Övütmen Şılak'ın yolları 2000' Kumburgaz-Yenibosna hattında yaptıkları minibüs yolculuğunda kesişti. Yan yana oturmalarıyla başlayan sohbet kısa sürede yakınlığa dönüştü, ardından gelen buluşmalar tanışma süreci evlilikle sonuçlandı.
Çift, 6 yıl süren evliliklerinin ardından, 2006' anlaşmalı olarak yollarını ayırdı. Ayrılık sürecinde tamamen kopmayan ikili, zaman zaman telefonla görüşmeye birbirlerinin hayatında yer almaya devam.
Yıllar içinde yalnızlığın ağırlaşması birbirlerini anlamaları, çiftin yeniden araya gelmelerine zemin hazırlarken süreçte Yaşar Şılak, Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Etiler Huzurevi Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi'ne yerleşti.
class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
Görüntülü görüşmelerle 2022'den itibaren bağlarını güçlendiren çift, yeniden evlenme kararı aldı 16 Ekim 2025'te ikinci kez nikah masasına oturdu.
Evlilik kararının ardından Övütmen ikinci baharını yaşayacağı eşinin kaldığı huzurevine yerleşti.
Yaşlılık dönemini güvenli huzurlu ortamda huzurevinde geçiren çift, günlük yaşamlarında çoğunlukla aynı odada sohbet ediyor, televizyon izliyor, anılarını ıyor, geçmişte olduğu gibi birlikte dans ediyor, etkinliklere katılıyor.
Yıllar sonra yeniden kurdukları hayatı "can yoldaşlığı" olarak tanımlayan çift, anlayış sevginin önemini vurguladı, aile bağlarının korunması, yalnızlığa karşı dayanışma birlikte yaşlanmanın kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade.
Çift, hayatın ilerleyen dönemlerinde en büyük gücün sevgi arkadaşlık olduğunu belirterek ikinci kez attıkları imzayı hayatlarının en değerli hediyesi olarak gördüklerini söyledi.
"SEVDİKLERİNİZİN, SİZİ SEVENLERİN KIYMETİNİ BİLİN"
Yaşar Şılak, kendisinden önce doğan 4 kardeşinin hayatını kaybetmesi üzerine adının Yaşar konulduğunu belirterek, ailesini yalnız bırakmamak için 45 yaşına kadar evlenmediğini anlattı.
class='medyanet-inline-adv'>Annesi babası vefat edince yapayalnız kaldığını belirten Şılak, "Yalnız kalmak çok zor Gerçek mutluluk sizi sevenlerle sevdiklerinizle hayatı, sofrayı, tatili, çayı, kahveyi mak. Kimse bunun farkında değil. Çünkü hep yarın için hayalleri, umutları. Onun peşinde koşuluyor ama kaç kişi yarın hayallerine kavuşuyor. Sevdiklerinizin, sizi sevenlerin kıymetini bilin, dolu dolu yaşayın.".
Eşi Övütmen boşanmalarının ardından geçen 19 yıllık sürede iletişimi koparmadığını, görüşmeye devam ettiğini anlatan Şılak, 6 yıl önce huzurevine yerleştiğini belirtti.
"TEKRAR BİR ARAYA GELDİK, ŞİMDİ İÇİM RAHAT, HUZUR İÇİNDEYİM" class='medyanet-inline-adv'>
Şılak, tekrar evlilik kararı almalarına ilişkin, şunları dile getirdi:
"Eşim yalnız yaşıyordu. Yalnızlığın ne kadar zor, acı şey olduğunu bildiğim için sevgi, vicdan, bazı şeyler öne geçiyor. İkimiz tekrar araya geldik, şimdi içim rahat, huzur içindeyim. Evliliğimiz can yoldaşlığı. Hayatı, hayatın getirdiği zorlukları, acıları mak önemli, yalnız olunca hayat çok zorlaşıyor. Can yoldaşı, hayat arkadaşı, nefes gerekiyor. Evlilik teklifi. İkimiz yalnızlıktan kurtulacaktık. Yaşlılığımızı huzur içinde yaşayacağımızı düşünerek mutlu oldum, kabul ettim. Bana verdiği en unutulmaz hediye, nikah dairesinde attığımız imza. Sevginin, saygının, evliliğe atılan imzanın fiyatı. Sevginin fiyatı olsaydı zaman herkes sevginin ne demek, nasıl şey olduğunu bilirdi, anlardı ama kalpten kopup geldiği için satın alamadıkları için sevginin ne kadar değerli olduğunu bazıları anlayabiliyor."
class='medyanet-inline-adv'>Eşiyle dans etmeyi çok sevdiğini belirten Şılak, huzurevinde güzel zaman geçirdiklerini, aktivitelere katıldıklarını, birlikte sohbet ederek geçmişi yad ettiklerini kaydetti.
Yaşar Şılak, genç çiftlere öğütlerde bulundu:
"Önce eğitim iş olarak geleceklerini garantiye alsınlar. Aileden kopmasınlar, aileleri zaman zaman karışabilir ama bunların üzerinde hiç durmasınlar. Keşke annem hayatta olsaydı bana karışsaydı, diye düşünüyorum. Kendimi tanıdığımdan beri hayattan beklediğim yudum sevgi, yudum mutluluk. Çiftler önce birbirlerini saysınlar, anlayışlı olsunlar damatlar asla ihanet etmesin. Hiçbir kadın erkek ihaneti hak etmiyor. Anlaşmazlık, sevgisizlik, saygısızlık, olumsuzluk varsa alsın karşısına konuşsun. Mutsuz evlilikleri sürdüren aileler asla çocuk yapmasın. Çocuğunuzu mutlu yuvada büyütecekseniz yapın."
class='medyanet-inline-adv'>"YANIMA OTURDU, DONDURMA YEMEYE DAVET ETTİM"
Nuri Talat Övütmen eşiyle tanıştığı Kumburgaz-Yenibosna hattındaki minibüs yolculuğunu anlatarak "Yanıma oturdu, nerede oturduğunu sorarak sohbet etmeye başladık. Sonra 8 Ağustos'ta dondurma yemeye davet ettim. Kabul etmekle beraber yanıma kadar şık geldi ki düğüne gider gibi, topuklu ayakkabı giymiş. Bana verdiği değeri ifade etti sanki. şekilde hazırlanıp gelmesi, benim gönlümü. Ailelerimiz tanıştı, evlendik. dönemler kaplumbağa arabam vardı, onunla çok gezdik, turla gezilere katılmaya başladık. Sonra çevrenin verdiği takım şeyler oldu, ayrılık kararı aldık. İrtibatı hiç kesmedik. Taşınması gerekiyordu, gittim ona yardım ettim. Yaşar Hanım ayrıldıktan sonra görüşmelerimize hiç hediyesiz gelmedi, hep bana şey alıp gelirdi. Sonra kendisi huzurevine yerleşti." ifadelerini kullandı.
Şılak'ın, kendisine huzurevine yerleşmesini söylediğini belirten Övütmen, şöyle devam etti:
"Oraya gelebilmem için evlenmemiz lazım dedim, tekrar evlilik teklifi ettim. Teklifimi kabul. Sonra ben huzurevine müracaat ettim. Akrabalarımız kalmamıştı, nikah salonunda çalışanlar davetlimiz. Bizi alkışlayanlar onlar. Abiye gibi elbise giydi nikahımızda. Mantıken bundan sonra beraber olmamızın daha anlamlı olacağını hissettik ama gönlümüzdeki bitmeyen sevgi tamamlayıcı. Eşime 'Maaşlarımızdan 5'er bin kenara koyalım, birikim yapıp yaza balayına gidelim.' dedim. Balayı için hazırlık yapıyoruz. Deniz kenarında yerde 1 haftalık tatil için hazırlık yapıyoruz. Herkes evlilik kararımıza saygı gösterdi. 80 yaşından sonra artık ne kadar yaşayacağımızı Allah bilir."