Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan metin imzaya açıldı. İmzalandı bakanlığımızı anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil. Dolayısıyla biz bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağız".class='medyanet-inline-adv'>

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sabah saatlerinde Artvin'e geldi. Artvin Çoruh İlkokulu'nu ziyaret eden Bakan Tekin, öğretmenler öğrencilerle araya geldi. Ardından Artvin Valiliği'ni ziyaret eden Bakan Tekin, valilik şeref defterini imzaladı. Bakan Tekin, burada gerçekleştirilen il eğitim değerlendirme programına katıldı.

'CİDDİ BİR DEVRİM YAPILDI'

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

Program sonrası açıklamalarda Bakan Tekin, "Bugün sabahın erken saatlerinde Artvin'e geldik. Sabah buraya varır varmaz ilkokulumuzda öğretmen arkadaşlarımızla sohbet ettik. Ardından Vali Bey'in başkanlığında Artvin'le ilgili genel sunum, değerlendirme yaptık. Hemen akabinde İl Milli Eğitim Müdürümüz, ilçe milli eğitim müdürlerimiz, il milli eğitimdeki il müdür yardımcısı şube müdürü düzeyindeki arkadaşlarımızla oturduk ildeki eğitim öğretim ortamlarını değerlendirdik. Tabii 2002 itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye' eğitim öğretim süreçlerinde ciddi devrim yapıldı" diye konuştu.

Gözden KaçmasınBakan Tekin'den okullarda ramazan etkinliği açıklaması: Değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruzHaberi görüntüle

'ANAYASANIN KENDİ İŞLERİNE GELEN MADDELERİNE BAKIYORLAR'

Ramazan ayıyla ilgili faaliyetlere gelen eleştirilerine yönelik konuşan Bakan Tekin, şunları söyledi: "Ramazanla ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Ben öncelikle şunu söyleyeyim; anayasamız, anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığı'na bütün kamu görevlilerine anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz ona göre davranıyoruz. Fakat bizim ramazan ayı ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler, anayasanın kendi işlerine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan metin imzaya açıldı. İmzalandı bakanlığımızı anlamda zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasası’nı bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız Biz bütün etkinliklerimizde, bütün çalışmalarımızda anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz. Biz bunları yaparken hak etmediğimiz eleştirilerle karşı karşıya kaldığımızda doğal olarak tepkimizi gösteriyoruz."

class='medyanet-inline-adv'>

'MİDESİ GENİŞ BİR İNSAN DEĞİLİM'

Bakan Tekin, "Bakın ben Anadolu çocuğuyum. Anadolu'nun her tarafında küfür ya hakaret olarak kabul edilen cümleleri kullanıp arkasından 'Bence küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum' diyen Özgür Özel kadar midesi geniş insan değilim, kusura bakmayın. Dolayısıyla 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler, benim durduğum yerden suç teşkil. Benim, benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın eğitim camiasındaki konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağız".

'BEN ANLAMAKTA ZORLANIYORUM'

Bakan Tekin, "Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim ramazan ayında yaptığımız etkinlikler; milli dayanışma, birlik beraberlik kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri, 'eğitimde Talibanlaşma süreci' olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar böyle şeyi söyleyebilmek için ya toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya art niyetli olmanız gerekir. Başka, başka diyor ki mesela bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump'ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkartıyorsunuz; ramazan genelgesinden böyle ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. Laik-hukuk düzenini ortadan kaldırmak. Ne yapmışız? Anadolu' herkesin heyecanla beklediği, Anadolu' toplumsal dayanışma kardeşlik benzeri hususları vurguladığımız ramazan ayını çocuklarımız heyecanla karşılasınlar; 'Dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma duygularımız çocuklarımız tarafından içselleştirilsin' dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmaya yönelik çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade 'gerici azınlık' tanımlaması. bunu söyleyen kişilere misliyle iade ediyorum" diye konuştu.

class='medyanet-inline-adv'>

'RAHATSIZ OLMAYACAKSINIZ'

Bakan Tekin, "Suç duyurusunda bulunmamızdan rahatsız olmayacaksınız. Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, dini inanç ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez. Biz zaten herkesin dini inanç ibadet hürriyetinin anayasamızın başlangıç kısmında tanımlandığı gibi temel hak hürriyetler, 'Bütün Türk vatandaşları için eşit düzeyde sağlanmalı' mantığından hareketle yürüdüğümüz için bunu savunmayı suç olarak değil, tam tersine erdem olarak kabul ediyoruz. Temel hak hürriyetleri amasız fakatsız olarak bütün vatandaşlarımız için savunan Cumhurbaşkanımız onunla birlikte çalışan Cumhur İttifakı ortağımız. Biz liderlerimizin talimatları doğrultusunda onların bize çizdiği perspektif doğrultusunda anayasada tanımlanan çerçevede hareket etmeye çalışan yürütme organlarıyız. Dolayısıyla yaptığımız şeylere yönelik tür ifadeler, ifadeleri kullandıktan sonra suç duyurusunda bulunmamızdan rahatsız olmayacaksınız. Nasıl siz demokratik hakkınızı kullandığınızı iddia ediyorsanız; demokratik hukuk devletlerinde yargı hukuk üzerinden mücadele, hak aramak demokratik haktır. Rahatsız olmayacaksınız. Suçunuz yoksa yoktur zaten ama ben rahatsızlığımı ifade etmek için suç duyurusunda bulunmayı tercih ettim".