Cumhurbaşkanı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, yarın milletin ortak değerlerinin, ortak geçmiş gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi, milli mutabakat metni olarak gördükleri İstiklal Marşı'nın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın vatanın umumi manzarası açısından nasıl ahvalde yazıldığını, devrin maarif vekili Hamdullah Suphi Bey'in, "' günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir'in sükutu hatta Ankara'nın istilası gün meselesiydi. Hükümetin Sivas'a kadar çekilme hesabı vardı. Ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derecede sarsılmıştı'." ifadeleriyle anlattığını anımsattı.
class='medyanet-inline-adv'>Erdoğan, vatan topraklarını hızla kara bulutların kapladığı dönemde merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı'nın 12 Mart 1921' TBMM' tekrar tekrar okunduğunu, ayakta dinlendikten sonra alkışlar gözyaşları eşliğinde Genel Kurul'un ekseriyeti azimesi milli marş kabul edildiğini belirtti.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
"TÜRK'ÜN HÜRRİYETİNE DOKUNULAMAZ"
" topraklarda, ezelden ebeden hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen Milli Mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklal Marşı'mızın kabulüyle kelimelerden mürekkep sancağa kavuşmuştur" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstiklal Harbi'mizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal, Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı tarihi günlerde hakikati şöyle dile getirmiştir: ' marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı'nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En diğim yeri mısralardır. Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet. Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklal. Benim milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. demektir ki, efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz'."
class='medyanet-inline-adv'>"MİLLET OLARAK HİÇBİR ZAMAN KORKMADIK, KORKMUYORUZ KORKMAYACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı bakımında İstiklal Marşı'nın, son devletin kurucu belgesi yapı taşı olduğunu dile getirdi.
İstiklal Marşı'nın aynı zamanda milletin bağımsızlık beyannamesi hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bunun için İstiklal Marşı'mız, peygamber efendimizin çetin çileli hicret günlerinde yol arkadaşı Hazreti Ebubekir'e seslenişinden ilhamla 'Korkma' diye başlar. 'Korkma. Sönmez şafaklarda yüzen al sancak. Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son. benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. benimdir benim milletimindir ancak'. millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik şekilde hür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam şair olmasının yanı sıra hayatı daha muhteşem şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ilgili şunları ifade etmişti: ' şiir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu ben yazamam. Onu yazmak için günleri yaşamak lazım. şiir artık benim değildir. milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah daha millete İstiklal Marşı yazdırmasın'. Ben bugün Cenabıallah ülkeye aziz millete kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum.
class='medyanet-inline-adv'>Burada özellikle, önceki hafta yaşanan süfli seviyesiz tartışmalar babında yayımladıkları rezil bildirilerle devletimizin kurucu kodlarına milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı'mızı kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar tekrar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Bilhassa mısralar, Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye'yi hangi iradenin kurduğunu, devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır. 'Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem. ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli'."
class='medyanet-inline-adv'>Gözden KaçmasınAbdulkadir Selvi yazdı: Trump savaşı bitiriyor muHaberi görüntüleCumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Mücadele'yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerlerin ezan, Kur'an, şehadet, bayrak, hürriyet her gönülde yaşayan "i'la-yi kelimetullah" davası olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Nurettin Topçu'nun İstiklal Marşı'nın müellifi ilgili yaptığı, "Türk'ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti" tespitinin malumun ilamı, üstat Necip Fazıl'ın "İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk içi dışına hakim, dışı içine köle" ifadesinde vücut bulan hakikatin gerçek olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün Asya'dan Afrika'ya, Kafkaslar'dan Balkanlar'a kadar Türkiye, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar edelim? Nesli tükenmekte olan üç-beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok sayalım? Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidalarıyla üç kıta, yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı ret edelim?
class='medyanet-inline-adv'>"BİZ ASLIMIZA CEDDİMİZE SIRTIMIZI ASLA DÖNMEYİZ"
Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza ceddimize sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, kim hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili harici bedhahın, hiçbir gücün asaletlere zarar vermesine, inancımızı irademizi kırmasına, milleti sahte sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte, birbirimizin Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız."
"Türkiye Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte aziz asil milletin evladı olarak, İstiklal Marşımıza istiklalimize son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı, bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün kez daha ilan ediyorum" ifadesini kullanan Erdoğan, istiklalin istikbalin tapu senedi olan İstiklal Marşı'nı armağan eden büyük mütefekkir, münevver dava adamı Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle yad etti, marşı kabul eden Meclisin muhterem üyelerini rahmetle minnetle.
Erdoğan, Kurtuluş Savaşı başta olmak üzere 1000 yıldır cennet vatanı mübarek kanlarıyla sulayan tüm şehitlere vefat eden gazilere Allah'tan rahmet diledi.
"BÜTÜN DÜNYA ÇATIŞMALARIN FATURASINI ÖDEMEYE HAZIRLANIYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede uzun süredir krizlerin çatışmaların ardı arkasının kesilmediğini, kuzeyden güneye mevcut çatışmalar sona ermeden bunlara her gün yenisinin eklendiğini söyledi.
İsrail'in tahrikleriyle İran'a karşı başlatılan savaşın hem Türkiye'nin yer aldığı coğrafyada hem küresel ekonomi üzerinde ağır tahribat oluşturduğunun altını çizen Erdoğan, sorunların masada çözülme imkan ihtimali varken, yanlış hesapların, yanlış değerlendirmelerin gözünü kan bürümüş şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgenin yeniden kan barut kokusuyla kaplandığını vurguladı.
Saldırının başladığı ilk gün ilkokulda 175 kız öğrencinin katledildiğini, İran' hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bine ulaştığını, dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlıların suikast yoluyla öldürüldüğünü aktaran Erdoğan, İran'ın altyapısına ağır zayiat verdirildiğine, ekonomik ambargo ağır yaşam koşulları altındaki İran halkının şimdi her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi verdiğine dikkati çekti.
Erdoğan, kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan topyekun halka, gelişmelerde hiçbir sorumluluğu yokken, ağır bedeller ödetildiğini üzülerek gördüklerini, petrol üretim tesislerinin, su enerji altyapısının, ulaştırma altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit olduklarını dile getirdi.
İran'a yönelik saldırıların başta petrol fiyatlarının artması olmak üzere, küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı kurduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Şimdiden sadece savaşın bizzat içindeki ülkeler değil, bütün dünya çatışmaların faturasını ödemeye hazırlanıyor. anlamsız, kuralsız hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha kabaracağını hepimiz şimdiden görüyoruz." diye konuştu.
Gözden Kaçmasınİran, Hürremşehr füzelerini ateşledi: Mücteba Hamaney saldırıya uğradıHaberi görüntüle"YENİDEN DİPLOMASİNİN DEVREYE ALINMASI İÇİN GİRİŞİMLERİMİZİ SABIRLA SÜRDÜRÜYORUZ"
"Türkiye olarak, çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost kardeşlerine sırtını dönen ülke değiliz" diyen Erdoğan, Türkiye'nin "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" zihniyetiyle hareket eden "neme lazımcı" ülke hiç olmadığını, tam tersine krizlerin çözümü için risk, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan devlet hükümet olduklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geriliminin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakereyle çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem ilgili bölge ülkeleri temaslar kurduk. kapsamda 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular. Elbette anda silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz. Türkiye'yi rotasında tutmak etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz. Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere, bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz."
"IRK, MEZHEP, DİN, DİL, KÖKEN AYRIMINI REDDEDİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, dün TBMM Genel Kurulu'nun kapalı oturumda ABD İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına bölgedeki gelişmelere ilişkin milletvekillerini bilgilendirdiğini hatırlattı.
Savunma sanayisi alanındaki yatırımlar bölgesel krizlere ilişkin videonun izletilmesinin ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, "Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına ' Şii'dir, Sünni'dir, Türk'tür, Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık bakmıyoruz. Bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii, Sünni değil, sadece insan." ifadelerini kullandı.
Türkiye' dünyada haksızlığa uğrayan, mağdur edilen, sıkıntı çeken kim varsa yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan, daha önce Irak'ta, kıtlıkla boğuşan Somali' Suriye' Rusya-Ukrayna Savaşı'nda, Sudan' Lübnan' Yemen' Libya' çok sayıda ülkede bunu yaptıklarını, yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Daha önce söyledim, bugün üzerine basarak tekrar ediyorum, bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi dinimiz. Bizim tek dinimiz var, İslam. Hangi ırktan olursak olalım, bizi bütünleştiren, ortak paydamız yine İslam. Mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız Müslümanız. Hazreti Ali bizim, Hazreti Ömer bizim, Hazreti Osman bizim, Hazreti Hasan Hüseyin bizimdir. Hazreti Aişe validemiz bizim, Hazreti Zeynep annemiz bizimdir. Özellikle dönemde ' annenin çocukları' anlamına gelen ümmet kavramının temsil ettiği manaya daha sıkı sarılmamız gerekiyor."
"MEZHEPÇİLİK KÖRÜKLENMEK İSTENİYOR"
Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğini, asırlık tartışmaların yeniden ısıtılmak istendiğini söyleyen Erdoğan, savaşın cephesi olarak gördükleri tehlikeli tartışmalara karşı hem milleti hem bölgedekileri dikkatli olmaya çağırdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Gözden KaçmasınTrump savaş başlattı ama Amerikan halkının gündemi başka: Sıradan vatandaş İran operasyonuna ne diyor?Haberi görüntüle" MİLLET SIRADAN BİR MİLLET DEĞİLDİR"
Kardeşlik hukukuna zarar veren tartışmalardan uzak durulması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, Şiilerin Sünnilerin, Arapların, Türklerin, Kürtlerin, Farsların bütün farklılıklara rağmen yüzlerce yıldır arada yaşadığını belirtti.
Erdoğan, çatışmalar savaşlar bittikten sonra yine arada barış içinde yaşanılacağını, aynı coğrafyanın kaderin ılmaya devam edileceğini vurguladı.
Bölge halklarının, mağduru oldukları çatışmanın daha büyük yaralar açmasına müsaade etmemesi gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Siyonist katliam şebekesinin, 'elin taşıyla, elin kuşunu vurma' oyununa kesinlikle gelmemeliyiz. İran'a saldırılar devam ederken, aralarında kimi eski İsrailli yöneticiler ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin olduğu belli çevreler, ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan aklı evvellere şunu açık açık söylemek isterim, düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen hezeyanların amacını hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin gayet farkındayız. Allah'ın izniyle, biz toprağa oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyuyu soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye ülkelerden ülke değildir. millet sıradan millet değildir. Türkiye'nin Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a, İstiklal Harbimize, Çanakkale Zaferimize baksın."
Gözden Kaçmasınİran'ın insansız hava aracı üstünlüğü: ABD savunması yetersiz! Pentagon, Shahed dronlarını kopyaladıHaberi görüntüle"TOPRAKLARIMIZA GÖZ DİKEN OLURSA 'HODRİ MEYDAN' DEMEKTEN ÇEKİNMEYİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, en son 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimiyle sadece içlerindeki hainleri değil, milletin gücüyle onların ipini tutanları rezil rüsva edip, bozguna uğrattıklarını söyledi.
" millet, namahremine uzanacak eli, geçmişte olduğu gibi bugün yarın çelik gibi iradesi cesaretiyle kıracak güçtedir, azimdedir, kudret kuvvettedir" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugünün Türkiye'si dünden çok farklıdır. Türkiye iç cephesini güçlendirmiştir. Türkiye, 'Terörsüz Türkiye' projesiyle gücüne güç katmıştır. Savunma sanayindeki atılımlarla ordumuzun caydırıcılığı daha artmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye el uzatanın eli yanar. Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar. Tekrar söylüyorum, biz macera peşinde değiliz. Gerilim peşinde asla değiliz. Biz bölgemizin her karışında köşesinde sulhu sükunun hakim olmasından yanayız. Biz savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Orta Doğu'nun an önce hasretini çektiği kalıcı barışa istikrara kavuşmasından yanayız. Suriye'nin, geçmişte Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduğumuz gibi bugün İran'ın, Lübnan'ın, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim gerek ülkemiz içinde, gerek bölgemizde adaletten, huzurdan, barıştan başka hiçbir gayemiz. Kim olursa olsun, hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden dahi macera arayan olursa evelallah ona 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz."
"ÇOCUKLARIMIZIN ŞİDDET, MÜSTEHCENLİK, ZORBALIK İSTİSMAR GİBİ İÇERİKLERE KADAR KOLAY ULAŞABİLMESİ KABUL EDİLEMEZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalarda görüldüğü gibi artık savaşların boyut biçim değiştirdiğini söyleyerek, dijital platformlar yapay zeka teknolojilerinin sivil askeri olmak üzere iki yönlü kullanıldığını dile getirdi.
Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok yerinde dijital mecralarla ilgili soru işaretlerinin yükseldiğini, şüphelerin arttığını, dijitalleşmenin sağlıklı zeminde ilerlemesi için önlemlerin gündeme geldiğini alındığını belirten Erdoğan, "Şurası gerçek ki, eğitimden ulaşıma, sağlıktan haberleşmeye kadar geniş yelpazede dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan elbette hepimiz istifade ediyoruz." diye konuştu.
Ekranda geçirilen süreler uzadıkça, ders başarısından aile ilişkilerine, sosyal becerilerden ruh sağlığına pek çok alanda çocukların bundan olumsuz etkilendiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Tüm dünya için endişe verici olan rakamları mak isterim. Geçtiğimiz aylarda yayınlanan uluslararası araştırmaya göre, dünya genelinde internette geçirilen günlük ortalama süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı, televizyon izleme süresi ise 3 saat 13 dakikayı bulmuş durumda. başka raporda 0-2 yaş grubundaki çocukların neredeyse yarısının akıllı telefonlarla şekilde temas halinde olduğu, 2000 sonraki yıllarda doğan çocukların ekran sürelerinin ise 9 saate kadar çıkabildiği ifade ediliyor.
Türkiye'deki tablo ise üzerinde hassasiyetle durmamız gereken başka gerçekliği gözler önüne seriyor. Ülkemizde 4 saat 4 dakikası cep telefonlarından olmak üzere internette geçirilen günlük ortalama süre 7 saat 13 dakika, sosyal medyada harcanan haftalık süre ise 25 saat 4 dakikadır. Dijital teknolojilerin çocuklarımızı nasıl etkilediğini, TÜİK'in istatistiklerine baktığımızda çok net görebiliyoruz.
TÜİK'in araştırmasına katılan 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1'i aktif olarak sosyal medya kullanıyor. Keza çocukların yüzde 32,6'sı her yarım saatte cep telefonunu kontrol ediyor. Yüzde 74'ü ise en az dijital oyun oynuyor. evlatlarımıza ekran başında geçirdikleri sürenin kendileri için hangi durumlara yol açtığı sorulduğunda, yüzde 34,4'ü daha az kitap okuduğunu, yüzde 33,3'ü daha az ders çalıştığını, yüzde 25,5'i ailesiyle daha az zaman geçirdiğini, yüzde 18,6'sı arkadaşlarıyla daha az yüz yüze görüştüğünü, yüzde 17,2'si ise daha az uyuduğunu belirtiyor. Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik, zorbalık istismar gibi içeriklere kadar kolay şekilde ulaşabilmesi kabul edilemez. Bizim amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değildir, tam tersine gayemiz onları tehlikelerle dolu dünyada güvenli, bilinçli güçlü bireyler olarak var edebilmektir. Devletin, toplumun ailenin görevi esasen budur."
Erdoğan, dijital dünyada çocukları korumayı amaçlayan, çocuğun üstün yararını esas alan, önleyici koruyucu anlayışla hazırladıkları yasa teklifini geçen hafta Meclise sunduklarını anımsattı.
Düzenlemeyle sosyal medya platformlarına gerçek güvenilir yaş doğrulama mekanizmalarını uygulama zorunluluğu getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Erdoğan, "Siyasi parti ayrımı olmaksızın hepimizi ilgilendiren, çok daha önemlisi geleceğimiz olan evlatlarımızı ilgilendiren teklifin Meclisimizin değerli katkıları önerileriyle yasalaşacağına inanıyorum.".
"EMEKLİ MAAŞ ÖDEMELERİNİ ÖNE ÇEKİYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilere müjde vermek istediğini belirterek, "Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin ayki emekli maaş ödemelerini öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum." şeklinde konuştu.
Milletvekillerine Meclis çalışmalarında başarılar dileyen Erdoğan, Kadir Gecesi'ni Ramazan Bayramı'nı kutladı.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecinin, "İran gerek sizin gerek Sayın Fidan'ın görüşmelerinden sonra gerekli mesajı aldı ?" sorusuna, "İnşallah." cevabını verdi.