Artı Gerçek - PKK’nin üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan, Sterk TV' yaptığı açıklamalarda Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısıyla başlayan süreci Meclis'te çıkarılması beklenen çerçeve yasayı değerlendirdi.

Sürecin hem PKK hem Türkiye açısından tarihi önemde olduğunu belirten Karayılan, örgütün aldığı kararlarla geri dönülmeyecek adımlar attığını belirterek, devletin ise şimdiye kadar yasal zeminde gerekli adımları atmadığını ifade.

Karayılan, devletin güven oluşturacak adımlar atmadığını belirterek şunları söyledi:

"Biz PKK'yi feshettik, silahlı mücadele stratejisini durdurduk. Yani biz artık düşmanlığı sona erdirdik. 'Yeni sayfa açıyoruz; artık düşmanlık değil dostluk yapmak istiyoruz' dedik. Ancak gel gör ki pratikte kucaklaşma. Ona uygun yasal adımlar halen atılmış değil."

'ÇERÇEVE YASA TARİHİ FIRSAT OLABİLİR'

Meclis'e gelmesi beklenen çerçeve yasa hazırlıklarına değinen Karayılan, yasanın içeriğinin belirleyici olacağını belirtti.

Karayılan, " çerçeve yasanın içeriği eğer tek taraflı olmazsa kapsayıcı olursa, Türkiye için tarihi fırsat. yasanın nasıl olacağını bekliyoruz. Her şeyi kapsayacak kapsamayacak ?".

'İMRALI' ANLAŞMA OLMADIĞI İÇİN GÖRÜŞME OLMUYOR'

Abdullah Öcalan yapılan görüşmelere ilişkin konuşan Karayılan, uzun süredir dışarıdan heyetlerin İmralı'ya gitmediğini belirterek, bunun görüşmelerde henüz sonuca ulaşılamadığını gösterdiğini söyledi.

Karayılan, "42 gündür dışardan hiçbir heyet Rêber Apo'nun yanına gitmemiştir. Eğer anlaşma olsaydı, aynı gün DEM Parti heyeti İmralı'ya giderdi. Şimdi neden kimsenin gitmesine izin vermiyorlar? Çünkü tartışmalarda netleşen sonuç yok" ifadelerini kullandı.

'GERİ DÖNÜLMEYECEK KARARLAR ALDIK'

Karayılan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"(Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısı) Bizim için önemli olduğu kadar Türkiye Cumhuriyeti devleti için önemlidir. Çünkü Kürt sorunu, Türkiye’nin en köklü temel sorunudur. Demokratik Toplum Mücadele Stratejisi’ne inandık temelde adım attık. Geçen yaklaşık buçuk yıllık süreç içerisinde hareketimizin gösterdiği duruş, alınan kararlar, atılan adımlar, hareketimizin yönetimimizin konuda ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Bizler her şeyi yasalarımıza göre yaptık. daha geri dönülemeyecek kararlar aldık. Ancak Türk devleti şimdiye kadar yasal anlamda herhangi adım atmadı. Tabii ki hiçbir şey yapmadıkları anlamına gelmiyor. İşte İmralı’ya gidiş-gelişler oluyor, Meclis'te komisyon kurdular, yine süre sonra ateşkes çift taraflı hal aldı, savaş durdu. Elbette biçimde kimi yaklaşımlar söz konusu ama sürecin gelişmesi için, zamana yayılmaması için gerekli olan şeyler halen yerine getirilmiş değildir. Belli ki Türk devleti konuda halen net karar vermemiştir. Birçok konuyu gündemlerine getiriyorlar görüldüğü kadarıyla evet hayır arasında bırakıyorlar.

'DEVLET GÜVEN YARATAN BİR ADIM ATMADI'

konu ise, çok fazlaca güven sorunu vardır. Mesela şimdiye kadar devlet tarafından güven yaratan adım atılmamıştır. kucaklaşma durumu yaşanmamıştır. Mesela biz PKK’yi feshettik, silahlı mücadele stratejisini durdurduk. Yani biz artık düşmanlığı sona erdirdik. ‘Yeni sayfa açıyoruz; artık düşmanlık değil dostluk yapmak istiyoruz’ dedik. Doğrudur; Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine Devlet Bahçeli gibi kişiler Kürt-Türk-Arap kardeşliğinden söz ediyorlar. minvaldeki cümleler zaman zaman devlet yetkilileri tarafından dile getiriliyor. Ancak gel gör ki pratikte kucaklaşma. Yani ona uygun yasal adımlar halen atılmış değil. Elbette kadar geç kalınması tartışma konusudur. Kuşkusuz bunun nedenleri vardır. Tabii daha başta, yaklaşımda sorun vardır. Mesela ‘Terörsüz Türkiye’ diyorlar. Kürt sorunu tarihsel toplumsal sorundur. meselenin hepsini getirip ‘terör’ sorununa indirgemekle nasıl çözümcü yaklaşım geliştirilebilir ki? Biz sorunun çözümüne dönük olan paradigmamızı değiştirdik. Ancak devlet kendi paradigmasını değiştirmeli.

'DEMOKRATİK CUMHURİYETE KATILMAK İSTİYORUZ'

Bizler devletle barışmak, cumhuriyeti demokratik cumhuriyet haline getirmek demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz. cumhuriyetin karşısında olmak istemiyoruz. Ama karşı taraftan aynı yaklaşımı görmüyoruz. Yani kuşkularla, endişelerle, kaygılarla yaklaşıyorlar. Halbuki biz karar aldık; Kongre kararlarına bağlıyız.

'ÇERÇEVE YASA KAPSAYICI OLURSA TARİHİ BİR FIRSAT OLUR'

birkaç gündür, ‘ ay içerisinde çerçeve yasanın meclise gelmesine dönük karar alındı’ biçiminde açıklamalar yapılıyor. çok önemli şeydir. çerçeve yasanın içeriği eğer tek taraflı olmazsa kapsayıcı olursa, Türkiye için tarihi fırsat. yasanın nasıl olacağını bekliyoruz. Her şeyi kapsayacak kapsamayacak ?

'İMRALI' ANLAŞMA OLMADIĞI İÇİN GÖRÜŞME OLMUYOR'

Devlet heyetinin İmralı’ya gittiğini, Rêber Apo muhtemelen bazen arkadaşların dahil olduğu görüşmeler yaptıklarını biliyoruz. Görüldüğü kadarıyla şimdiye kadar neticeye varamadıkları için tecrit devam ediyor.

42 gündür dışardan hiçbir heyet Rêber Apo’nun yanına gitmemiştir. Halbuki en fazla dönemde gidiş gelişlerin olması gerekirdi. Orada Rêber Apo görüşme yapıyorlar. Rêber Apo’nun yanındaki arkadaşlar katılıyor olabilirler. tartışma. Ama tartışma neticeye varmadığı için tecrit devam ediyor. Şimdi iktidara yakın birileri Önder Apo’nun çerçeve yasayı onayladığını basına yansıtmış. Böyle şeyler söylüyorlar ama doğru değildir, yalandır. psikolojik savaştır, beklenti umut yaratmak istiyorlar. Eğer anlaşma olsaydı, yol açarlardı aynı gün DEM Parti heyeti İmralı’ya giderdi. Şimdi neden kimsenin gitmesine izin vermiyorlar? Çünkü tartışmalarda netleşen sonuç. Onun için çözümsüz durumda Rêber Apo’nun fikir görüşlerinin bize kamuoyuna yansımasını istemiyorlar. Güya kendilerince böyle tedbir alıyorlar. Görüşme olduğunda Rêber Apo’nun mevcut durumu değerlendirip, yorumlayacağını eleştireceğini biliyorlar. durumda henüz ulaşılan sonucun olmadığı anlaşılıyor bundan dolayı böyle sürüyor. Biz böyle anlıyoruz.

'DEVLET KENDİ YAKLAŞIMINI DAYATIYOR'

görünen şey nedir? Orada (İmralı’ ), devlet kendi yaklaşımını Rêber Apo’ya dayatıyor. Tartışmalarla, tek yanlı çabalarla kendi yaklaşımını dayatıp kabul ettirmek istiyor. Böyle durumun olduğu anlaşılıyor. Devlet tarafı böyle yapmamalı! eleştiri konusudur, endişe kaygı uyandırıcıdır. Şimdi görünenler böyledir.

(Öcalan) Her konuda karar alabilir. arkadaşlarımız, örgütümüz bunu daha önce belirtmiş durumdayız. Fakat Rêber Apo hakkındaki kararı biz veririz. Yani gerilla kararı verir. Kongre, inisiyatifi gerillaya vermiştir.

'ADALET HAKİKAT KOMİSYONU KURULSUN'

Gerillayı suçlu suçsuz diye kategorize etmeleri doğru değildir. Hele dosyaları açalım görelim, sizin suçlarınız bizden çok daha fazladır. Adalet Hakikat Komisyonu oluşturulursa -ki oluşturulmasını öneriyoruz-, görelim kimin ne kadar suçu var? Faili meçhul adı altında 17 bin 500 insanımız suikast edilmiş. Daha yakın zamanda 2015’te Cizre bodrumlarında 270 insanımız yakıldı. Suçsa, kim suç işlemiş? Eğer biz suç dosyalarını açarsak başka çerçevenin konusu." (MEZOPOTAMYA AJANSI)