Özge Türedi Mert Topaloğlu tarafından tasarlanan Kaya Sedirleri, İPA Kampüs'te yer alıyor.

Kaya Sedirleri, mimarın kent karşısındaki sorumluluğunu; sorumluluğun mesleki bilgi birikimi, tasarım gücü, ısrar çözüm üretme isteğiyle birleştiğinde nasıl somut kamusal dönüşüme evrilebileceğini gösteren, uygulanmış kentsel tasarım projesidir. Proje, iki genç mimarın önce İstanbul’ yaşayan kentliler olarak kıyıda deneyimledikleri aksaklığı fark etmeleri duruma karşı duydukları sorumluluğu mimari çözüm arayışına dönüştürmeleriyle başlamıştır. arayış yalnızca fikir önermekle sınırlı kalmamış; problemin kentsel mimari ölçekte okunması, teknik estetik açıdan güçlü tasarımla somutlaştırılması, önerinin anlatılması, savunulması gerçekleşebilmesi için ısrarla arkasından gidilmesiyle devam etmiştir. Mimarın işi her zaman yalnızca kendisine verilen projeyi gerçekleştirmek değildir. Bazen mimar kente dair söz söyler; henüz tanımlanmamış problemi görünür kılar, fikri ortaya atar fikrin etrafında yeni tartışma başlatır. Kendisine proje gelmesini ya uygun koşulların kendiliğinden oluşmasını beklemek yerine, kimi zaman koşulları yaratmak için girişimde bulunan kişi mimardır. Kaya Sedirleri’nde mimarın söz kuran girişim başlatan rolü belirleyici olmuştur. Mimarın süreçteki en güçlü aracı ise sahip olduğu bütün mesleki birikimi araya getirerek ortaya koyduğu projenin kendisidir: gözlemlenen kentsel problemi teknik olarak uygulanabilir, estetik olarak nitelikli kamusal olarak anlamlı öneriye dönüştürmek önerinin gücüyle farklı aktörleri ikna edebilmek.

Herhangi maddi beklenti ya önceden tanımlanmış işveren talebi olmaksızın başlayan girişim, önerinin belediyeye taşınması kamusal kurumların sürece kapılarını açmasıyla kolektif tasarım, araştırma üretim sürecine dönüşmüştür. İstanbul Planlama Ajansı’nın kurumsal katkısı koordinasyonu İSTON’un teknik bilgi üretim altyapısının tasarımcılarla buluşması, başlangıçta iki kentlinin fark ettiği problemi disiplinlerarası araştırmaya sonunda kentte aktif olarak kullanılan fiziksel müdahaleye dönüştürmüştür.

Kaya Sedirleri’nin çıkış noktası, İstanbul kıyılarında kent su arasındaki fiziksel ilişkinin zaman içinde geçirdiği dönüşümdür. İstanbul’un kıyıları geçmişte yüzme, balık tutma, dinlenme, buluşma suyla doğrudan temas gibi çeşitli rekreatif kullanımlara olanak sağlarken; hızlı kentleşme, dolgu alanlarının artması kıyı altyapısındaki dönüşümler ilişkinin birçok noktada kesintiye uğramasına neden olmuştur. Bugün kıyının çeşitli bölümlerinde, doldurulmuş kıyı hattını dalga etkilerine karşı korumak amacıyla yerleştirilen büyük kayalar, gerekli altyapı oluştururken aynı zamanda insan bedeni su arasında sert, düzensiz kullanımı güç eşik meydana getirmektedir.

Proje mevcut durumu ortadan kaldırmayı ya kayaları yeniden biçimlendirmeyi önermez. Bunun yerine, kıyının korunması için gerekli mevcut altyapı kentlinin suya yaklaşma, kıyıyı kullanma suyla yeniden ilişki kurma isteğini aynı yerde buluşturmayı amaçlar. Kayaların üzerine arasına yerleşen farklı ölçeklerdeki kamusal platformlar; yalnızca oturmayı değil, uzanmayı, balık tutmayı, suyu izlemeyi, beklemeyi, araya gelmeyi birden fazla kullanıcının aynı yüzeyi farklı biçimlerde masını mümkün kılar. Böylece bugün büyük ölçüde ayırıcı sınır olarak çalışan kaya hattı, farklı gündelik aktiviteleri destekleyen kentlinin suyla ilişkisini güçlendiren kamusal kıyı yüzeyine dönüşür.

Her kayanın kendine özgü geometrisi, tasarım sürecinde ortadan kaldırılması gereken sorun değil, tasarımın doğrudan girdisi olarak ele alınmıştır. Mevcut kayalar üç boyutlu olarak taranmış, elde edilen nokta bulutlarından dijital modeller oluşturulmuş veriler parametrik tasarım sürecine aktarılmıştır. Geliştirilen sistem, her platformun mevcut kayayla temas eden yüzeyini bulunduğu yere özgü biçimde yeniden oluştururken, farklı kıyı koşullarına uyarlanabilecek ortak tasarım dilini korur.

yöntem, geleneksel mimarlık kentsel tasarım süreçlerine yenilikçi üretim yaklaşımı getirir. Üç boyutlu tarama, parametrik tasarım, hesaplamalı modelleme büyük ölçekli üç boyutlu baskı, birbirinden bağımsız teknolojik araçlar olarak değil; mevcut çevreyi okuyabilen, fiziksel veriyi tasarım kararına dönüştürebilen kararı doğrudan üretime aktarabilen bütünleşik süreç olarak kullanılmıştır. İSTON’un büyük ölçekli 3B beton baskı altyapısıyla gerçekleştirilen üretim, geleneksel kalıp ihtiyacını azaltırken her biri bulunduğu kayaya özgü karmaşık geometrilerin fiziksel olarak üretilebilmesini mümkün kılmıştır.

Proje kapsamında malzeme hazır bileşen olarak kabul edilmemiş; üretim sürecinin parçası olarak malzeme AR-GE çalışmaları yürütülmüştür. Beton karışımına eklenen fotolüminesan mineral katkı, gün boyunca UV ışınımını depolayarak karanlıkta yüzeyin hafifçe ışıldamasını sağlar. özellik platformların gece saatlerinde elektrik altyapısına ihtiyaç duymadan kendi sınırlarını pasif biçimde görünür kılmasına, çevresinde yönlenme güvenlik hissine katkıda bulunmasına aynı zamanda malzemenin gece algısına farklı estetik nitelik kazandırmasına olanak verir. Böylece tasarım, üretim teknolojisi malzeme geliştirme tek bütüncül süreç içinde ele alınmıştır.

Kaya Sedirleri, Özge Türedi Mert Topaloğlu’nun tasarımı, İstanbul Planlama Ajansı’nın kurumsal katkısı koordinasyonu İSTON’un teknik bilgi üretim altyapısının araya geldiği kolektif çalışma olarak uygulanmıştır. işbirliği, projenin yalnızca gerçekleştirilmesini sağlamamış; aynı zamanda temel düşüncelerinden birini somutlaştırmıştır: Güncel kentsel problemlere verilen yanıtların, tek aktörün kapalı çözümünden değil, farklı bilgi alanlarının kurumların ortak akılla araya geldiği üretim süreçlerinden doğabilmesi.

süreçte başlangıçta iki kentlinin fark ettiği sorun, tasarımcıların ısrarı, belediyenin sürece alan açması kurumların teknik kapasitelerini masıyla disiplinlerarası araştırmaya sonunda kentte aktif olarak kullanılan fiziksel müdahaleye dönüşmüştür. Kaya Sedirleri nedenle yalnızca ortaya çıkan nesneleri değil; problemi fark etmenin, çözüm üretme isteğinin, mimari bilgiyle ikna etmenin, ısrar etmenin kamusal kurumların çağrıya karşılık vermesinin birlikte nasıl üretime dönüşebileceğini temsil.

Kaya Sedirleri bugün tasarım, malzeme geliştirme üretim süreçleri tamamlanmış, gerçek ölçekte üretilmiş aktif olarak kullanılan kamusal kent platformlarıdır. Projenin kıyıyla kurmayı hedeflediği ilişki ise, geliştirilen sistemin farklı kamusal bağlamlara uyarlanabilme potansiyelinin parçası olarak varlığını sürdürmektedir. Üretilen elemanlar bugün İstanbul Planlama Ajansı Kampüsü’nde kamusal kullanıma açıktır; kullanıcılar tarafından oturma, uzanma, bekleme, araya gelme farklı gündelik kullanımlar için aktif biçimde kullanılmaktadır. Dolayısıyla Kaya Sedirleri, doğrulanmayı bekleyen deneme ya tamamlanmamış prototip değil; tasarımı geliştirilmiş, teknik çözümleri üretilmiş, malzemesi araştırılmış, gerçek ölçekte uygulanmış kullanım hayatına başlamış kentsel tasarım ürünüdür.

Kıyı için geliştirilen yaklaşım ise projenin geleceğe açık çoğalabilir karakterini tarif etmektedir. Kaya Sedirleri tek konuma bağlı, kapalı ürün olarak değil; farklı kaya geometrilerine kıyı koşullarına adapte olabilen sistem olarak tasarlanmıştır. nedenle bugün İPA Kampüs’te aktif kullanımını sürdürürken, sistemin kıyı bağlamında farklı kamusal alanlarda yeni uygulamalarına yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Kaya Sedirleri, 2026 yılında Türk Serbest Mimarlar Derneği’nin Altı Üstü 30 Genç Mimar Ödülleri kapsamında, uygulanmış projelerin değerlendirildiği “Yankı |Tasarımdan Mekana” kategorisinde Eşdeğer Ödüle layık görülmüştür.