Geçtiğimiz günlerde X’te yapılan ım pek çoğumuzu şaşırttı çünkü ımda Melis isminin dönem yasak olduğu yazıyordu. Bugün ülke genelinde 34 bin 909 kişinin taşıdığı ismin, bundan yalnızca 35-40 yıl önce yasaklı olduğunu ise neredeyse kimse hatırlamıyor.
Biz Türkiye’nin ilk Melislerinden biriyle, ismini kullanma hakkı edininceye kadar nüfus cüzdanı çıkarılmayan Melis Binay konuştuk, ona ailesinin süreçte yaşadıklarını ismiyle kurduğu bağı sorduk…
Önce konunun kısa özetini geçelim. Jale Özgen Binay çifti, 8 Mart 1987’ dünyaya gelen kızlarının nüfus cüzdanını çıkartmak için doğumdan hemen sonra Kadıköy Nüfus Müdürlüğü’ne başvurdu.
Burada kızlarına Melis ismini koymak istediğini beyan eden baba Özgen Binay’a ismin “yasak olduğu” söylendi. Gerekçe ise “isim ambargosuydu”. Çünkü isim Latince kökenliydi onu isim ambargosuna sokuyordu. Aileye kızlarına ismi veremeyecekleri iletildi ancak hikâye tam noktada başladı.
Baba Özgen Binay dönem Hürriyet’e verdiği demeçte, “Uygulama keyfi antidemokratiktir. işle sonuna kadar uğraşacağım” açıklamasını yapmıştı.
olarak ekleyin
Melis ismi TDK’ya göre Rumca kökenli. “Bal”, “tatlı şey”, “sevgili” “oğul otu” gibi anlamlara sahip.
KADIKÖY’ DÖRT KİŞİLİK BİR AİLE
Anne-babası için “İkisi yeniliklere açık, kendilerini geliştirmeye önem veren insanlar. Onlar sayesinde çok güzel çocukluk yaşadım çekirdek ailemi hayatta hiçbir şeye değişmem” diyen Melis Binay, çocukluğunu ise şöyle anlattı:
“Kardeşimin gelişi benim çocukluğa giriş dönemime denk geldi. Çok sevgi dolu, ımcı ailede büyüdüm. En büyük şansımın annem, babam kardeşim olduğunu düşünüyorum. Geniş ailemiz çok sıcak aileydi.”
Melis Binay’ın Deniz isimli kardeşi. Gerçi Melis Binay dünyaya geldiğinde Deniz ismi yasakmış. dönem Melis Binay aynı habere konu olan Melis-Deniz ikizlerin hikayesinden öğrendik. İkizlerden Melis’e aynı gerekçeyle engel çıkarılırken Deniz’e ise hiçbir gerekçe sunulmadı. İkizlere yıllarca nüfus kâğıdı verilmiyor. Neyse ki Melis’in kardeşi Deniz 1993’te dünyaya geldiğinde böyle mesele gündem olmadı.
DOĞUMDA KARDAN YOLLAR KAPANDI
Aslında Melis Binay’ın doğumu ismine kavuşması kadar maceralı olmuş:
“1987 yılında İstanbul’ çok büyük kar yağışı olmuş. Kardan dolayı ulaşım neredeyse tamamen durmuş” diyen Binay, ailesinin Caddebostan’ ikamet ettiğini ancak hastanenin Mecidiyeköy’ olduğunu kar yağışından dolayı ailesinin hastaneye gitmesinin neredeyse imkânsız hale geldiğini anlattı. Binay, anne-babasının yaşadıklarını sözlerle aktardı:
class='medyanet-inline-adv'>“ dönem çok bilinen şarküteri markasının sahibi apartmanımızda oturuyormuş. Kar yağışı başladığında arabasıyla eve dönememiş, şirketine ait ürün taşıyan logolu kamyonla eve gelmiş. Doğum sancıları başlayıp ambulansın gelemeyeceği anlaşılınca, arabalar hareket edemeyince, ‘Ben sizi bırakırım’ demiş. Onun sayesinde annem doğuma yetişebilmiş. Böylece dünyaya geliş hikâyem biraz şenlikli, biraz film sahnesi gibi anıyla başlamış.”
Aslında Melis Binay’ın doğduğu tarih ömrünün mücadeleyle geçeceğini simgelemiş. 8 Mart’taki doğumda kar engeli aşıldıktan sonra, ikinci engel Nüfus Müdürlüğü’nde karşılarına çıktı.
Melis Binay, ailesinin nüfus dairesinde yaşadıklarını “Oysa benden önce ismin verildiği kişiler vardı; bazıları sorunsuz, bazıları ise dava yoluyla ismi alabilmişti. dönemde konu büyük ölçüde nüfus müdürünün inisiyatifine bağlıydı” sözleriyle anlattı.
Melis Binay burada haklı çünkü dönemin İstanbul Nüfus Vatandaşlık İşleri Müdürü Nurettin Çivi, isim ambargosunun 16 Mayıs 1972 tarihinde yürürlüğe giren 1587 sayılı kanuna dayanılarak İçişleri Bakanlığı’nın emriyle yapıldığını belirtmişti. Peki isim ambargosu listeden oluşuyordu?
sorunun cevabı ise hayır. Nurettin Çivi, ellerinde ambargolu isim listesi bulunmadığını ancak ilçe nüfus müdürlüklerinin “şüphelendikleri” ya ilk kez karşılaştıkları isimler için “ihbarda bulunduğunu” dile getirdi.
Bebeğe Melis isminin koyulamayacağı 12 Nisan 1987 tarihli Hürriyet gazetesinde “İsim Sansürü” diye manşet olunca nüfus müdürlüğü aileye bebeğin kimliğini verdi ancak ismin değiştirilmesi için dava.
class='medyanet-inline-adv'>“Nüfus müdürünün ısrarıyla başlayan süreçte babam geri adım atmadı. Devlet tarafından açılan davaya karşı annem babam dava açtı” diyen Binay’ın ailesine açılan davanın gerekçesi ise bugün trajikomik. Aile, Türk kültür örf ananelerine aykırı isim koymaktan yargılandı.
Dava sürecinin aynı yıl haziran sonunda neticelendiğini vurgulayan Binay, “Ailem beni elbette kendi ismimle çağırıyordu” dedi kimliksiz geçen günlerinde ailesinin hastane işlerini nasıl hallettiğini ise şöyle anlattı:
“ süreçte ailemizden çocuk doktoru Feridun amcamız eczacı dedem sayesinde tüm kontrollerim sorunsuz ilerlemiş. Ailem davayı sürdürürken çevrelerindeki herkes onları desteklemiş. Onların motivasyonu sadece ismi sevmeleri değil, aynı zamanda haksızlığa uğramamak istemeleriydi.”
class='medyanet-inline-adv'>Binay ailesi. Fotoğraf: Melis Binay
Melis Binay, davanın basında geniş yer bulmasıyla birlikte Melis isminin Türkiye’ daha bilinir kabul edilir hale geldiğinin altını çizdi. “Benden önce benzer davalar vardı elbette ama sürecin görünür olması, insanların artık ismin konabileceğini öğrenmesini sağladı” değerlendirmesini yaptı.
X’te yapılan ımlarda 1991’ bile ana-babaların çocuklarına Melis ismini koyarken zorluklarla karşılaştığı, mahkemelik olduğu görülüyor. 1587 sayılı kanunun yıllarda hala çeşitli nüfus müdürlüklerince uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor.
“İSMİMİ TATLI BAŞLANGIÇLARLA ÖZDEŞLEŞTİRDİM”
“İnsanlar isimleriyle yaşar” derler, hepimiz ismimizle biraz özdeşleşmek, bağ kurmak, kişiliğimizde ondan ufak olsa iz bulmak isteriz. Kendisinin ismiyle nasıl bağ kurduğunu sorduğumuzda ise Melis Binay bize cevabı verdi:
“Mel’ kökü birçok dilde bal, şeker, tatlılık anlamlarını taşıyor. dönem yaptığım araştırmalarda ismin başka anlamının sabah güneşiyle birlikte çiçeklerin salgıladığı tatlı öz olduğu bilgisine rastladım. yüzden ismimi her zaman güneşle, doğayla tatlı başlangıçla ilişkilendiriyorum.”
PARİS’TE BİR ‘MELİS’ ANISI
Melis Binay, ismiyle ilgili en ilginç anılardan birinin 2015 yılında Paris’te yaşandığını belirtti. “Fransa’nın olağanüstü hâl döneminde, havaalanında şüpheli çanta nedeniyle büyük panik yaşandı” diyerek anlatmaya başlayan Binay, hikâyesini şöyle sürdürdü:
“Fransızcam yeterli olmadığı için oldukça korkmuştum. sırada yanımda duran, çok güçlü enerjisi olan kadın bana yardımcı oldu, olup biteni İngilizce anlattı. Sohbet sırasında ismimi söylediğimde, dünyada isimlerin kökenlerini araştıran Amerikalı profesör olduğunu ‘Melis’in çok kıymetli isim olduğunu söyledi. Bana ismin anlamına dair bazı bilgiler verdi; çiçeklerin sabah güneşiyle salgıladığı tatlı öz hikâyesini ondan duydum. kaotik anda bana adeta melek gibi gelmişti. Sonrasında daha irtibat kuramadık ama anı hâlâ çok sıcak hatırlarım.”
‘BÖYLE BİR MÜCADELEDEN GURUR DUYUYORUM’
Melis ismi bugün hayli yaygın ama Melis Binay’ın hikâyesi kadar sıra. ismi taşıyor olmaktan gurur duyduğunun altını çizen Melis Binay sözlerini şöyle noktaladı:
“ ismi taşıyor olmaktan böyle mücadeleyle bana verilmiş olmasından büyük gurur duyuyorum. Ama hikâyenin gerçek kahramanları annem babam. Onların inancı, ısrarı emeği olmasaydı belki bugün birçok kişi ismi taşıyamayacaktı. İsimlerin insanın karakteri hayatıyla güçlü bağı olduğuna inanıyorum; bana armağanı verdikleri için onlara her zaman minnettarım.”