Tam Boyutta Gör ABD-İsrail İran arasında savaş bitmek bilmeyen gerilimin ardından Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan kriz, enerji piyasalarını derinden etkilemeye devam ediyor. Küresel petrol sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin önemli bölümünün geçtiği boğazdaki aksaklıklar, enerji fiyatlarını yukarı taşırken enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal fosil yakıtlarla karşılayan Türkiye açısından ciddi maliyetler doğuruyor.

Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan yeni rapora göre fosil yakıt fiyatlarının mevcut seviyelerini koruması halinde Türkiye'nin 2026 yılı enerji ithalat faturası, önceki yıla kıyasla 14 milyar dolardan fazla artabilir. ilave yükün yaklaşık 7,7 milyar dolarlık kısmı petrol, 6,4 milyar dolarlık bölümü ise doğalgaz ithalatından kaynaklanacak.

Ember Analisti Bahadır Sercan Gümüş, Türkiye'nin fosil yakıtlara olan bağımlılığının küresel kriz dönemlerinde enerji maliyetlerini artırdığını belirterek yenilenebilir enerjiyle desteklenen elektrifikasyonun özellikle ulaşım binalarda hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Gümüş, “İthalat faturasının büyük kısmını oluşturan ulaşım binalar başta olmak üzere nihai tüketim sektörlerinde elektrifikasyon yoluyla temiz enerji dönüşümünün hızlanması Türkiye’nin ithalat yükünü kalıcı olarak hafifletecektir.” diyerek sektörel bazda elektrifikasyonun önemine vurgu yaptı.

Savaşın ardından enerji fiyatları hızla yükseldi

Rapora göre 28 Şubat 2026' başlayan savaşın ardından Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine kapatılması küresel enerji arzını sarstı. Dünya petrol arzının LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik noktanın devre dışı kalması, piyasalarda sert fiyat hareketlerine yol açtı.

Tam Boyutta Gör Savaşın başladığı tarihten 1 Mayıs 2026'ya kadar Brent petrol fiyatları yüzde 50 artarken Avrupa doğalgaz fiyatları yüzde 45, kömür fiyatları ise yüzde 3 yükseldi.

Türkiye gibi enerji alanında yüksek dışa bağımlılığa sahip ülkeler açısından gelişmeler, ithalat maliyetlerinin hızla yükselmesi anlamına geliyor. Nitekim Mart, Nisan Mayıs aylarında Türkiye'nin net enerji ithalatı, önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık 3 milyar dolar artarak yüzde 26 yükseldi.

Türkiye enerjisinin üçte ikisini ithal fosil yakıtlarla karşılıyor

Verilere göre Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini ithal fosil yakıtlarla karşılıyor. bazında bakıldığında dışa bağımlılık oranı doğalgazda yüzde 95'e, ham petrolde yüzde 83'e kömürde yüzde 60'a ulaşıyor. yapı, küresel kriz dönemlerinde enerji fiyatlarındaki artışların doğrudan Türkiye ekonomisine yansımasına neden oluyor.

Hesaplamalara göre son 10 yılda Türkiye'nin net enerji ithalatı için ödediği yıllık ortalama tutar 42 milyar dolar. Rusya-Ukrayna savaşının etkilerinin hissedildiği 2022 yılında rakam 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Tam Boyutta Gör Türkiye'nin birincil enerji talebinin yüzde 22'sini oluşturan ham petrolde dışa bağımlılık oranı yüzde 83 seviyesinde bulunuyor. 2025 yılında Türkiye'nin ham petrol ithalatı için ödediği tutar 16,1 milyar dolar olurken motorin gibi petrol ürünleri için yaklaşık 20 milyar dolarlık ek harcama yapıldı.

Hürmüz krizinin başlamasından sonra petrol fiyatlarında görülen varil başına ortalama 35 dolarlık artışın 2026 yılı boyunca Türkiye'ye 7,7 milyar dolarlık ilave maliyet getirmesi bekleniyor. maliyetin yaklaşık 5,2 milyar dolarlık kısmı karayolu ulaşımından kaynaklanacak.

Türkiye'nin petrol ithalatında en büyük payı yüzde 46 Rusya alırken, Rusya'yı Irak (yüzde 15), Kazakistan (yüzde 13) Suudi Arabistan (yüzde 7) takip ediyor.

Doğalgaz faturası artacak

Toplam enerji arzında yüzde 26 paya sahip olan doğalgazın yaklaşık yüzde 94,7'si ithalat yoluyla karşılanıyor. Türkiye'nin 2025 yılı doğalgaz ithalatında Rusya yüzde 36 ilk sırada yer alırken, onu Azerbaycan (yüzde 20), ABD (yüzde 16), İran (yüzde 13) Cezayir (yüzde 8) izliyor.

Türkiye'nin Hürmüz krizinden doğrudan etkilenen ülkelere olan doğalgaz bağımlılığı sınırlı olsa piyasalardaki fiyat hareketleri ithalat maliyetlerini artırıyor.

Doğalgaz fiyatlarının 1 Mayıs 2026 seviyelerinde kalması halinde Türkiye'nin enerji ithalat faturasına 6,4 milyar dolarlık ek yük binecek. tutarın 2,3 milyar doları meskenlerden, 1,6 milyar doları elektrik üretiminden 1,5 milyar doları sanayi sektöründen kaynaklanacak. Fiyat artışlarının sürmesi halinde ise doğalgaz ithalatından kaynaklanan ek maliyetin 2027 yılında 13 milyar dolara kadar çıkabileceği ifade ediliyor.

Kömür tarafında ise maliyetler sınırlı kaldı. Türkiye'nin enerji arzında yüzde 26 paya sahip olan kömürün yüzde 60'tan fazlası ithal ediliyor. Ancak Hürmüz krizinin kömür fiyatlarına yüzde 3 gibi sınırlı etki yapması maliyetlerin ciddi şekilde artmamasını sağladı.

Enerji faturasının en büyük kalemi karayolu ulaşımı Tam Boyutta Gör Raporun en çarpıcı noktası ise Türkiye'nin enerji faturasının en büyük kalemini karayolu ulaşımının oluşturması. 2025 yılında gerçekleştirilen net enerji ithalatında petrol yüzde 47, doğalgaz yüzde 43 kömür yüzde 10 pay aldı.

Sektörel dağılım incelendiğinde ise 15 milyar dolarlık maliyetle karayolu ulaşımı, toplam enerji faturasının yaklaşık üçte birini oluşturarak ilk sıraya yerleşti. Ulaşımı 8 milyar dolarlık ithalatla sanayi sektörü takip ederken, meskenler elektrik üretimi yüzde 16'şar payla öne çıkan alanlar oldu.

Ember raporuna göre Türkiye'nin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltabilmesi için fosil yakıtların doğrudan kullanıldığı sektörlerde elektrifikasyonun hız kazanması gerekiyor.

Elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı 2015 yılında yüzde 33 seviyesindeyken 2025'te yüzde 43'e yükseldi. Ancak enerji ithalat faturasının yalnızca yüzde 16'sı elektrik üretiminden kaynaklanıyor. nedenle asıl dönüşüm potansiyeli ulaşım binalar gibi nihai tüketim alanlarında bulunuyor.

Türkiye' 2025 yılında satılan yeni otomobillerin yüzde 17'si elektrikli araçlardan oluşurken 2026 Nisan ayı itibarıyla toplam elektrikli araç sayısı 420 bini aştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun öngörülerine göre sayının 2035 yılına kadar 5 milyonun üzerine çıkması bekleniyor.

Hesaplamalara göre Türkiye yollarındaki her 1 milyon elektrikli otomobil, yıllık bazda yaklaşık 900 milyon dolarlık fosil yakıt ithalatını önleme potansiyeline sahip. Ayrıca karayolu taşımacılığındaki enerji maliyetlerinin yüzde 60'ının ağır ticari araçlardan kaynaklanması dönüşümün kamyon, çekici otobüsleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin önemini ortaya koyuyor.

Isı pompalarının yaygınlaşması gerekiyor

Meskenlerde kullanılan doğalgaz enerji ithalatı açısından önemli maliyet kalemi oluşturuyor. Sadece 2025 yılında konutlardaki doğalgaz tüketimi Türkiye'nin enerji ithalat faturasına 7,2 milyar dolarlık yük getirdi.

Konutlardaki doğalgaz tüketiminin yüzde 90'ı ısınma sıcak su ihtiyacından kaynaklanıyor. alanda ısı pompalarının yaygınlaşması, ithal doğalgaz yerine yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin kullanılmasına imkan tanıyabilir.

Türkiye'deki yaklaşık 25 milyon konutun yalnızca yüzde 10'unda böyle dönüşümün gerçekleşmesi halinde, ülkenin yıllık enerji ithalat faturasında 1 milyar doların üzerinde tasarruf sağlanabileceği belirtiliyor.

ın ,

Dünyanın ilk Linux akıllı gözlüğü