Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, Yukay'ın eşi Rania Stypa Yukay, babası Can annesi Ayşin Yukay oyuncu arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ taraf avukatları katıldı.
Duruşmada tercüman aracılığıyla tanık olarak ifade veren Halit Yukay'ın eşi Rania Stypa Yukay, tutuksuz sanıkların kazayı taksirle değil, bilerek yaptıklarını düşündüğünü söyledi.
Tutuksuz sanıkların geminin kontrolünü boş şekilde bırakarak kasten ölüme sebebiyet verdiklerini iddia eden Yukay, şöyle konuştu:
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
" nedenle Halit değil başka kişi ölebilirdi. Kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Kazaya şekilde sebep olmalarının yanında olayın ardından yaptıkları manevrayla olayın daha kötü hal almasına sebebiyet verdiler. Kurtarma faaliyetlerinin istenilen şekilde neticelenmemesinin sorumlusu gemi görevlileridir. olay gerçekleştikten sonra üstlerine düşen görevleri yapsalardı, eşim kurtarılabilirdi. Ancak sanıklar şekilde davranmamış, müdahale etmemiş. Otopsi raporunda eşimin boğularak öldüğü sabittir. Olay sonrası liman polisini arayıp yardım isteyebilirlerdi. Eşim 1 ay boyunca denizin dibinde bekledi 40 kilogram olarak çıkarıldı. çocukları ailesi onu daha göremeyeceğiz."
class='medyanet-inline-adv'>Yukay'ın annesi Ayşin Yukay oğlunu kaybettiği için büyük üzüntü yaşadığını ifade.
Gözden KaçmasınKıvanç Tatlıtuğ, son sesi böyle anlattı | İş insanı Halit Yukay'ın öldüğü deniz kazasında çarpıcı bilirkişi raporu: Literatürde rastlanmadıHaberi görüntüleGemi çalışanlarının oğlunun teknesine çarpıp manevra yaparak gitmesini kabullenemediğini belirten Yukay, "Benim nezdimde cinayettir sanıklar katildir. filika indirilseydi, bildirimde bulunulsaydı oğlum hemen bulunabilirdi. Oğlum 40 gün denizin dibinde bekledi. Şikayetçiyim." diye konuştu.
Baba Can Yukay oğlunun iyi denizci olduğunu vefatının kendisini çok üzdüğünü dile getirdi.
"KENDİSİYLE AİLECE TATİL PLANLIYORDUK"
Yukay'ın arkadaşı oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ mahkemede tanık olarak dinlendi.
Olay günü Yukay telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirten Tatlıtuğ, şöyle devam etti:
"Kendisiyle ailece tatil planlıyorduk. Daha önceden kendisinden tekne almıştım. Tekne aldıktan sonra çok yakın dostluğumuz söz konusu. 4 Ağustos günü kendisi Yalova'dan öğleden sonra 'avara' olduktan sonra önce bizim konuşmamıza istinaden Bozcaada' akşam konaklayacaktı. Ertesi gün ise benim yanıma gelmeyi planlıyordu. Kendisiyle birkaç defa karşılıklı telefon açmalarımız söz konusu oldu ama benim anladığım dümen başındayken telefonlara cevap veremedi. Sonra bana döndü. Tam hatırlayamıyorum ama kendisiyle telefonda konuşmamız. Çok kısa görüşmemiz. Sesinden keyfinin yerinde olduğunu anladım. Kendisi gayet olumlu, pozitif durumdaydı. Kısa görüşmemiz. Lokasyonunu sordum. bana Marmara'nın kuzeyinden seyir halinde olduğunu her şeyin yolunda olduğunu, takriben birkaç saat sonra Bozcaada' konaklayacağını söyledi. Ancak ses gidip geliyordu."
class='medyanet-inline-adv'>Tatlıtuğ, Yukay'a yerini mek için lokasyon vermesini söylediğine değinerek, "Lokasyonu göndereceğini söyledi, derken son konuşmamız Sonra sinyal kesildi. sinyal kesilince kendimce sinyal kesildi diye yorumlamada bulundum.".
Telefon görüşmesinin ardından Yukay'a mesaj attığını anlatan Tatlıtuğ, şunları belirtti:
"Saat 17.09'daki 37 saniyelik telefon konuşmamızın kesilmesinden sonra kendisine 'Kardeş kapandı telefon' yazdım. Nasıl olsa müsait olunca bana tekrar telefon açar dedim. Lakin göndermiş olduğum mesajların karşı tarafa ulaşılmadığını fark edince içime his düştü. Sonra kendisiyle çalışmış olduğu hem yakından işbirliği içerisinde olan arkadaşı Eren'e telefon açtım. Durumu bildirdim. Kendisine ulaşamadığımı söyleyerek 'Ama ne olur ne olmaz. bilgi sende kalsın. Ben sana bilgiyi vereyim. İlerleyen dakikalarda sen ulaşırsan, ben ulaşırsam tekrar istişare içerisine girelim' dedim. görüşmenin üzerinden bayağı zaman geçti. Sonra telaş panik başladı, derken kolluk kuvvetleri arama çalışmalarına başlandı."
class='medyanet-inline-adv'>"SEYİR GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKACAK ŞEKİLDE HAREKET ETMEZDİ"
Tatlıtuğ, Yukay'ın çok dikkatli profesyonel tekne kullanıcısı olduğunu, gerekli önlemleri almadan dümenin kontrolünü bırakmadığını söyledi.
Halit Yukay'la görüşmesi hakkında bilgi veren Kıvanç Tatlıtuğ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sağanak rüzgarın içine girmiş gibi ses duydum. Kendisiyle uzun zamandır arkadaşlığım. Halit çok önemli durum olmadığı sürece kesinlikle telefonuna cevap vermezdi. Benim gördüğüm, bildiğim, bizzat kendim şahit olduğum dümeni bırakacak kaptan, görevini bırakacak kaptan değildi. Ayrıca telefonunda telefondaki kulaklığında kullandığı ortam sesi azaltıcı engelleyici yani gürültü kesici modu olduğu için gürültü gelmez. Ekseriyetle dümen halindeyken, yani seyir halindeyken dümeni bıraktığına ne şahit oldum ne gördüm. Seyir esnasında seyir güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde hareket etmezdi. Dediğim gibi konuşmamız sırasında sesi gayet rahattı dışarıdan herhangi gürültü veya uğultu sesi gelmiyordu. Biz son görüşmede konuşmaya devam ederken aniden ses kesildi ses kesilirken sanki sağanak rüzgarın içine girmiş gibi ses duymuştum. Akabinde görüşmemiz sona."
class='medyanet-inline-adv'>Taraf avukatlarını dinleyen hakim, gemide keşif yapılmasına gerek olmadığına karar vererek, birinci kaptan.T'nin adli kontrol kararının devamına, sanıkların tutuksuz yargılanmalarının devamına, eksik evrak tamamlanması için duruşmanın 8 Mayıs 2026'ya ertelenmesine karar verdi.
OLAY
Halit Yukay, 4 Ağustos'ta "Graywolf" isimli özel teknesiyle Bozcaada'ya gitmek üzere denize açılmış, kendisinden süre haber alamayan yakınlarının durumu aynı günün gecesi güvenlik güçlerine bildirmesi üzerine arama çalışması başlatılmıştı.
Sahil Güvenlik ekiplerince Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında çekilen görüntülerde, söz konusu teknenin kaza nedeniyle parçalanmış yarı batık halde olduğu tespit edilmişti.
class='medyanet-inline-adv'>Tekne içinde dalış timi tarafından arama yapılmış fakat herhangi bulguya rastlanmamıştı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, "taksirle ölüme sebep olma" suçlamasıyla tekneye çarptığı ileri sürülen geminin kaptanı.T. gözaltına alınmıştı. 8 Ağustos günü hakim karşısına çıkan.T, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, yapılan itiraz üzerine 10 Ağustos'ta tutuklanmıştı.T, süre tutuklu kaldıktan sonra salıverilmişti.
Taramalı sonar ROV cihazlarıyla yapılan arama faaliyetleri neticesinde 23 Ağustos'ta 68 metre derinlikte deniz tabanında tespit edilen ceset, 3 Eylül' çıkarılmıştı. Bursa Adli Tıp Kurumu morguna getirilen DNA eşleşmesinde Yukay'a ait olduğu belirlenen cenaze, 6 Eylül' İstanbul' düzenlenen törenin ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'nda toprağa verilmişti.