İnsan kaynaklı küresel ısınma, Atlantik Meridyen Devinim Dolaşımı’nı (Atlantic Meridional Overturning Circulation / AMOC) ciddi biçimde zayıflatıyor hatta tamamen durdurabilir. Kötü olan ise durum adım adım yaklaşıyor.
Böyle kırılma yaşanması halinde gezegenin büyük kısmı ısınmaya devam edecek Kuzey Avrupa başta olmak üzere Avrupa’nın büyük bölümü keskin soğuma sürecine girecek.
AMOC TAM OLARAK NEDİR?
AMOC, tropik bölgelerden sıcak suyu Kuzey Atlantik’e taşıyan iklimi düzenleyen ‘doğal taşıma bandı’ görevi görüyor. Ancak bilim insanlarına göre, taşıma bandı artık kritik kırılma noktasına doğru ilerliyor.
Yeni yapılan kapsamlı simülasyonlara göre, eğer sera gazı emisyonları bugünkü seviyelerinde kalırsa, hayati sistemin geleceği sanıldığından çok daha büyük tehlike altında.
akıllara soruyu getiriyor: İnsanlık çöküşten nasıl etkilenecek?
TÜRKİYE İÇİN ÖZEL UYARILARKüresel ölçekte yaşanacak AMOC çöküşü, Türkiye’yi doğrudan etkilemese bile, dolaylı etkileri oldukça yıkıcı olabilir. Konuyu İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Meteoroloji Uzmanı. Güven Özdemir’e danıştığımda konuda ciddi uyarılarda bulundu.
Dr. Güven Özdemir, artan enerji ihtiyacının fosil yakıt kullanımıyla karşılanmasının dünya genelinde atmosfer sıcaklıklarının hızla yükselmesine yol açtığını belirtti. Özdemir, “ durum, doğal afetlerin sayısının şiddetinin artmasına, geniş alanlarda olumsuz hava koşullarının görülmesine neden oluyor. İklim krizinin en önemli sebeplerinden biri budur” dedi
Ayrıca uzman isim, iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne serdi: “Buzulların erimesi, Arktik deniz buzunun azalması tatlı su kaynaklarının okyanus suyuna karışması gibi gelişmeler yaşanıyor. durum, okyanusların tuzluluk oranını yoğunluğunu değiştirerek Körfez akıntısının hız yönünde farklılıklara yol. Tüm değişimler, daha ağır iklim olayları felaketlerin ortaya çıkma riskini artırıyor. Ayrıca, küresel ölçekte yerkürenin hava dengesinde ciddi değişimlere sebep olabilir.”
class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyinGözden KaçmasınTrump’ın sert sözleri buzun altındaki sır: Tehlike ortaya çıktı! Grönland’a gömülü karanlık miras…Haberi görüntüleİstanbul Aydın Üniversitesi Meteoroloji Uzmanı. Güven Özdemir
PEKİ, BÖYLE BİR DURUMDA TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN İKLİM SENARYOLARI NELER?
Dr. Güven Özdemir’in değerlendirmelerine göre, AMOC sisteminin çöküşü Türkiye’ problemlere neden olacak:
1- Biyolojik çeşitliliğimiz azalacak.
2- Sera gazları, özellikle karbondioksit emisyonları artış gösterecek.
3- Tarım hayvancılık sektörünün her türlü üretiminde inanılmaz olumsuz etkisi söz konusu olacak.
4- Aşırı sıcaklık dalgaları ani yağış rejimleri gibi uç hava olayları artacak.
5- Gıda fiyatları yükselecek gıda güvenliği sorunları yaşanacak.
Ayrıca, deniz seviyesinin küresel ölçekte yükselmesi, Türkiye kıyılarını tehdit edecek. Özellikle Karadeniz Akdeniz’ kıyı bölgelerinde yer alan tarım turizm merkezleri, değişimlerden olumsuz etkilenebilir.
ÜLKE İÇİN TEHLİKE DAHA BÜYÜK!
Eğer model çökerse en büyük yarayı ise İzlanda’nın alacağı öngörülüyor. İklim modellemelerine göre İzlanda’ kış sıcaklıkları -45 dereceye kadar düşebilir.
Ülke geniş çaplı deniz buzlarıyla kaplanabilir. İzlanda Meteoroloji Dairesi Genel Müdürü Hildigunnur Thorsteinsson durumu sözlerle özetliyor: “ noktada ülke dev buzul haline gelir.”
Peki, İzlanda senaryoya karşı hangi önlemleri almayı planlıyor? Çünkü ülkenin yaşadığı ya yaşayacağı değişimler yalnızca İzlanda’yı değil, tüm Avrupa’yı yakından ilgilendiriyor.
Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar alınacak önlemler, bölgenin iklim güvenliği açısından belirleyici olacak. Şimdi, İzlanda’daki durumun perde arkasına göz atalım.
ULUSAL GÜVENLİK TEHDİDİ İLAN EDİLDİ
Uzun süre bilim kurgu gibi görülen senaryo artık İzlanda’ resmî düzeyde tartışılıyor. Ekim ayında hükümet, AMOC çöküşünü ulusal güvenlik riski olarak sınıflandırdı.
karar, iklim değişikliğinin doğrusal ilerlemeyebileceği ani, sistemik kırılmalar yaratabileceği yönündeki anlayışın güçlenmesiyle alındı. Yetkililere göre mesele artık yalnızca çevresel değil; doğrudan ulusal hayatta kalma sorunu etkileri küresel.
2024 yılında Reykjavik’te gençler tarafından sahnelenen ulusal çapta yayınlanan yetenek yarışması performansı korkuyu yansıttı. Gösteri, gelecekteki İzlandalıları titreyen iklim mültecileri olarak tasvir eden çarpıcı sahneyle sona.
İzlanda İklim, Enerji Çevre Bakanı Johann Pall Johannsson, “En kötü senaryo gerçekleşirse burada yaşamak dayanılmaz hale gelebilir” ifadelerini kullandı.
ÇÖKÜŞ NASIL TETİKLENEBİLİR?
Bilim insanlarına göre sistemi bozabilecek başlıca faktörler şunlar:
1- Grönland başta olmak üzere buzulların yoğun erimesi
2- Kuzey Atlantik’e tatlı su akışının artması
3- Atmosferin aşırı ısınması deniz-hava sıcaklık farkının azalması
gelişmeler sıcak-soğuk tuzlu-tatlı su dengesini bozarak dolaşımı zayıflatabilir. Beş yıl önce BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), AMOC’un 2100’e kadar zayıflamasının muhtemel olduğunu ancak tamamen çökmesinin “çok düşük olasılık” olduğunu açıklamıştı.
Ancak son çalışmalar tabloyu çok değiştirdi. Ağustos ayında yayımlanan araştırma, yüksek emisyon senaryolarında incelenen dokuz iklim modelinin tamamında AMOC’un zayıfladığını sonunda durduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşılsa bile çöküş ihtimalinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitüsü’nden okyanus bilimci Stefan Rahmstorf Washington Post'a “Korkutucu. Bunun düşük olasılıklı olduğunu varsaymak yanlıştı” ifadelerini kullandı.
2024 yılında 43 bilim insanının imzaladığı açık mektup, İskandinav hükümetlerini “büyük ölçüde hafife alınmış” risk konusunda uyardı. Rahmstorf ayrıca AMOC’un “önümüzdeki 10 ila 20 yıl içinde” geri dönüşü olmayan eşiğe ulaşabileceğini dile getirdi.
Meteoroloji Ofisi’nden Halldor Björnsson ise uyarıyı yapıyor: “AMOC örneğinde, çökmeye başladığını bildiğiniz anda muhtemelen çok geçtir. Bilimsel kesinliği beklememelisiniz.”
JEOMÜHENDİSLİK TARTIŞMASI: ATMOSFERE MÜDAHALE Mİ?
İzlanda, ilk adım olarak ülkeleri sera gazı emisyonlarını azaltmaya çağırıyor. Ancak küresel ölçekte fosil yakıtlardan vazgeçiş yavaş ilerliyor. nedenle bazı uzmanlar jeomühendisliği gündeme taşıyor.
Reykjavik Enstitüsü Genel Müdürü Pall Gunnarsson, İzlanda İskandinav ülkelerinin atmosferde aerosol salınımı gibi yöntemleri test edecek küresel girişimlere öncülük etmesi gerektiğini savundu.
Hükümet fikri resmi olarak desteklemiyor. Ancak İklim Bakanlığı, “riskler arttıkça, zamanlar düşünülemez olan seçenekler daha fazla tartışılacaktır” açıklamasını yaptı.
NASA KESİNTİLERİ ARAŞTIRMALARI ETKİLİYOR
İzlanda küçük ülke süper bilgisayar gerektiren pahalı iklim simülasyonlarını kendi başına yürütme kapasitesi sınırlı. nedenle ABD’deki NASA Goddard Uzay Çalışmaları Enstitüsü gibi kurumlara dayanıyor.
Ancak Trump yönetimi döneminde Goddard’ın özellikle iklim programlarında ciddi bütçe personel kesintilerine gidildi.
İzlandalı bilim insanı Björnsson, “Tam olarak ihtiyacımız olan çalışmaları yapıyorlardı”.
2023’te AMOC’un kırılganlığına ilişkin “en gerçekçi” değerlendirmelerden birini yapan araştırmacı Anastasia Romanou, laboratuvarın Manhattan’daki kira sözleşmesinin iptal edildiğini, ekiplerin kafelerden çalıştığını verimliliğin yarı yarıya düştüğünü söyledi.
Romanou, “Uzun vadeli olaylara bakmamamız gerektiğini düşünüyorlar”.
Öte yandan Stratejik İklim Riskleri Girişimi Başkanı Laurie Laybourn’un sözleri tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor: “Büyük nüfuslu ülkelerin alıştıkları iklim rejiminden uzaklaşmasıyla tetiklenen küresel kargaşadan söz ediyoruz. ciddi kalıcı küresel istikrarsızlık yaratır.”
Washington Post'un "Why this country declared an ocean current collapse a national security risk" haberinden faydalanılmıştır.