Öykü romanlarıyla her yaştan okurun ilgiyle tiği Aslı Tohumcu’nun derlediği, farklı yazarların kaleminden çıkan on hikâyeden oluşan Ne Olmak İstemem?, Can Çocuk Yayınları etiketiyle yayımlandı. Tohumcu’nun diyardan diyara, maceradan maceraya yelken açan “Karadankaçanlar” gemisinin kelimelerle oynamayı seven, büyümeyi ise biraz sorgulayan tayfası; kez “Ne olmak istemem?” sorusunun peşine düşüyor. Çocuk edebiyatının çoğu zaman geri planda bıraktığı huzursuzluklara, itirazlara kaçınma hâllerine alan açan derleme, yalnızca çocukluğun hayal gücünü değil; onun kırılgan, asi arayış içindeki yanlarını görünür kılıyor. Biz Aslı Tohumcu’yla, Karadankaçanlar tayfasını araya getiren editoryal süreci, çocukların “istememe hakkını” bugünün çocuk edebiyatında açılan yeni imkânları konuştuk.

”Büyüyünce ne olacaksın?’ sorusu, çocuklara büyük yük bindiriyor’

kitapta sizinle birlikte on farklı yazarın öykülerini okuyoruz. Hem yazarları seçerken hem metinleri araya getirirken nasıl editoryal çerçeve belirlediniz? Farklı sesler arasında ortak ton ya tema yakalama süreci nasıl işledi?

Kitaptaki yazarlar, yürüttüğüm yaratıcı yazarlık atölyelerinin, yani kendi deyimimizle (adını aynı isimdeki çocuk romanımdan alan) Karadankaçanlar gemisinin kelimelerle oynamayı seven büyümeyi reddeden tayfası. Atölye sürecinde yıllar içinde, hikâyeler okuyarak uydurarak, birlikte düşünerek yazdıklarımızı eleştirerek doğal ekip olduk. Editoryal çerçevemiz kitabın adındaki sorudan yola çıkarak, tersine empati yapma düşüncesinden filizlendi. Farklı sesler arasında ortak ton yakalamak neyse ki beklediğim kadar zor olmadı; çünkü hepimiz aynı gemideydik çocukluğun hesapsız, samimi, biraz isyankâr doğasına aynı pencereden bakıyorduk. Karadankaçanlar’ın oyunbaz sorgulayıcı ruhu, birbirinden çok farklı olan 11 sesi kendiliğinden, organik şekilde birbirine bağladı.

Çocuklara genellikle “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” sorusu yöneltilirken, kitabın soruyu tersine çevirdiğini görüyoruz. çıkış noktası sizde nasıl şekillendi? yaklaşımı tür özgürleşme imkânı olarak görmek mümkün mü?

kitabın yazarları olarak, soruyu tersine çevirmeyi, özgürleşme imkânı olarak görüyoruz,. Çocuklara durmaksızın yöneltilen klasik, sıkıcı, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusu, aslında onlara büyük yük bindiriyor geleceği sadece belirli kalıplar, meslekler veya yetişkinlerin beklentileri üzerinden şekillendirmelerine yol açıyor. Biz Karadankaçanlar tayfası olarak soruyu ters yüz ederek rotamızı değiştirmek istedik. Çünkü insanın ne olmak istemediğini bilmesi; kendisini bulmanın, sınırlarını çizmenin kime, nasıl insana dönüşeceğini özgürce seçmesinin en cesur. kitapla çocuklara özgürlüğe sahip olduklarını hatırlatmak, kendilerini bulma yolunda yalnız olmadıklarını hissetmelerini istedik. Ya bazen çocuk (insan) kendi kendisiyle kavgalı olabilir, barışık olamayabilir, yalnız olabilir; kitaptaki bazı öykülerle barışı sağlamaya çalışmak, bazen olduğumuz halimizle yeterince iyi güzel olduğumuzu, yalnızlığa mahkum olmadığımızı hatırlatmak istedik.

Yekta Kopan: Bazen gülümseten hikâyeler, en kalıcı farkındalıkları yaratır

Kitaptaki öykülerde oldukça farklı karakterlerle karşılaşıyoruz; örneğin öyküde hayalperest çocuk, diğerinde abla olmak istemeyen çocuk, başka öyküde ise kuşlarla arkadaşlık kuran karakter. çeşitliliği kurgularken nasıl yaklaşım benimsediniz? farklı “istememe” hâllerinin arada durmasının çocuk okur açısından ne gibi imkânlar sunduğunu düşünüyorsunuz?

çeşitlilik, tayfamızdaki yazarların kendi içlerindeki çocuğu, çocuğun korkularını arzularını farklı açılardan konuşturmasıyla şekillendi. Her çocuğun dünyası, kaçındığı şeyler kırılganlıkları biricik. Kimi çocuk olmaktan veya abla olma fikrinden ürkerken, kimi zamana gıcık olur, kimi rüyaların sırrını çözmeye çalışır veya annesinin denizanasına dönüşmesinden korkar. farklı “istememe” hallerinin arada bulunması, çocuk okura yelpazenin ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Okur sayede metinlerde dolaşırken, “Benim gibi hisseden, benim gibi korkan veya büyüklerin dünyasına itiraz eden başka çocuklar var” diyerek yalnız olmadığını anlıyor. durum çocuklara kendi iç seslerini, itirazlarını duygularını çekinmeden onaylama, ifade etme cesareti veriyor.  Kitabın yazar tayfası biricik olduğundan, güzel çeşitlilik çıktı ortaya bence.

“İnsanın ne olmak istemediğini bilmesi; kendisini bulmanın, sınırlarını çizmenin kime, nasıl insana dönüşeceğini özgürce seçmesinin en cesur.”

”İstememek’ benliğini inşa etme sürecinde çok doğal’

Çocuk edebiyatı çoğu zaman daha “olumlu” duygular etrafında şekilleniyor. Oysa kitap, istememek, kaçınmak, hatta yer yer huzursuzluk gibi duygulara alan açıyor. Sizce çocuk edebiyatında tür duygulara yer açmak neden önemli? Önümüzdeki dönemde yönde genişleme görmeyi bekliyor musunuz? 

Çocukların dünyası sadece neşe, uysallık oyunlardan ibaret değil; çocuklar zaman zaman korkar, sıkılır, öfkelenir, huzursuzluk duyar onlara dayatılan birçok şeyi istemezler. Çocuk edebiyatını sadece “olumlu” öğretici duygularla sınırlamak, aslında çocukların gerçekliğine, duygusal zihinsel dünyasına yapılmış haksızlık. “İstememek” ya “kaçınmak”, benliğini inşa etme sürecindeki insan için çok doğal gerekli hisler bence. kitapla duygulara alan açarak çocuklara, “Böyle hissetmen çok normal,” demeye çalıştık. Geleneksel, sürekli ders veren metinler yerine çocukların iç dünyasındaki çalkantılara, karanlık ya zorlu hislere alan açan eserlerin, çocuklarda çok daha kalıcı yapıcı izler bıraktığını düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde çocuk edebiyatında tür sorgulayıcı, itiraz hakkı tanıyan gerçekçi duyguları kucaklayan yaklaşımların artmasını ancak umabilirim. Ancak umabilirim diyorum çünkü dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’ çocuk edebiyatı büyük sansür baskısı altında. 

Gizem, kirpi tutam Fransız zarafeti!

“Ne Olmak İstemem?” sizde yeni projeler için kapı araladı ? fikri farklı biçimlerde ya yeni derlemelerle sürdürmeyi düşünür müsünüz?

Biz yazar ekibi olarak yolculuğa çıkmaktan çok mutlu olduk, okuyanlar benzer mutluluğu ır umarım. Mutluluğumuzu katlamak, yeni temalarla çocuklara keyif nefes alabilecekleri alanlar açmak için yeni derlemenin hazırlıklarına başladık. müjdeyi vermişken, tema seçiminden yazar seçimine hiçbir adımda bize karışmadıkları tam destek verdikleri için Can Çocuk Yayınları ekibine teşekkür ederim.