T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), kuantum teknolojileri alanında Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen SSB Kuantum Programı kamuoyuyla ıldı.
YÖK Başkanı. Erol Özvar, Savunma Sanayii Başkanı. Haluk Görgün,üniversite temsilcileri, araştırma merkezleri savunma sanayii ekosisteminden paydaşların katılımıyla düzenlenen programda, YÖK-SSB-Üniversiteler Savunma Sanayii Kuantum Teknolojileri Stratejik Yetkinlik Geliştirme İş Birliği Protokolü gündeme alındı.
Program kapsamında, kuantum teknolojilerinde nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi, araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, üniversite-sanayi-kamu iş birliğinin derinleştirilmesi sürdürülebilir kuantum ekosistemi oluşturulması hedefleniyor.
REKLAM“KUANTUM, SAVUNMANIN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİREN STRATEJİK BİR KABİLİYET ALANI”
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, programda yaptığı değerlendirmede, kuantum teknolojilerinin savunma sanayii açısından kritik dönüm noktasına işaret ettiğini belirtti.Görgün, kuantumun kriptolojiden sinyal bağımsız navigasyona, hassas algılamadan yeni nesil hesaplamaya kadar pek çok alanda savunmanın geleceğini doğrudan şekillendirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Kuantum, savunmanın geleceğini doğrudan şekillendiren stratejik kabiliyet alanına dönüşmüştür. Açıkladığımız yol haritasıyla üniversitelerimizi, ana yüklenicilerimizi, KOBİ’lerimizi, teknopark firmalarımızı genç araştırmacılarımızı aynı stratejik hedef etrafında buluşturan bütüncül ekosistem ortaya koyuyoruz.”
“DIŞA BAĞIMLILIK, EGEMENLİĞİN SESSİZCE DEVREDİLMESİDİR”
Kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın yalnızca tedarik meselesi olarak görülemeyeceğine dikkati çeken Görgün, Türkiye’nin kuantum teknolojilerinde üretici yön verici ülkeler arasında yer almasını hedeflediklerini ifade.
Görgün, şöyle devam etti: “Kritik teknolojilerde dışa bağımlılık, yalnızca tedarik meselesi değil; egemenliğin sessizce devredilmesidir. Hedefimiz, Türkiye’yi kuantum teknolojilerinde üreten, geliştiren yön veren ülkeler arasına taşımaktır.”
alandaki yarışın yalnızca cihaz, laboratuvar veya altyapı yarışı olmadığını vurgulayan Görgün, insan kaynağının önemine işaret ederek, “ yarış aynı zamanda bilim insanı, mühendis araştırmacı yetiştirme yarışıdır. İnsan kıymetimiz, en değerli millî sermayemizdir.” ifadelerini kullandı.
Görgün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, kritik teknolojilerde bağımsız geleceğin güvenlik ortamında oyun kurucu Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
“KUANTUM ALANINDA GÜÇLÜ İNSAN KAYNAĞI STRATEJİK ZORUNLULUK”
YÖK Başkanı Özvar törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayii alanında tarihi dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti.
Savunma sanayii üniversitelerin araştırma kapasitesi arasında doğrudan güçlü ilişki kurulmasının hayati önem taşıdığını ifade eden Özvar, yükseköğretim sisteminin kritik teknoloji alanlarına daha fazla katkı sunması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.
Özvar, kuantum teknolojilerinin savunmadan haberleşmeye, siber güvenlikten sağlık teknolojilerine kadar geniş alanda dönüştürücü etki oluşturacağını vurgulayarak, şunları söyledi:
“Ülkemizin kuantum alanında güçlü insan kaynağı araştırma altyapısı oluşturması tercih değil, stratejik zorunluluktur. kapsamda, Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sistemimizde kuantum teknolojilerine yönelik yeni programların açılması üzerinde çalışıyoruz.”
Özvar, lisans seviyesinde kuantum odaklı yeni programların hayata geçirilmesini planladıklarını, fizik bölümlerinin birikiminden yararlanarak bazı programların dönüşümü yeniden yapılandırılması sürecini başlattıklarını kaydetti.
PROTOKOLLE EĞİTİM, ARAŞTIRMA EKOSİSTEM KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK
YÖK Başkanı Özvar, imzalanan protokolün kuantum hesaplama, kuantum algılama kuantum haberleşme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini, eğitim programlarının geliştirilmesini araştırma kapasitesinin güçlendirilmesini hedeflediğini ifade.
Burslar, staj programları, araştırma projeleri, yaz okulları teknik etkinliklerle gençlerin alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini aktaran Özvar, şöyle konuştu:
“ protokol yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı olmayacaktır. Üniversite, sanayi kamu iş birliğini bütüncül yaklaşımla ele alan model sayesinde araştırma çıktılarının teknolojiye dönüşmesi, savunma sanayiimizin ihtiyaç duyduğu kritik yetkinliklerin geliştirilmesi ülkemizde güçlü kuantum ekosisteminin oluşturulması mümkün olacaktır.”
11 ÜNİVERSİTE KUANTUM EKOSİSTEMİNE KATKI SUNACAK
Protokole dahil edilen üniversitelerin, kuantum teknolojileri ilgili alanlarda araştırma kapasitesine sahip kurumlar arasından seçildiği belirtildi.
kapsamda Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi’nin Türkiye’nin kuantum ekosisteminin gelişimine katkı sunması hedefleniyor.