Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Valiler Buluşması" programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere elimizi gövdemizi taşın altına koyduk".class='medyanet-inline-adv'>

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimizin her ferdinden, dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde gönül coğrafyamızda barışın, huzurun istikrarın hüküm süreceği güzel günlerin çok yakın olduğunu kez daha ifade etmek istiyorum.".

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Valiler Buluşması" programındaki konuşmasında, programın ülke, millet şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi.

Geçen hafta İçişleri Bakanlığında nöbet değişimi yaşandığını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

"2,5 yıl boyunca İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Yerlikaya'ya kez sizlerin huzurunda hizmetleri için teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanlığı görevini devralan Mustafa Çiftçi'ye aynı şekilde başarılar diliyor, yapacağı hayırlar sebebiyle milletim adına kendisine şimdiden şükranlarımı iletiyorum. Sizlerle birlikte vali yardımcılarımıza, kaymakamlarımıza mülki idare teşkilatımızın her mensubuna Rabb'imden muvaffakiyetler temenni ediyorum. Şehit mülki idare amirlerimizle birlikte ebediyete irtihal eden valilerimizi, kaymakamlarımızı bilvesile rahmetle yad ediyorum. Hepsinin ruhu şad, mekanları cennet olsun."

GAZZELİLERE DAYANIŞMA MESAJLARINI GÖNDERDİ

class='medyanet-inline-adv'>

Ramazan-ı Şerif'in millet, alemi İslam tüm insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, rahmet kapılarının açıldığı söz konusu mübarek günlerin, birlik beraberliklerini güçlendirmesini Allah'tan niyaz.

Mehmet Akif Ersoy'un "Ya Rab, muazzam ramazan hürmetine, kaldır aradan vahdete hail ne ise; Ya Rab, asırlarca süren tefrikadan, artık ezilip düşmesin ümmet ye'se" dizelerini okuyan Erdoğan, Ersoy'un duasına kendilerinin gönülden "amin" dediğini aktardı.

Ramazan-ı Şerif'i derme çatma çadırlarda karşılamalarına rağmen vakar dirayetlerinden taviz vermeyen Gazzelilere, şahsı ülke adına dayanışma mesajlarını gönderen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

class='medyanet-inline-adv'>

"Milletimizin her ferdinden, dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde gönül coğrafyamızda barışın, huzurun istikrarın hüküm süreceği güzel günlerin çok yakın olduğunu burada kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza hayallerimize sahip çıkalım. İşte zaman Cenabıallah'ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratmayacağımız hiçbir oyun senaryo kalmayacaktır.""DEVLET BİZDE YALNIZCA İDARİ BİR TEŞKİLATLANMAYI İFADE ETMEZ"class='medyanet-inline-adv'>

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Topçu'nun millet, tarih kimlik arasındaki rabıtayı kaleme aldığı ifadelerini arak, şöyle konuştu:

"'Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, izan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırırsanız, insan sürüsü kalır. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler düşünüşler ona zincirin halkaları gibi gelir. Ben babama, Kosova'nın kahramanlarına Yıldırım Han'a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunuslar'la Alparslanlar'dan geçerek Hazreti Muhammed'e kadar uzanan zincirin bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet büyük dimağın böyle büyük ruhun adıdır'. Büyük millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun özelliği devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam atfettiğimiz önemdir. tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebet müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış sonraki kuşaklara aktarmış milletiz. Milli manevi değerlerimiz, beşeri kültürel kıymetlerimiz, geçmiş gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte yüzden devlet bizde yalnızca idari teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat merhamet gibi anlamları ihtiva."

 

class='medyanet-inline-adv'>

"ADALETİ İYİLİĞİ TESİS ETMEDEN İDAREYİ TEMİN EDEMEZSİNİZ"

Binlerce yıllık devlet geleneklerinin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ahlakın olduğunu vurgulayan Erdoğan, " bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliye- sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa hakikati, 'hükümet hikmet müşterektir' sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar, hikmeti dışlarsanız huzur istikrarı sağlayamazsınız." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Nizamülmülk'ün Siyasetname adlı eserinde yer alan anekdotu ise sözlerle dile getirdi:

class='medyanet-inline-adv'>

"Rivayet olunur ki Humus Valisi, Ömer bin Abdülaziz'e şöyle mektup yazdı. 'Humus çarşısının duvarı harap olmuştur. Onu imar etmek lazımdır. Ne buyurursunuz?'. Ömer bin Abdülaziz, aynı kağıda şöyle yazdı; 'Humus çarşısının duvarını adaletle yükselttiğinde, yolları korku zulümden arındırıp tertemiz ettiğinde ortaya çıkacak yapının çamur tuğlaya ihtiyacı yoktur'. Mesele bizim için işte kadar kristalize hakikattir. İllerimizde şahsımı devletimizi temsilen görev yapan valilerimiz, yönüyle hayati yetki sorumluluğu deruhte etmektedir."

Valinin, kamil müşfik devletin sahadaki yansıması olduğunu dile getiren Erdoğan, "Adalet, hikmet hükümetin eritme potasıdır. Vatandaş devletin buluşma noktasıdır. Valilik, sadra şifa olma, derde deva olma yeri, milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem hemdert olma makamıdır." ifadesini kullandı.

Valilerden en büyük beklentilerinin, sorunlara hızlı etkin çözümler üretmeleri, insanların gönlüne girmeleri, görev mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleri olduğunu kaydeden Erdoğan, liderliğin esasen bunları gerektirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Başarılı vali, iyi lider demektir. İyi liderlik yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareimaslahatçılıktan, yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara'ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir." değerlendirmesinde bulundu.

Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen yöneticinin, ne bulunduğu vilayete ne riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Her birinizden görevinizi yaparken hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları, milletimizin şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk'ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz." diye konuştu."DEVLETİ TEMSİL EDERKEN VAKUR OLMAK, KİBİRLİ OLMAK ANLAMINA ASLA GELMEZ"

Her fırsatta vurguladığını, bugün altını tekrar çizdiğini söyleyen Erdoğan, "Ünvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz, aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz." sözlerini sarf.

Son dönemde şikayetlere konu olan hususu ifade etmekte fayda gördüğünü aktaran Erdoğan, "Sosyal medyanın dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim bilgilendirme faaliyetlerinin önemli kısmı mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız görevlilerimiz doğal olarak mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak i almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya iletişim krizine dönüşmektedir." görüşünü tı.

Erdoğan, konuda hassasiyet gösterileceğine inandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tahir bin Hüseyin'in Rakka Mısır valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri şahsımla birlikte sizlere hatırlatmak istiyorum: 'Bilesin ki mülk Allah'ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker,. En hızlı el değiştiren nimet nimettir. İdareci mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah'ın fazlından lütfettiği nimet hızla el değiştirerek, başkasının. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası mazlumlara yardım etmek olsun'. hikmet dolu sözlerin, vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum."

 

"DOĞRU BİLDİĞİMİZDEN ASLA AYRILMAYACAĞIZ"

Geçen hafta belediye başkanlarına ifade ettiği bazı hususları valilerin dikkatine getirmek istediğini vurgulayan Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif'i hem ülkemizde hem sınırlarımızın ötesinde dolu dolu geçirmek amacıyla iftar sahur sofralarına konuk olacak, vatandaşlarımızla aynı çorbaya kaşık sallayacak, aynı ekmeği bölüşecek, hanelerle birlikte asıl gönüllere misafir olacağız. Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz.".

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye' laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz." diye konuştu.

Valilerden mübarek ramazan ayında çok büyük gayret beklediğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şunu en iyi sizler biliyorsunuz. Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle maz. yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, bunları en hızlı şekilde çözüme sizler ulaştıracaksınız. Gariplerin, yoksulların, öksüz yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur iftar programlarıyla, yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa sizler uzatacaksınız. Eğer evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun vebali ne siz ne biz taşıyabiliriz. konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı hassasiyet beklediğimi tekrar ifade ediyor, Rabb'im yar yardımcınız olsun diyorum."

Derdi olan, ülkenin, milletin derdiyle dertlenen kadro olduklarını ifade eden Erdoğan, milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldıkları günden yana 86 milyonun müreffeh mutlu geleceği için canla başla çalıştıklarını söyledi.
"MÜSTESNA BİR BAŞARIYLA SÜRECİ YÖNETİYORUZ"

Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi adım attıklarını hatırlatarak, ifadeleri kullandı:

"Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük hassasiyetle hem müstesna başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız sahadaki görevlerini özenle koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Malumunuz Meclisimizin çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik Demokrasi Komisyonumuz raporunu bugün tamamladı. Tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul.

vesileyle 5 Ağustos'tan beri Komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine, bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle Komisyon'a katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı, uzlaştırıcı tavır için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki raporu önemli kazanım olarak görüyorum. Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye'yi, inşallah ardından terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız."

 

"İNŞALLAH HEDEFLERİMİZE TEK TEK ULAŞACAĞIZ"

Sürecin sıhhatli şekilde bölgelerdeki valiler başta olmak üzere mülki idare amirlerine önemli görevler düştüğünü dile getiren Erdoğan, "Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye'ye doğru ilerlediğimiz günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden konuda azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız." diye konuştu.

Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif'in alem-i İslam'ın intibahına vesile olmasını temenni. Valilere yaptıkları yapacakları tüm hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, çalışmalarında üstün muvaffakiyetler diledi.

 

NOTLAR

Programda konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yılın idarecilerine ödülleri takdim edildi.

"Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü"ne, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Sühely Üçer; "Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü"ne, Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli; "Merhum Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü"ne, Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz; "Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü"ne, Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş; "Vali Doktor Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü"ne, Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu; "Merhum Vali Orhan Alaaddin Erbuğ Meslekte Olay Anı Ödülü"ne Şırnak Vali Yardımcısı Murat Çiçek layık görüldü.Gözden KaçmasınCumhurbaşkanı Erdoğan'dan Avrupa ülkelerine uyarı: Mantıklı olmadığını artık kabul etmeleri gerekirHaberi görüntüleGözden KaçmasınTerörsüz Türkiye raporu kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Terör meselesinde tarihi süreçteyizHaberi görüntüle