1984 yapımı İsveç klasiği Ronia, the Robber’s Daughter (Ronja Rövardotter), 80’ler fantezi sinemasının ne kadar nev-i şahsına münhasır olabileceğinin canlı kanıtı. Ekranın karşısına geçtiğim an kendimi yandan Skyrim köylerinde quest kovalıyormuşum, yandan Return of the Jedi‘daki Endor ormanlarına düşmüşüm gibi atmosferin içinde buldum. Yeşillik, sisli dağlar, kayalıklar… Her an arkadan Draugr fırlayacak ya çalılıklardan Ewok’lar çıkacakmış gibi tekinsiz ama kadar büyüleyici hissi.

Şimdiki filmlerde her yer CGI, her şey pürüzsüz dijital ya; filmde tam tersi buram buram gerçek İsveç ormanı çam kokusu alıyorsunuz. Zaten senaryoyu bizzat kitabın yazarı Astrid Lindgren kaleme almış, haliyle masalsı ama yandan ham doğal ruh doğrudan ekrana yansımış.

Olayımız basit ama çok keyifli: İki düşman haydut çetesinin çocukları olan Ronia Birk’in yolları ormanda kesişiyor. “Babalarımız kavgalı, biz kavga edelim” demek yerine önce birbirlerine gıcık olup sonra bayağı sağlam dostluk kuruyorlar. Hatta noktada ailelerin bitmek bilmeyen anlamsız çekişmesinden bıkıp ormanda kendi başlarına yaşamaya karar veriyorlar. İki çocuğun doğanın ortasında kendi ayakları üzerinde durma çabası aralarındaki inatçı ama saf bağ filmin en tatlı yeriydi bence.

Tabii orman dediysem öyle sıradan piknik alanı değil burası. Uçan cadımsı Harpy’ler (Gripalar), yerin altından çıkan garip yaratıklar falan derken ormanın kendisi canlı karakter gibi çalışıyor. Pratik efektler, kostümler maketler 80’lerden kaldığı için insanı tebessüm ettiriyor ama doğallık filme inanılmaz samimiyet katmış.

Ronia’nın babası Mattis’e ayrı parantez açmak lazım. Adam tam dram kraliçesi! Bağırıp çağırıyor, haydutluk yapıyor ama kızına olan düşkünlüğünden içi parçalanıyor. kadar abartılı tatlı oyunculuk var ki sahnelerini bayağı makaraya sararak izledim.

Uzun lafın kısası; eğer 80’lerin ham fantezi atmosferini, pratik efektlerin samimiyetini seviyorsanız şöyle buram buram Skyrim/Endor havası almak istiyorsanız kesinlikle şans verin derim. Hem çocukça doğallığı var hem kafayla izleyince bayağı keyifli seyirlik sunuyor.