde bile hep uzun boyu güzelliğiyle ön plana çıktı. Yine onun asıl istediği değildi.
Öyle ki sırf film setinde "Güzelliği sayesinde rolü aldı" denildiğini duyunca kaçıp gitti.
Kendisine birincilik sözü verilen güzellik yarışmasına katıldığında yine dönemin ünlü simalarından Leyla Sayar'ı gördü "Birincilik onun hakkı" diye kendini tuvalete kilitledi.
Güzelliği kadar yüzünü güldüren ayrıntı değildi ona. Zaten röportajında durumdan dert yanmıştı: "Kimse benim ruhumu, inceliğimi, dürüstlüğümü keşfetmek derdinde değildi. Herkes güzelliğimin peşindeydi. Beni gerçekten seven yürek istedim" diyerek özetledi hissettiklerini.
DURMADAN FİLM İZLERDİYeşilçam'ın unutulmaz oyuncusunun hayat öyküsü 1942 yılında Edremit'te başladı. Annesi Ayşe Hanım babası Şakir Bey aslında ona Lütfiye adını vermişti.
Ünlü oluncaya kadar adı Lütfiye Dumrul'du. ablası vardı Fikriye. Zaten ikisinin ismi uyumlu olması için böyle seçilmişti.
İlkokulu Balıkesir' bitiren oyuncu, ortaokula İstanbul' Erenköy' gitti.
zamanlar insanların tek en büyük eğlencesi sinemaydı. Lütfiye ablasıyla birlikte durmadan film izlerdi.
Hatta bilet parası bulmak onlar için kolay değildi. boş yoğurt kaplarını toplar onları satıp bilet parasını çıkarırdı.
Kendisi sıralarda pek aklından geçirmese Lütfiye, gerçekten dikkat çekecek güzelliğe sahipti.
Gözden KaçmasınDünya onların aşkını gıptayla izliyordu: Başkasıyla evlendim. Ama ilk kocama olan aşkımı öldürmezHaberi görüntüleHEP AYNI SORU: 'ARTİST OLMAK İSTER MİSİN?'İstiklal Caddesi'nde yürürken en çok duyduğu soru "Artist olmak ister misin?" oldu. Her seferinde "hayır".
Ama yandan varlıklı aile değillerdi. Zaten ablası Fikriye sinemaya başlamıştı. Aileye biraz maddi katkı olsun diye annesi duruma sıcak baktı.
Sadece 14 yaşındayken sinema hayatına girdi. Ama gün sette birilerinin kendisi hakkında "Güzelim diye oyuncu olacağını sanıyor" dediğini duyunca kaçıp gitti.
Sinema yerine otobüslere muavin olmak için girişimde bulundu. ilana başvurdu ama geri çevrildi.
noktadan sonra artık onun için sinemadan başka seçenek kalmamıştı. sırada ne okuyordu ne işte çalışıyordu Lütfiye.
İLK FİLMİNİ KİMSE İZLEMEDİ1958 yılında Günden Sonra ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. Ama ilk filmini kimse izlemedi. Bunun için 1963 yılını beklemesi gerekecekti.
Azrail'in Habercisi onun için dönüm noktası. ilk filmlerde afişte adı Lütfiye Dumrul olarak geçiyordu. Ama Yeşilçam' isim değiştirme modasına
arkadaşının "Çok sevdalı bakıyor Adı Sevda olsun" demesiyle artık adı belirlenmiş.
Sinemada giderek yükseldi, ardından süre sahne deneyimi yaşadı.
İlerleyen yıllarda hem sinema hem ekranın aranan yüzlerinden biri olarak hayatını sürdürdü.
Sıcak Saatler, Aşkın Dağlarda Gezer, Aşk Güzel Şeydir, Berivan, Gelin, Yaprak Dökümü, Ömre Bedel gibi dizilerde kamera karşısına geçti. Sevda Ferdağ, dünyadaki uzun, kimi zaman pırıltılı, kimi zaman hüzünlü öyküsünü 17 Şubat 2024 günü İstanbul'daki evinde tamamladı.
Geride değil birkaç kuşağın hafızasında yer eden filmleri, dizileri tamamlanmamış aşk öyküsü kaldı.