Mistral AI kurucu ortağı Arthur Mensch, Avrupa’nın kendi yapay zekâ şirketlerine yatırım yapmaması halinde ABD Çin merkezli teknoloji sağlayıcılarına bağımlılığının artabileceğini savunuyor. Mensch’e göre kapalı yapay zekâ modellerini geliştiren şirketler fiyatları değiştirme, ürünlerini kullanımdan kaldırma veya erişimi kesme yetkisine sahip olduğu için Avrupa’nın teknolojik bağımsızlığı risk altında bulunuyor. Le Monde için kaleme aldığı yazıda Avrupa ülkelerine kendi ileri seviye modellerini geliştirme çağrısı yapan Mensch, uzun vadeli ekonomik maliyetlere rağmen yerli yapay zekâ altyapısına yatırım yapılması gerektiğini belirtiyor.
Arthur Mensch, Kapalı Yapay Zekâ Modellerinin Avrupa İçin Risk Oluşturduğunu SavunuyorMistral AI kurucu ortağı Arthur Mensch, Avrupa’nın yalnızca yabancı şirketlerin geliştirdiği modellerin üzerine uygulamalar inşa etmeye odaklanmasını stratejik hata olarak değerlendiriyor. Avrupa’nın sanayi verileri, küçük orta ölçekli işletmeleri uzmanlık birikimi üzerinden yeni hizmetler geliştirebileceğini savunan yaklaşımın, temel yapay zekâ teknolojilerinin kontrolünü göz ardı ettiğini belirtiyor.
Mensch’e göre internet yapay zekâ arasındaki temel fark, teknolojinin kontrol yapısında yatıyor. İnternetin açık protokolleri farklı şirketlerin ortak standartlar üzerinden hizmet geliştirmesine dayanırken kapalı yapay zekâ modellerinin yeteneklerini, sınırlarını kullanım koşullarını modelin sahibi belirliyor. nedenle yalnızca uygulama geliştirmeye yatırım yapan ülkeler, kullandıkları temel teknolojilerin geleceği üzerinde yeterli söz sahibi olamayabiliyor.
Avrupa’nın ileri seviye yapay zekâ modelleri geliştirmek için gereken milyonlarca veya milyarlarca euroluk yatırımı ABD Çin’deki şirketlere bırakmasını öneren görüşleri eleştiren Mensch, yaklaşımın kıtanın küresel teknoloji rekabetindeki konumunu zayıflatabileceğini ifade ediyor.
Mensch’in bağımlılık konusundaki temel endişelerinden biri, ticari yapay zekâ hizmetlerinin kullanım koşullarının sağlayıcılar tarafından değiştirilebilmesi. Kapalı model sahipleri abonelik fiyatlarını artırabiliyor, belirli model sürümünü kullanımdan kaldırabiliyor veya müşterilerin erişimini kesebiliyor. kararlar, söz konusu sistemlere kritik iş süreçlerini bağlayan şirketlerin teknoloji tercihlerini doğrudan etkileyebiliyor.
Mensch, Anthropic’in Haziran 2026’ Fable Mythos erişimini kesmesini riskin örneklerinden biri olarak gösteriyor. Erişimin daha sonra yeniden sağlandığını belirten Mistral AI kurucu ortağı, kararın Avrupa’ alınmadığını Avrupalı kullanıcıların süreç üzerinde söz sahibi olmadığını vurguluyor.
tür kısıtlamalar, özellikle üretim, finans, sağlık kamu hizmetleri gibi alanlarda yapay zekâ sistemlerini operasyonlarına entegre eden kuruluşlar açısından önem taşıyor. sağlayıcının hizmet koşullarını değiştirmesi, yalnızca lisans maliyetlerini değil, yazılım uyumluluğunu iş sürekliliğini etkileyebiliyor.
Avrupa’nın teknoloji bağımsızlığı tartışması, egemen yapay zekâ egemen bulut altyapılarına yönelik yatırımlarla birlikte ilerliyor. Birleşik Krallık hükümeti, ülkenin kendi yapay zekâ kapasitesini geliştirme hedefi doğrultusunda 500 milyon sterlinlik girişim fonu oluşturdu. Ülkedeki şirketler yabancı sağlayıcılara bağımlılıklarını azaltmak amacıyla egemen yapay zekâ seçeneklerine daha fazla yöneliyor.
Egemen yapay zekâ, yalnızca verilerin ülke sınırları içinde tutulmasını ifade etmiyor. yaklaşım; modellerin geliştirilmesi, altyapının yönetimi, erişim denetimi teknoloji üzerinde karar verme yetkisinin hangi kuruluşlarda bulunduğu gibi unsurları kapsıyor. Dolayısıyla hizmetin yerel veri merkezinde çalışması, tek başına teknolojik bağımsızlık sağlandığı anlamına gelmiyor.
Forrester kıdemli analisti Dario Maisto, egemen altyapı girişimlerinin bazı gizli maliyetler barındırabileceği konusunda uyarıyor. Uzmanlık eksikliği egemenlik kavramının altyapı düzeyinde yanlış yorumlanması, projelerin hayata geçirilmesini yavaşlatabiliyor. Kuruluşların kendi altyapılarını işletmek için gerekli insan kaynağına teknik yetkinliklere yatırım yapması toplam maliyeti artırabiliyor.
CCIA Europe tarafından sipariş edilen araştırma, Avrupa Birliği’nin egemen bulut yapay zekâ düzenlemelerinin önümüzdeki 10 yılda 115 milyar euroya kadar maliyet oluşturabileceğini öne sürüyor. Avrupa Uluslararası Politik Ekonomi Merkezi tarafından hazırlanan çalışma, tahmini Avrupa Komisyonunun 18 milyar euroluk üst maliyet öngörüsüyle karşılaştırıyor.
Ancak 115 milyar euroluk rakam kesinleşmiş harcama tutarı değil, belirli varsayımlara dayanan senaryo olarak sunuluyor. CCIA Europe’un ABD merkezli teknoloji şirketlerini içeren üyelik yapısı, araştırmanın değerlendirilmesinde kuruluşun ticari çıkarlarının göz önünde bulundurulmasını gerektiriyor.
Mensch ise Avrupa’nın kendi teknolojilerini geliştirmek için katlanacağı maliyetin uzun vadede karşılığını vereceğini düşünüyor. Ona göre kıta mevcut durumu kabul ederse temel yapay zekâ teknolojileri başka bölgelerde geliştirilmeye devam edecek Avrupa, yüksek lisans ücretleri karşılığında dışarıdan sunulan daha sınırlı modellerle yetinmek zorunda kalabilecek.
Avrupa’nın önündeki tercih yalnızca yabancı hizmetleri kullanmak yerli sistemler geliştirmek arasında yapılacak seçimden ibaret değil. Kıtanın araştırma kapasitesini, girişim sermayesini, uzman iş gücünü hesaplama altyapısını nasıl araya getireceği belirleyici olacak. Mistral AI gibi Avrupa merkezli şirketlerin uzun vadeli başarısı, kıtanın kendi modellerini geliştirme hedefini ekonomik sürdürülebilirlikle ne ölçüde buluşturabildiğine bağlı kalacak.