Eskiden kimsenin aklına ebeveyninin huzurevinde yaşaması ihtimali gelmezdi. Çoğumuzun büyüklerimizle güzel anıları. Fakat Türkiye hızla yaşlanıyor. Bunun yanı sıra yaşam şartları değişip zorlaştı. koşullar altında yaşlı kişiler için huzurevleri seçenek olarak karşımıza çıkıyor. 60 yaş altı 60 yaş üstü 100 kişiye görüşlerini sorduk.class='medyanet-inline-adv'>

Biz ebeveynlerine sahip çıkan, onlara özen gösteren toplumuz. Çoğumuz dedemizle, büyükannemizle aynı evin içinde büyüdük. Fakat özellikle büyük şehirlerdeki zorlu yaşam koşulları birçoğumuzu huzurevi gibi çözümlere yöneltiyor. Bakılanlar bakım verenler için kurumlar artık önemli seçenek. Elbette sorunlar yaşanıyor. Devlete bağlı kurumlarda ücretsiz kalanlar var, imkânı olup ödeme yapanlar. Özel olanların ücretleri hayli yüksek. Yapılan son yüzde 35’lik zamla özellerde 100 bin, devlet kurumlarındaysa 20 bin lirayı aşan rakamlar söz konusu. İşin başka boyutuysa yaşlıların büyük bölümü evinde kalmak istiyor; çiçeklerinden, kedilerinden ayrılmak istemiyor. Fakat ihtiyaç duydukları bakıma hepsi ulaşamıyor. Üstelik Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye artık ‘çok yaşlı ülkeler’ kategorisinde. Yaşlı nüfus kabul edilen 65 yaş üzerindeki kişi sayısı 2019’ 7 milyon 550 bin 727 kişiyken son beş yılda yüzde 20,7 artarak 2024’te 9 milyon 112 bin 298 kişiye ulaştı. TÜİK’in tahminlerine göre yaşlı nüfusun oranının 2030 yılında yüzde 13,5 olacağı öngörülüyor.

class='medyanet-inline-adv'>

60 yaş altındaki 65 kişi ‘Ebeveyninizin huzurevinde yaşamasına nasıl bakıyorsunuz, siz böyle kurumda kalır mısınız’, 60 yaş üstü 35 kişi ‘Huzurevinde kalmak ister misiniz’ sorumuzu cevapladı. 60 yaş altında olanlardan güvenli konforlu olması şartıyla huzurevlerine sıcak bakanların sayısı epey fazla. 60 yaş üstü olanların çoğuysa evlerini tercih ediyor. İşte aldığımız yanıtlardan bazıları.

Kaç kurum var?

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

◊ Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Engelli Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 Eylül ayı itibariyle bakanlığa bağlı 17 bin 885 kişi kapasiteli 172 huzureviyle, bakım rehabilitasyon merkezlerinde 15 bin 4 yaşlıya hizmet veriliyor. Özel sektöre ait 19 bin 80 kişi kapasiteli 280 huzurevinde 13 bin 633 kişiye bakım hizmeti sunuluyor. Ayrıca kamu kurumlarına ait 1.647 kapasiteli 16 huzurevinde 1.119 yaşlıya daha hizmet veriliyor. İnşaatı devam eden 710 kişi kapasiteli 6 huzurevinin 2026 yılında tamamlanması hedefleniyor.

class='medyanet-inline-adv'>

‘Ailemi göndermem ama kendim düşünüyorum’

◊ Mustafa. (44), makine mühendisi: Anne-babama kendim bakarım. Bana gelince, kimseye yük olmak istemem, yüzden ilerleyen zamanlarda huzurevine gidebilirim.

◊ Fatma. (52), emekli: Annem, babam için doğru bulmuyorum. Ama ben eşim eğer birbirimize bakamayacak duruma gelirsek birlikte huzurevinde yaşamayı düşünüyoruz, tabii ki emekli maaşımız yeterse.

◊ Tülay. (51), emekli: Annemi huzurevine bırakmam ama benim çocuğum beni bıraksın isterim. Tek çocuğum var onun yaşlılığım için yatırım olduğunu düşünmesini istemem.

◊ Zeynep Göllü (45), emekli: Olanaklarım gücüm elverdiği sürece ailemin alışık olduğu yuvasında olmasını isterim. Kendi adımaysa vakti gelince uygun huzurevini kesinlikle tercih ederim.

class='medyanet-inline-adv'>

◊ Fulya. (50), öğretmen: Kesinlikle arayıp sormak, ilgilenmek şartıyla sıcak bakıyorum. Allah aşkına bana çocuklarım nasıl bakacak! Huzurevleri arttırılmalı, şartları daha iyi hale getirilmeli. Ben sağlıklıysam anneme bakarım. Her mahallede yaşlı evi olmalı.

◊ Şerif Yaşar (43), sanat tarihçisi: Çekirdek aile yapısının yaygınlaşması, ekonomik zorunluluklar zaman yetersizliği, evde yaşlı bakımını hem fiziksel hem psikolojik açıdan son derece zor hale getiriyor. Yaşlandığımda huzurevinde kalmayı kesinlikle düşünürüm.

‘Anne-babamı iç huzuruyla yatırırım’

◊ Çisel Aşula (38), ekonomist: Huzurevinde yaşamak, yaşlı bireyler için doğru sağlıklı tercih olabilir. İki çocuk annesi biri olarak yaşlanınca bakıcıya emanet edilip eve hapsedilmiş yaşam sürmek yerine; nitelikli bakımevinde yaşamımı sürdürmeyi daha sağlıklı insani buluyorum.

class='medyanet-inline-adv'>

◊ Dilara Akyol (28), eczacı: Kültürle, nesille ekonomik imkânlarla çok alakalı Belli yaştan sonra huzurevine yatmayı yatırmayı çok mantıklı buluyorum. Kendi anne-babamı iç huzuruyla yatırırım.

◊ İpek. (27) İşsiz: Toplumda çoğu zaman kötü yer ya kötü fikir gibi görülse bence huzurevleri gerekli yararlı.

◊ Çisel Karacebe (33), sosyolog: Huzurevlerinin Türkiye’ dünyada çok iyi örnekleri. Büyüklerin hem toplumla kaynaşmasını sağlayacak, onların kendini tecritteymiş gibi hissetmeyecekleri iyi bakım aldıkları huzurevleri mümkün.

60 yaş altı

%54: “Büyüklerimizin huzurevinde yaşamasına olumlu bakıyorum.”

class='medyanet-inline-adv'>

%46: “Büyüklerimizin huzurevinde yaşamasını doğru bulmuyorum.”

‘Mecbur kalınan yer değil, iyi yaşam alanı olmalı’

◊ Devrim. (43), sağlık teknisyeni: Önemli olan bunun ‘terk edilme’ gibi değil, kişinin hayat kalitesini arttıran tercih olarak görülmesi. Bence esas yapılması gereken şey algıyı kırmak huzurevlerini ‘mecbur kalınan yer’ değil, iyi yaşam alanı haline getirmek.

◊. (56), iletişim danışmanı: Ülkemizde huzurevi algısının düzeltilmesi gerekiyor. Huzurevi deyince yaşlıların baştan savılmak için götürüldüğü yer algısını kırmak çok önemli. Aslında tam tersine kendi başına yaşamakta zorlanan yaşlılar için çok daha pratik sosyal ortam olduğunu anlatmak için uzun yol kat etmek lazım. Ama yapılabilir.

◊ Özge. (39), kalite kontrol uzmanı: Hepimiz ailemizden uzakta yaşıyoruz. Otel gibi huzurevinde kalsalar içimiz daha rahat etmez ? Tabii şartlar sebebiyle onlara kadar rahat söylenemiyor. Huzurevine gitmek sanki kötü şeymiş gibi lanse ediliyor. Adı kesinlikle huzurevi olmamalı.

◊ Aslı Akyüz (45), planlama yöneticisi: Adının huzurevi olması bizim toplumumuzda yanlış anlaşılıyor. Fakat bunun düzgün PR çalışmasıyla aşılacağını düşünüyorum.

‘Şefkat aile üyelerinden alınmalı’

◊ Meral Erdoğan (49), illüstratör: Huzurevleri bana bakım kadar terk edilişi çağrıştırıyor. Toplum olarak yaşlıları sevmekten söz ediyoruz ama onlarla yaşamaktan kaçıyoruz.

◊ Selda. (50), öğretmen: İlerleyen yaşta ihtiyaç duyulan şefkatin ancak aile üyelerinden alınabileceğini düşünüyorum.

◊ Gökçe. (42), şehir plancısı: Sadece aynı yaş grubundaki insanların arada yaşamasının çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Yaşam enerjisinin kuşaklararası etkileşimle canlı kaldığına inanıyorum.

◊ Mustafa Gezer (45), emekli: “Anne babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun.”. Muhammed’in hadisi benim konuya bakış açımı çerçeveliyor. Annem sağ yanımda.

60 YAŞ ÜSTÜ NE DÜŞÜNÜYOR?

‘Yuvamdan ayrılma fikri mutsuz eder’

◊ Sedef Akkaya (60), emekli otel işletmecisi: Eğer sağlıklıysam, evimi tercih ederim. İhtiyaç duyduğum durumda olursam huzurevini isterim ama lüks huzurevi isterim. Modern olsun, her imkânı olsun isterim.

◊ Zafer Ünal (80), emekli: İnsan evinde olmalı, bakıcısı, bakacak kimsesi varsa. Belki imkânları olmayanlar huzurevine gidiyor. paralı. Tek başına kalırsam, zaman huzurevine gitmek zorunda kalırım. Çünkü insan tek başına yaşamaz.

◊ Hüsne Ünal (73), ev kadını: Herkes orada mutlu olamıyor. Evimde, tek odada yaşayayım. Çocuklarıma “Sakın beni huzurevine göndermeyin” dedim. Tanımadığım kişiyle beraber aynı odada kalmak falan bana çok zor gelir.

◊ Gülhan Gezer (72), emekli: Büyük konuşmak istemiyorum ama yaşlandığımda tek oda olsa, yalnız yaşamak istiyorum.

◊ Nermin. (69), emekli: Yaşlılarımız kendi kendine bakamayacak duruma geldiğinde, tüm kardeşler olarak şekilde onlara baktık. Emekliydik böyle şansımız vardı. Onları huzurevine vermeyi hiç düşünmedik. Annem kendi evinde kalmak istiyordu. Bahçesinde kedisi vardı onun aç kalacağından korkuyordu. Annen baban olsa insanın yükü ağır oluyor. Çocuklarıma yük olmak huzurevine gitmek istemem.

◊ Ali. (72), emekli öğretmen: Evimde olmayı, bahçemdeki meyve ağaçlarıyla sebzelerimle ilgilenmeyi çok seviyorum. Yuvamdan ayrılma fikri beni çok mutsuz.

◊ Vildan. (70), ev kadını: Allah muhtaç etmesin ama elden ayaktan düşersem itilip kakılmaktansa huzurevinde kalırım.

◊ Emine. (72), emekli: Ne huzurevi isterim ne çocuklarımın yanını. Kendi evimde idare edebildiğim kadar edeceğim. Yük olmak istemem ama destek olmaları gereken konularda yanımda olmalarını bekliyorum. Bazen pili bile değiştiremiyorum; takılacak yeri açamadığım.

◊ Özgül. (63), emekli: Huzurevinde çok mutlu olan, arkadaşlıklar kuran, hatta evlenenler bile. Yaşlıların kimsesi yoksa güvende oldukları yer ama şartlar gerektirmiyorsa tercih etmem.

◊ Rezzan Kitapçı (78), ev kadını: Çocuklarımdan ayrı yaşıyorum. düzenim, çiçeklerim, mahallem. Başkasının evinde kalıyormuşum gibi hissettirir, rahat edemem. Çocuklarım böyle şey teklif etse kızmam ama darılırım.

60 yaş üstü

%40: “Huzurevinde kalmak isterim.”

%43: “Hayır istemiyorum.”

%17: “Mecbur olursam, kalırım.”

‘Kimseye yük olmayayım’

◊ İbrahim. (60), emekli gazeteci: Devlet değil özel yaşlı bakımevlerini tercih ederim. Emekli maaşımla kira gelirimi vermeye razı olurum tarz merkezlere.

◊ Gül Akyüz (75), emekli muhasebeci: Eğlenceli huzurevi olursa anda bile gidip yerleşmeye hazırım. Ekmek elden su gölden, bol bol gezeyim. Cam silme veya temizlik derdi yok! Köhne yerse tabii kimse oraya gitmek istemez. Ama bunun için çok para tutmak lazım kenarda.

◊ Haldun Akyüz (81), emekli gazeteci: Eğer düzgün huzureviyse hemen giderim, neden olmasın? Elim ayağım tutsun, kimseye dert olmayayım.

◊ Şenay Uğursal (85), ev kadını: İhtiyaçlarımı karşılayamayacak duruma gelirsem huzurevini tercih ederim ama çok pahalı. konu çok önemli. Emekli maaşları çok düşük.

‘ insanın bakımı teknik mesele değildir’

Prof. İsmail Tufan, Akdeniz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Kurucu Başkanı

◊ Huzurevleri belirli yaşa gelmiş insanların, geçmişteki deneyimleriyle geldikleri eğitim rehabilitasyon merkezleridir. merkezlerin, yaşlılara onurlu yaşamla sunulan imkânlar vasıtasıyla, nevi ‘tazelenme’ işlevi olmalı.

◊ Huzurevleri, yaşlıların tek başına odalarında oturtulduğu, günlerini televizyon seyrederek boş oturarak geçirdikleri, belirli yaşa gelmiş bireylerin yerleştirildiği depolar değildir.

◊ Dünya Sağlık Örgütü, 65 yaş üzerini yaşlı kabul. Ülkemizde, huzurevine kabul edilmek için bazı kurallar vardır; 60’tan gün almış olmak, yoksul veya kimsesiz olmak gibi… Fakat biz huzurevine yaşta, bakımevine yaşta girilir diyemeyiz. Kendi işlerini gören, bağımsız yaşayabilen birini sırf yaşından dolayı huzurevine koyamayız.

◊ Huzurevlerini ülkeler bağlamında karşılaştırmak zordur, hatta imkânsızdır. Gayri safi milli hasıladan tutun, yaşlanma yaşlılığa bakış konseptlerine varıncaya kadar pek çok faktörün rol oynadığı kurumsal yapıdan söz ediyoruz. Türkiye’ huzurevleri yetersizdir ülkemizde huzurevleriyle ilgili olumsuz önyargı vardır. Yakın zamanda yaşanan örnek, olumsuz bakış açılarının nedenini gözler önüne sermiştir. Söz konusu olumsuzluk, İstanbul’daki Özel Gözlem Engelli Bakımevi’nde bakıcının bakmakla yükümlü olduğu engelliye işkence ettiği video görüntülerinden açıkça görüldü. ilk defa yaşadığımız olay değil.

◊ insanın bakımı, engelli veya yaşlı olsun, hiçbir zaman teknik mesele değildir. İnsanın insana bakımı, daima ‘insanlık’ dediğimiz bunun altında vicdan, sorumluluk, empati, anlayış, hoşgörü gibi erdemleri anladığımız meseledir.

◊ Türkiye’ iyi işleyen model anlamında, huzurevi/bakımevi örneği olarak Darülaceze konseptini gösterebiliriz. kurumlar, beşeri sermayeyle yürütülür. başka iyi örnek, Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Narlıdere Huzurevi’dir. Özel huzurevleri, sosyoekonomik durumu yüksek düzeydeki kişilere uygulamalı gerontoloji hizmetleri vermektedir.

◊ huzurevinin kalitesini anlamak için personelin niteliğine bakmak gerekir. huzurevinde gerontolog olmaması eksikliktir. Gerontolog, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire mutlaka bulunmalı. Yaşlılara uygun mekânsal düzenlemeler yapılmış olmalıdır.

◊ Huzurevlerinde, bilgi birikimini içeren beşeri sermaye önemli. İnsanlarla çalışmak sabır ister, herkesin yapabileceği iş değildir.