Atelier Birches tarafından "Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması" için tasarlanan proje, mansiyon ödülü kazandı.

Proje Raporu: Yerin Performatif Yeniden Yazımı: Yaşayan Mahalle Kampüsü Olarak Fatih Stadı

Kamusal Alan Krizine Performatif Yanıt Arayışları:

Kentte iki tür kenar vardır: Birincisi, etkileşimi reddeden ölü ‘sınır’ (boundary); ikincisi ise farklılıkların birbirine sızdığı, değiş tokuşun gerçekleştiği canlı ‘zar’ veya ‘arayüz’ (border). Başarılı kentsel mekân, duvarları zarlara dönüştürebilme becerisidir.” — Richard Sennett (Building and Dwelling)

tasarım nihayetinde yer duygusunu, hafızayı mahalli ilişkileri Keçiören’in içinden geçtiği olası geçireceği dönüşümleri, etrafındaki ekonomo-politik kentsel bağlamı ele alarak performans rekreasyon odaklı yeniden yazar. Önerilen proje kopuşu yalnızca yeni park ya yapı üretmek üzerinden değil, alanın taşıdığı kolektif enerjiyi yeniden yorumlayan kamusal mekân stratejisi üzerinden ele. Stadyumun hayaletinden yeni kentsel sınır yaratmak ya çizgisel hafızaya dayanmak yerine burada sürekli “ şeyler” oluyor duygusuna tutunan tasarım fikri, aktivite olay örgülerini çoğaltarak yeni bağlam yaratma arayışındadır.

Boşluk, bağlamsal olarak kentsel hafızada yer alan dinlenme, vakit geçirme stadın etrafa yaydığı futbol izleme odaklı çeşitli etkinliklerle kamusal mekânı yaratma duygusuna tutunarak “yeri” hemen eşiğindeki parkla bütünleştirerek performans, sahne, aktivite, mahalli ilişkiler, park gibi çeşitli kentsel programları mekânsal aktörlere bağlayarak gelecek için olası kent mekânı yaratımına yer aralar. anlamda, öneri eşiklerin belirsizleştiği, kamusal alanda “seyir” ya “performans” odaklı aktivitelerin çeşitlendiği, katılımcılığın aktör temelli varoluşlarının sınırlarının test edildiği bütünlük arayışı olarak görülebilir.

Sınırlı Kamusallıktan Aktif Odak Noktasına: Kamusal Alan Krizine Performatif/Rekreatif Yanıt

Keçiören’ uzun yıllar boyunca önemli kamusal referans noktası olan Fatih Stadı çevresi bugün işlevini yitirmiştir. Bölgenin yoğun kentsel dokusu kentsel dönüşümle büyüyen morfolojisinde, kamusal açık alan rekreatif odakların yetersizliği dikkat çekmektedir. Yarışma alanının hemen dibindeki Gökçek Parkı, beton göletler, çeşitli yapılaşmalar, gereğinden fazla sert zemin bütüncül rekreatif potansiyelini tam anlamıyla gerçekleştirememektedir. Keçiören’in yapı yoğunluklarına kent lekesine göz attığımızda, nitelikli bütüncül yeşil alanlar, ekosistemi kanal kesitine alınmış dereleri destekleyecek geçirimli zeminler, meydan kamusal niteliği belirgin olan sürekli açık alanlarının geliştirilmesi oldukça önemli görünmektedir. Mevcut duruma geniş çerçeve çizersek; atıl kalmaya yüz tutmuş stad, ziyadesiyle zedelenmiş park, tali yollarla bölünmüş kamusal akış yol kenarından çekme mesafeleri alınarak ortaya çıkarılmaya çalışılan metro meydancıkları bölgenin öne çıkan mekansal/kentsel durumudur.

Bütün mekansal kentsel yetersizliklerin yanı sıra, alan taşıdığı hafıza bulunduğu merkezi konum sayesinde Keçiören’in gündelik yaşamını yeniden kurabilecek güçlü potansiyeldir. Tasarım, potansiyeli yalnızca yeni park ya spor alanı üretmek üzerinden değil, kamusal alanın günümüzde yaşadığı krize yanıt veren çoğul kentsel mekân üretimi üzerinden ele. Burada niyetimiz sadece sahanın ölçüleri, yerleşimi ya çeşitli iki boyutlu unsurlarına takılı kalarak kamusal mekanın geleceğini belirlemek yerine, stadyumun geçmişte sahip olduğu kolektif enerjiye referans vermek onu yeniden üretmenin yollarını aramaktır. Nihayetinde, geçmişin izlerini nostaljik nesne olarak korumak değil, hafızayı güncel kentsel yaşama sızan canlı mekânsal örgüye dönüştürmek projenin odağıdır.

Keçiören’in “mesire bağ” hafızası stadyumun kentsel bellekteki sürekli burada olan şeylerin doğrudan ya dolaylı olarak meydana taşmasıyla gerçekleşen olay merkezli hafızası, projenin kavramsal anlamda tutunduğu temel kamusal duygulardır. proje esasında alanın genetiğinde var olan “toplanma”, güçlü ekosisteme sahip rekreatif alanlarda “bulunma” yakın tarihte stadtumla birlikte “performans” “izleme” eylemlerini yeniden bugünün kamusal alan krizine ilçe ölçeğinde yanıt verecek şekilde yeniden tartışır. Tasarımın temel beslendiği motivasyon stadium ya herhangi başka “tükenmiş” kamusal hayaleti diriltmek değil, aksine kentin hafızasına kazınmış olan “burada sürekli şeyler oluyor” duygusuna tutunmaktır, tüm mekansal ilişkileri duyguyu üretecek biçimde ele almaktır.

Bağlam: İki Ucu Kesitte Bağlamak: Perfomatif Ağ Olarak Park – Meydan – Çatı

Projenin mekânsal kurgusu iki önemli uç arasında kurulan ilişki üzerinden gelişir. tarafta Gökçek Parkı onun yeşil sürekliliği, tarafta ise eski stadyum alanının barındırdığı yoğun kamusal potansiyel. Tasarım iki ucu birbirine bağlayan kesitsel organizasyon önerir. Park zemini, meydan yapı çatısı arasında kurulan kesitte sürekli ilişki, kamusal alanın yalnızca yatayda değil düşeyde süreklilik kazanmasını sağlar. Böylece farklı kotlarda gerçekleşen aktiviteler birbirini görsel mekânsal olarak besleyen kamusal ağ oluşturur. Metro, cadde mahalleler arasında kalan yoğunluk, tek büyük yapı ya meydan üzerinden değil; park, meydan, çatı iç mekânların birbirine bağlandığı çok katmanlı mekânsal kurgu üzerinden oluşturulur. Böylece alan yalnızca etkinlik mekânı değil, gündelik hayatın farklı ölçeklerde gerçekleştiği kentsel kampüse dönüşür.

kesitsel organizasyon nihayetinde odağın mevcut kentsel eşiklere temas ettiği yerleri; açık alanlar, mahalli ölçekte meydanlar, pasajlar, geçişler, noktasal program önerileriyle farklı aktörlerin farklı şekilde “bulunma” hallerini destekler biçimde şekillendirir.

Sistematik olarak tasarım önerisini incelediğimizde ana fikir sürekli burada “ şeyler” oluyordu hissinin yarattığı hafızayla, tarihsel anlamda genetiğine işlemiş rekreatif niteliğe tutunmak, bunu güncel kamusal alan krizine yanıt verecek bütünselliğe kavuşturmaktır. bağlamda, öncelikle yarışma alanına tür, çeşitli olaylara ev sahipliği yapacak, dönüştürülebilir “event hall” önerisi getirilir. İkincil olarak Fatih Stadı alanı Gökçek Parkı arasındaki tali yol deplase edilerek, parkın doğrudan genişlemesi, meydanlaşması kayda değer bütünlüğe kavuşturulması amaçlanmıştır. Üçüncü müdahale, parkın rekreatif sürekliliğini ekolojik karakterini geliştirmek için kimi niteliği sorgulanır yapı kaldırılmış, beton göletlerden iki tanesinin yeşil alana dönüştürülmüş, tanesinin ise yeni ekolojik kesit olarak iyileştirilmesi önerilmiştir. Dördüncü aşama, Parkın doğrudan meydana Fatih stadı alanın uzamasını ele alır, performatif çatı olarak park, kesitte taraftan tepe oluşturarak yeni kentsel odak/rekreatif yapı/kamusal açık alan oluştururken, öte yandan alt kotta performans salonunu doğrudan pasaj olarak kullanarak mahalle için kamusal geçiş – mekânsal uzlaşı alanı yaratır. Son beşinci ilkesel strateji ise, öneri yapı strüktürünün kollarının parka doğru olabildiğince uzayarak, uygun kottan hem zemin geçiş, dolaşım sunması çeşitli programlarla tüm Gökçek parkını organize etmesidir. Nihayetinde Fatih Stadı alanına önerilen yeni kamusal yapı tüm park mahalli ilişkileri örgütleyen “ağ” olarak öne çıkar. ağın başlangıç noktası olan performans salonu ise mahalle park arasında güçlü pasaj-bina’dır.