MEHMET TAŞ – 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’ne Kürt işçiler öğrenci gençler yoğun biçimde katılmıştı. Ancak dönemde katılımcılar etnik kimliklerine göre kaydedilmediği için, “kaç Kürt işçi vardı?” sorusuna kesin yanıt vermek mümkün değildir. nedenle sayılardan çok tarihsel bağlama bakmak gerekir.
1970’te Kürt İşçiler Neredeydi?
1960’ların sonlarında İstanbul, İzmit, Gebze, Kartal, Bakırköy Adapazarı’ndaki büyük sanayi işletmelerinde çalışan işçilerin önemli bölümü Doğu Güneydoğu Anadolu’dan göç etmiş Kürt emekçilerdi. Özellikle metal, lastik, dokuma gıda sektörlerinde yoğun olarak çalışıyorlardı.
15-16 Haziran‘a katılan yüz bini aşkın işçi arasında Kürt işçilerin önemli yer tuttuğu kuşkusuzdur. yıllarda sanayileşme iç göç süreci, Kürt emekçileri Türkiye işçi sınıfının ayrılmaz parçası haline getirmişti.
Neden “Kürt İşçilerin Direnişi” Olarak Anılmıyor?
Çünkü 15-16 Haziran‘ın karakteri etnik değil, sınıfsaldı.
Türk, Kürt, Ermeni Arap işçiler; farklı kimlikleriyle değil, sendikal haklarını savunan işçiler olarak omuz omuza mücadele ettiler. DİSK Türk-İş’ten gelen işçilerin yürüyüşlerinde öne çıkan talepler sendikal özgürlük, örgütlenme hakkı işçi sınıfının birliğiydi.
yönüyle 15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfının tarihindeki en güçlü enternasyonal dayanışma örneklerinden biri olarak hatırlanmalıdır.
Gücü Tarihsel Sınırları
Bugünden geriye bakıldığında, 15-16 Haziran’ın en büyük gücü işçi sınıfının birliği ise, en önemli sınırlarından biri Kürt sorununun henüz işçi hareketinin gündemine yeterince girmemiş olmasıdır.
1930’lu yıllardaki devlet şiddetinin yarattığı baskı sessizlik ortamı henüz tam olarak aşılmamıştı. Kürt kimliği ulusal-demokratik talepler bağımsız siyasal ifade kazanamamıştı. süreç esas olarak 1970’lerin ikinci yarısında gelişecek, Kürt gençlik hareketinin yükselişi daha sonra Kürt özgürlük hareketinin ortaya çıkışıyla yeni aşamaya geçecekti.
Kürt İşçilerin Çifte Konumu
Kürt işçiler uzun yıllar iki yönlü baskıyla karşı karşıya kaldılar: İşçi olarak sömürüldüler, Kürt olarak ise inkâr ayrımcılığa maruz bırakıldılar.
nedenle onların mücadelesi yalnızca ücretlerin yükseltilmesi veya çalışma koşullarının iyileştirilmesiyle sınırlı kalmadı. kültür, kimlik demokratik haklar emek mücadelesinin ayrılmaz parçası haline geldi.
durum, Kürt işçilerinin deneyimini Türkiye işçi sınıfının kesimlerinden kısmen farklılaştırırken, aynı zamanda sınıf mücadelesine yeni boyutlar kazandırdı.
Emekçi Sınıfların Ortak Tarihi
15-16 Haziran’a katılan işçilerin çocukları torunları arasında sendikal harekette yer alanlar, sosyalist örgütlerde mücadele edenler Kürt özgürlük hareketine katılanlar.
nedenle 15-16 Haziran yalnızca sendikal direniş değil, Türkiye’nin emekçi sınıflarının ortak tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir.
Bizim kuşağımızın deneyimi bunu doğrulamaktadır. İGD TKP çevrelerinde yetişen çok sayıda Kürt genç sınıf mücadelesinin içinde yer. Ancak Türkiye solunun önemli bölümü uzun yıllar Kürt sorununu sınıf mücadelesi içinde çözülecek ikincil mesele olarak gördü. Daha önemlisi, kimi zaman onu sınıf birliğini zedeleyen unsur olarak değerlendirdi. Sonraki yıllarda yaşanan ayrışmaların nedenlerinden biri buydu.
nedenle 15-16 Haziran’ın mirası cümlede özetlenebilir:
Türkiye işçi sınıfının en büyük kalkışması, Türk Kürt işçilerin birlikte yürüdüğü mücadeleydi; ancak mücadele henüz Kürt sorununun demokratik çözümünü kendi programının parçası haline getirememişti. durum hem onun gücünü hem tarihsel sınırını göstermektedir.
Marksizm İşçi Sınıfının Etnik Gerçeği
Marx başlangıçta Avrupa proletaryasını kapitalizmin yarattığı evrensel özne olarak değerlendirmiştir. Ancak daha sonraki çalışmalarında sömürgecilik, kölelik ilkel sermaye birikimi süreçlerini incelerken sınıfın etnik kültürel boyutlarına dikkat çekmiştir.
Kapitalizmin gelişimi yalnızca ücretli emek sömürüsüne değil; köleliğe, sömürgeciliğe, şiddete ırksal hiyerarşilere dayanmıştır.
nedenle Marksistler işçi sınıfını yalnızca ekonomik kategori olarak değil, aynı zamanda kapitalizm sonrası toplumu kurabilecek tarihsel toplumsal özne olarak değerlendirirler.
Türkiye’ sosyalist hareketin önündeki görevlerden biri, sınıf içindeki etnik ayrımcılığın sömürüyü nasıl gizlediğini görmek buna karşı mücadele etmektir. Kürt emekçilerle kalıcı sınıf birliği kurmanın yolu, demokratik eşitliği kültürel hakları içeren perspektif geliştirmekten geçmektedir.
Sınıfsal Toplumsal Birlik İçin
Bugün sanayi hizmet sektörlerinde çalışan milyonlarca Kürt emekçi, Türkiye işçi sınıfının en dinamik bileşenlerinden birini oluşturmaktadır. Buna rağmen ayrımcılık eşitsizlik, sermaye sınıfının emek üzerindeki denetimini güçlendiren araçlar olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Sosyalist hareketin görevi, işçi sınıfının enternasyonal birliğini Türkiye toplumunun çoğulcu yapısını güçlendirecek politikalar geliştirmektir. Kürt hareketinin yarattığı demokrasi, eşitlik direniş mirası mücadelenin önemli parçası olarak görülmelidir.
Kürt, Alevi kadın hareketlerinin ortaya çıkardığı eşitlikçi özgürlükçü dinamikler, emek mücadelesinin karşısında değil, onunla birlikte değerlendirildiğinde sosyalist harekete güç katacaktır.
56 Yıl Sonra
15-16 Haziran Direnişi’nin üzerinden 56 yıl geçti.
Bugün Kürt halkının demokratik haklarından söz etmek aynı zamanda sınıftan söz etmektir. Kimlik, kültür ayrımcılık sorunları artık sınıf meselesinden ayrı düşünülemez. Cinsiyet, etnisite sınıf birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan mücadele alanlarıdır.
Aynı zamanda Türkiye’ dünyada yükselen aşırı sağ otoriter hareketlere karşı mücadele etmek işçi hareketinin temel görevlerinden biridir. Çünkü hareketler emekçileri ortak çıkarları etrafında birleştirmek yerine, kimlikler üzerinden bölmeyi hedeflemektedir.
15-16 Haziran’ın en önemli dersi budur: Emekçilerin birliği, farklılıkların inkâr edilmesiyle değil, eşitlik temelinde tanınmasıyla kurulabilir.
Bugün Türk Kürt emekçilerin ortak geleceği, demokrasi, eşit yurttaşlık sosyal adalet temelinde kurulacak yeni toplumsal sözleşmeye bağlıdır. Haziran Direnişi’nin mirası tam olarak yönü işaret etmektedir.
yazıya emoji tepki ver
😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberİsviçre, nüfusu 10 milyonla sınırlandırma planını reddetti