Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır.".class='medyanet-inline-adv'>

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası bölgesel kriz dönemlerinde üstlendiği barışçıl, arabulucu kolaylaştırıcı rolün medya söylemleri aracılığıyla nasıl inşa edildiğini algılandığını çok boyutlu iletişim perspektifiyle ele almak üzere İletişim Başkanlığında düzenlenen "Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli"ne katıldı.

Burada açılış konuşmasını yapan Duran, sözlerine, zorlu çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensupları, sivil toplum kuruluşu çalışanları sağlık personeli başta olmak üzere herkese insanlık adına teşekkür ederek başladı.

Panelde, dünyanın her noktasında "daha adil sistemin" tesis edilmesi için Türkiye'nin ortaya koyduğu gayretlerin anlatılacağını belirten Duran, Türkiye'nin bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik aktör hem insani çözüm ortağı olduğunu vurguladı.

class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "adalet merkezli dünya" çağrısının, Türkiye'nin barış yaklaşımının temellerini oluşturduğunun altını çizen Duran, şunları kaydetti:

"Bizler biliyoruz ki barışın meşruiyeti askeri siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından geçer. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan şey değildir. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her türlü medya mecralarında adil güvenilir temsilin mücadelesini veriyoruz vermek zorundayız. Gerçeklerin 'sahte filtrelere' takıldığı, zulmün 'hassas içerik' olarak gizlenmeye çalışıldığı mecralarda hep beraber yapacak çok işimiz var, yürüyecek çok yolumuz."

"DÜNYADA YAŞANABİLECEK BİR GIDA KRİZİ ENGELLENDİ"

Burhanettin Duran, dünyanın hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu dönemden geçtiğine işaret ederek, barışın artık yalnızca siyasi anlaşmalarla değil, güvenlik, insani yardım, ekonomi iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül yaklaşımla inşa edilebileceğini söyledi.

class='medyanet-inline-adv'>

Türkiye'nin kolaylaştırıcı arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğuna dikkati çeken Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır." ifadesini kullandı.

rolün teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Duran, 5. yılına giren Ukrayna-Rusya savaşında tarafların Türkiye'nin arabuluculuğunda birçok kez araya geldiğini, Türkiye'nin barış masasına ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

class='medyanet-inline-adv'>

Duran, "Karadeniz tahıl koridoru" mutabakatının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çabaları Türkiye öncülüğünde gerçekleştiğini, tüm dünyada yaşanabilecek olası gıda krizinin yolla engellendiğini belirtti.

İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına değinen Duran, "İsrail'in Gazze' işlediği savaş suçlarının gerçekleştirdiği sistematik soykırımın tüm uluslararası platformlarda en yüksek sesle gündeme getirilmesi, insani yardım koridorlarının açılması, işgalin katliamların durdurulması İsrail'in adalet karşısında hesap vermesi için en büyük çabayı gösteren ülkenin Türkiye'nin olması asla tesadüf değildir." diye konuştu.

"DEZENFORMASYONLA MÜCADELEYİ OLMAZSA OLMAZ GÖRÜYORUZ"

class='medyanet-inline-adv'>

Duran, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, Afrika Boynuzu'nda Etiyopya Somali'nin diyalog temelinde araya getirilmesi gibi birçok diplomatik hamleyle barış diplomasisine devam ettiğini bildirdi.

Türkiye'nin bölgelerde adalet zemininde duruş ortaya koyduğunu, masada anlaşmaları konuşurken, başta AFAD Türk Kızılay gibi kurumlarla sahada insani diplomasi yürüttüğünü dile getiren Duran, "Bütün çabalarımızın amacı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 'Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış güvenliğe, huzur istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan Türkiye inşa etmektir.'" sözlerini sarf.

class='medyanet-inline-adv'>

İletişim Başkanlığı olarak çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı neyin adil olduğunu vicdanlara sunmanın vazifelerinden biri olduğunun altını çizen Duran, Başkanlığın, Türkiye'nin barış anlatısını güçlendirmek iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttüğünü anımsattı.

Barışın iletişimini korumanın, güvenlik meselesi olduğuna işaret eden Duran, şunları tı:

"Bugün 'dezenformasyon' dediğimiz algı operasyonları, toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren güce erişmiştir. Gazze' bebekler ölürken, sosyal medyada 'Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler' maalesef zehirden tatmış olanlardır. Bizler, dezenformasyonla mücadeleyi, barış anlatımızın güçlendirilmesi için olmazsa olmaz görüyoruz. Zira şunu biliyoruz ki, çatışma bölgelerinde barışı konuşurken, yalnızca silahların susması yetmez, hakikatin üzerindeki ablukanın kaldırılması gereklidir. Barış masalarının sadece sahada kurulmadığını, barışın, yönüyle veri merkezlerinde, algoritmalarda, ekranlarda şekillendiğini bilmek durumundayız. Vatandaşlarımızdan özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum."

"TÜRKİYE OLARAK SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ"

Duran, Suriye halkının 13 yıl süren savaş boyunca neler çektiğini en yakından gözlemleyen gerçeklerin uluslararası kamuoyuna duyurulmasında en çok çaba gösteren aktörlerin başında Türkiye'nin geldiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin Suriye' eski rejimin katliamları karşısında Suriyelilere sırtını dönmediğini, bölgede istikrarın temini için elini taşın altına koymaktan çekinmediğini belirten Duran, "Hamdolsun, Suriye halkı 13 yıl acı çektikten sonra 8 Aralık 2024'te devrimini gerçekleştirdi artık hem Suriye için hem bölgemiz için yepyeni dönem başladı." değerlendirmesinde bulundu.

İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti:

"Elbette önümüzde çok önemli görev. Suriye'nin istikrar içerisinde yeniden inşası yeniden imarı. Bunun kolay görev olmadığını biliyoruz. noktada yeni dönemde Suriye' oluşan istikrarı hala sabote etmek isteyen, barış ortamını zehirlemek isteyen istikrarsızlıktan beslenmek isteyen çevreler. aktörler kimi zaman terör örgütü görünümünde kimi zaman vekil aktörler kimi zaman bazı devlet görünümünde olabiliyor. Onlara bütün dünyaya şunu ifade etmek istiyorum, Türkiye olarak biz, dün olduğu gibi bugün gelecekte Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne egemenliğine saygı göstereceğiz bunun korunmasına yardımcı olacağız. Suriye' bölgemizde barış huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz."

Konuşmaların ardından Duran Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, "Türkiye'nin Barış Rolü" isimli fotoğraf sergisini gezdi.

İletişim Başkanı Duran, Suriye Enformasyon Bakanı Mustafa araya geldi
Duran, panel sonrası gerçekleşen görüşmeye ilişkin, NSosyal hesabından ımda bulundu.

Panele katılan Suriye Enformasyon Bakanı Mustafa'yı misafir etmekten memnuniyet duyduklarını belirten Duran, şunları kaydetti:

"Görüşmemizde Türkiye Suriye arasındaki ilişkilerin mevcut durumu geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduk, bölgesel barış, istikrar güvenliğin tesisi noktasında iletişim diplomasi kanallarının önemini ele aldık. Medyanın çatışma süreçlerindeki sorumluluğu hakikatin korunması hususunda ortak anlayışın gerekliliğini vurguladık.

Stratejik iletişim, kamu diplomasisi dezenformasyonla mücadele alanlarında işbirliğimizi güçlendirme konusunda karşılıklı irademizi teyit ettik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, bölgemizde kalıcı barışın, adaletin istikrarın tesisine yönelik çabalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak bizler hakikatin savunulması doğru bilginin etkin biçimde kamuoyuna ulaştırılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz."

Görüşmede, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi hazır bulundu.