Bugün hâlâ kulağa taze gelen fikirlerle dolu Beck albümü Odelay, artık tam 30 yaşında.

İlk dinleyişten yana neler değişmiş? Şarkıların arasına neler sızmış?Yaşa takılanlaraçtı yeniden dinledi.

Beck
Odelay
18 Haziran 1996
Çok mühim albümdür çünkü…

Beck’i Beck yapan albüm olmalı. Her ne kadar ilk coşkumuzu 1994’te “Loser” yaşamış olsak yer aldığı albüm Mellow Gold gayet sağlam olsa onu MTV’nin düzenli konuğu hâline getiren; 25 yaşında lo-fi, white trash, sıska sarışından kendine güvenli, deha hazır cevap rock yıldızına çeviren albüm. Müzikal türlerin kendi kulvarlarına daha sıkı tutunduğu, insanların dinledikleri müzik tarzlarını birer kişilik özelliği olarak benimsediği zamanlarda; çizgileri cesurca flulaştıran bunu son derece becerikli şekilde yapan albüm Odelay. “Üç akor gerçek”ten, “iki turntable mikrofon”a evrimleşme. Beck’in kendine özgü lo-fi blues tadıyla, güncel müzik türlerini, özellikle sample temelli hip hop’u oyunbaz şekilde kaynaştırdığı, sapına kadar özgür olabildiği başyapıt.

İlk dinleyişte hissettirdikleri vs bugün hissettirdikleri

Beck’ten açık ara favori albümüm Sea Change’dir, bunu yana koyalım. Kendisinin 2005’teki Guero’dan sonra ikinci kariyer zirvesi yaşayabildiğini düşünmüyorum, her ne kadar 2014’teki Morning Phase ödüller almış olsa. Odelay tüm cin fikirlerini döktüğü işi değildir, payeyi Midnite Vultures’a vermeliyiz. Ama ilginç şekilde albüm, kariyerinin başlarında olmasına rağmen ustalık dönemi çalışması. Şimdiden bakınca zamana gayet dirençli olduğu aşikâr. Hepsi hâlâ çalışan üç tane dev hit; “Devils Haircut”, “Where It’s At?”, “The New Pollution”. Hepsi başka kimseyle karıştırmayacağınız kadar Beck mahsulü. zamanlar MTV’nin çok sevdiği Beck,-ki hakkı var albümden çıkan teklilerin videoları oldukça kaliteli eğlencelidir, “Loser” zaten ilgimizi çekmişti ama “Where It’s At”in klibine ilk rastladığım ânı hâlâ hatırlatırım. “ başka şey”, “ değişik şey” diye mırıldandığımı. “That was a good drum break” Beck, Odelay’den beri cesurca yeni şey deneyenleri, türlerin sınırlarını genişletenleri duyduğumda adını sayıkladığım referans noktası. 

Bunu biliyor muydunuz?

Biraz albümün prodüktörleri Dust Brothers’tan bahsedelim. İnternetin kadar yaygın olmadığı zamanlarda onların aslen The Chemical Brothers olduklarına dair dedikodular dolaşırdı. Hatta Fight Club’ın müziklerini yaptıklarında bile aslında İngiliz elektronik devinin gizli projesi olduğu laflarını duymuştum. Gelgelelim hikâye böyle değil tabii. Aslen Los Angeles’lı ikili adlarını en çok Beastie Boys’un Paul’s Boutique albümüne verdiği katkıyla duyuruyor. Beck albümüne katmak istediği hip hop sosunu en iyi onların kotarabileceğini düşünüyor. arada İngiltere’ başka ikili Dust Brothers ismiyle tanınmaktaydı. Ünleri biraz artınca esas Dust Biraderler “ böyle olmaz” mesajını yolladılar İngiltere’ye. İngiliz Dust Brothers ismini The Chemical Brothers yapıyor. Ama ilk albümlerinin adını manidar şekilde Exit Planet Dust koyuyorlar. Orijinal Dust Brothers, Fight Club’ın yanı sıra Beck Guero’ çalıştı. 2007’ ise ortaklıklarına son verdi.

arada kuşağı öyle veya böyle betimlediğini düşünebileceğimiz iki şarkının, Radiohead’in “Creep” Beck’in “Loser”ının çılgınca one-hit wonder gibi tınlamaları ama sahiplerinin oldukça uzun kariyerlerinin olmasını enteresan bulduğum nokta olarak belirtmek istedim. Af buyurun, küçük anekdot: 2006’ beraber turnede olan iki ismi arka arkaya izleme şansı bulmuştum. tüm grubunun kuklalarıyla gelmişti. Sahneye çıkmadan önce ekranlardan yayımladıkları kuklaların başrolde olduğu kısa filmde; Radiohead’in sahne arkasına girip orayı dağıtıp, sağa sola işiyorlardı. İşleri bittiğinde ise “Karma Police”e atıf olarak, hep ağızdan sarhoş şekilde “This is what you get when you mess with us” diye bağırıyorlardı. Hatırladıkça gülerim.