Dünyaca ünlü topluluğun 40 dansçısından. Balet Efe Burak, Béjart Ballet Lausanne’daki tek Türk dansçı. Üç bölümden oluşan ‘Boléro-The Firebird- OSKAR’ Türkiye’deki seyircinin karşısına ilk kez profesyonel dansçı olarak çıkacağını belirten Burak: “İnanılmaz heyecanlıyım.”class='medyanet-inline-adv'>

Béjart Ballet Lausanne 20’nci yüzyılın en etkili koreograflarından biri olan Maurice Béjart tarafından 1987’ İsviçre’nin Lozan kentinde kuruldu. Bugün hâlâ dünyanın dört yanında sahnelediği çarpıcı eserlerle adından söz ettiriyor. Güçlü repertuvarına yeni yapımlar ekleyen topluluk, İstanbul’ üç bölümden oluşan özel programla izleyici karşısında. Üç temsil için İstanbul’a gelen topluluk bugün son kez ‘Boléro-The Firebird-OSKAR’la Türkiye’ seyirciyle buluşacak.

40 dansçıdan oluşan ekibin içinde Türkiye’den isim. 26 yaşındaki Efe Burak, ağustostan yana Béjart Ballet Lausanne’ dans ediyor. Çocukluğunda enerjisini atsın diye ailesi tarafından baleye başlatılan, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olan genç balet sorularımızı yanıtladı.

class='medyanet-inline-adv'>

- Béjart Ballet Lausanne gibi köklü toplulukta dans etmek dansçının bedenini zihnini nasıl dönüştürüyor?

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

sadece topluluğa özel şey değil, mesleği yapan herkes için geçerli. Gerçekten disiplinli olmanız gerekiyor. Çünkü bedenimiz kadar yoğun çalışmayla çok kolay sakatlanabiliyor. yüzden düzenli egzersiz, düzenli beslenme düzenli uyku. Ama burada beni en çok zorlayan şey müziği vücudu kullanış şekilleri bambaşka. Ağustostan beri buradayım. Klasik baleden geliyorum, yüzden adapte olmak için birçok şey denedim. Şunu fark ettim; Béjart Ballet’nin müzikalitesi inanılmaz. Her gün müziği disiplinli şekilde dinleyip anlaman gerekiyor.

- Baleye başladığınızda hayal ettiğiniz yer burası mıydı?

Konservatuvara girdiğimde tabii ki Béjart Ballet’ye gelmek gibi hayalim yoktu. Biraz hayat beni buraya getirdi. Mezun olduktan sonra ilk olarak çalışmaya başladığım yer Gürcistan Devlet Balesi’ydi. Orada epey deneyim kazandıktan sonra Avrupa’ya geçmek istedim. Şans eseri Béjart Ballet Lausanne’ın dansçı aradığını internette gördüm şansımı denemek istedim. Buraya gelip seçmelere, bale derslerine katıldım, provalarını izledim. Gerçekten çok hoşuma gitti. Direktörümüz Julien (Favreau) beni seçtiğinde çok mutlu oldum. Ben seçmelere yalnız gittim, sonra eşim topluluğa katıldı. Şimdi birlikte dans ediyoruz.

class='medyanet-inline-adv'>

- Gürcistan’dan İsviçre’ye geçtiğinizde uyum süreci nasıldı?

Önceden çalıştığım operayla anda çalıştığım topluluk biraz farklı. Önceden tamamen klasik operadaydım. Burasıysa Maurice Béjart’ın kendi tekniği tarzıyla yarattığı koreografilerle. Haliyle bambaşka tarzı müzikalitesi. Bunlara ayak uydurmak benim için epey zordu. Topluluktaki insanlar Fransızca konuşmadığımızı bildikleri için bizimle İngilizce iletişim kuruyor. Geleli 5-6 ay oldu, hâlâ zamana ihtiyacım. süreç biraz trampolin gibi; bazen yukarı çıkıyor, bazen aşağı iniyor. gün çok güzel, gün zor oluyor.

- Sizin için klasik bale çağdaş dans ?

Klasik bale benim için ev gibi Çünkü içinde büyüdüm, daha çok hâkimim. Neyin, nasıl yapıldığını, nerede, nasıl durulması gerektiğini daha iyi biliyorum. Klasik bale benim için gerçekten güvenli Çağdaş danssa çok ucu açık, dibi görünmeyen çukur. Her an her şey olabilir, her şeye dönüşebilirsin, çok heyecanlı. Koreograf sana ‘Patlamaya hazır şampanya ol’ dese onu bile olabilirsin.

class='medyanet-inline-adv'>

- Dans hayatınıza nasıl girdi? Ailenizde yönlendiren biri var mıydı?

En başta balet olmak gibi hayalim yoktu. Küçükken çok hareketli çocuktum. Annemle babam beni voleybol, basketbol, futbol, tekvando, yüzme gibi birçok spor dalına yönlendirdi ama enerjimi tam atamadığımı söylediler. gün uzaktan akrabamız anneme “Ankara Devlet Opera Balesi’nin çocuk balesi var, orayı deneyin, belki hoşuna gider” demiş. Ben istememiştim (gülüyor). Ama annem beni sınava soktu kazandım. Üç yıl çocuk balesinde çalıştım. Ankara Devlet Opera Balesi’nin gösterilerinde çocuk figüran dansçı olarak sahneye çıktım.

class='medyanet-inline-adv'>

- Sonra profesyonel hayatınıza nasıl taşıdınız baleyi?

Üç yılın sonunda işi daha ileriye götürmek istedim konservatuvara girmeye karar verdim. Sınavı kazandım Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nda 10 yıl eğitim aldım. Sonrasında yurtdışında birçok yarışmaya katıldım, ödüller aldım. Kiev’deki Grand Prix yarışmasında jüri üyesi Nina Ananiashvili beni gördü Gürcistan’daki operasına davet. Okul biter bitmez Gürcistan’a gittim. Beş yıl orada çalıştıktan sonra Béjart Ballet’ye girdim.

- Sahnede spotlar üzerinizde dans ederken, sırada aklınızdan ne geçiyor? Ne hissediyorsunuz?

Daha soyunma odasında makyaj yaparken, kostüm giyerken dans ettiğim karaktere çok çabuk bürünen biriyim. Makyaj yapıldı kostüm giyildi ben artık Efe değil, karakterim. yüzden genelde makyajı kostümü giydiğim anda heyecanım azalır. Çünkü başka insana dönüşüyorum. Sahnede dans ederken içimde genelde alev hissediyorum. Ama role göre değişiyor, çünkü bazı eserlerde daha sakin olman, dengeye vücuduna konsantre olman gerekiyor.

class='medyanet-inline-adv'>

- Türkiye’ başlayan yolculukla önce Gürcistan’a gidip ardından İsviçre’ önemli ekiple dans ediyorsunuz. Şimdi Béjart Ballet Lausanne’la birlikte Türkiye’ sahneye çıkmak sizde nasıl his yaratıyor?

İnanılmaz heyecanlıyım. Profesyonel hayata girmeden önce çocuk balesinde konservatuvar sürecinde operada sahneye çıktım. Ama mesleğe profesyonel olarak adım attığımdan beri Türkiye’ ilk kez sahneye çıkacağım.

‘Bizde hiçbir zaman konuşacak konu bitmez’

- Eşinizle nasıl tanıştınız?

Eşimle Gürcistan’a ilk gittiğimde, beş yıl önce tanıştık. Sahnede değil, prova sırasında stüdyodan diğerine koştururken karşılaştık. Birbirimizi gördük, hoşlandık. Zamanla birlikte vakit geçirerek araya geldik. Geçen yaz evlendik. Evlendikten hemen sonra Béjart Ballet’ye geldik, taşındık. Bizim için bambaşka, yepyeni sayfa.

- Sahnede birlikte olmakla hayatta birlikte olmak arasında nasıl fark var?

Belki birçok insan için 7/24 birlikte olmak zor olabilir ama bizim için öyle değil. Çok kafa dengi insanlarız, bizde hiçbir zaman konuşacak konu bitmez. Bale dersinde birbirimizin videosunu çekip eve geldiğimizde konuşuyor, ‘Yarın şöyle yapalım’ diyoruz. Ben başka partnerle çalıştığımda bazen eve gelip Ana’ya (Ksovreli) “Bana yardım eder misin, anlayamadım” diyorum. Evde birlikte tekrar deniyoruz.

- Birlikte dans etmek nasıl his?

Béjart’ henüz çok fırsatımız olmadı.  Ama Gürcistan’ birlikte çok dans ettik, normalde iş arkadaşı olduğunuzda belli sınır vardır ama çift olduğunuzda her şeyi söyleyebildiğiniz için çalışmak bazen daha zor. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz, yüzden sahnede dengeyi kaybettiğin, kontrolü zorladığın anlarda yanında seni gerçekten bilen biri olduğunda her şey daha kolay oluyor.