Tarih 14 Aralık 1972'ydi Gene Cernan, planlanan Apollo görevleri (18, 19 20) çoktan iptal edildiği için, ayak izlerinin süreliğine ay toprağına bırakılacak son izler olacağını biliyordu. Ancak muhtemelen 50 yıldan fazla süre sonra, yaptığı konuşmanın ayda insan tarafından söylenen son sözler olarak tarihe geçeceğini tahmin edemezdi.
NASA'nın son test gecikmelerinin ardından mart ayında fırlatmaya hazırlandığı Artemis II, Ay'a iniş yerine Ay'ın yakınından geçiş yapacak. Yine görev, Apollo 17'den yana insanlığın Ay'ın yakınlarına yaptığı ilk yolculuk olacak.
Tarih 1972. Gene Cernan, Ay Keşif Aracı'nı kullanıyor.Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
class='medyanet-inline-adv'>
NASA’nın Artemis programıyla geri dönme hazırlıkları sürerken akıllardaki büyük soru hala güncelliğini koruyor: Ay’a geri dönmek neden kadar uzun sürdü?
İşte uzmanların gözünden gecikmenin arkasındaki temel nedenler.
SİYASİ İRADE EKSİKLİĞİ DEĞİŞEN BAŞKANLAR
Smithsonian Ulusal Hava Uzay Müzesi küratörü Teasel Muir-Harmony’ye göre en kısa cevap; siyasi irade eksikliği. Ay’a insan göndermek devasa maliyetli uzun vadeli yatırım gerektiriyor. Ancak ABD’ her 4 veya 8 yılda değişen başkanlık yönetimleri, NASA’nın önceliklerini sürekli değiştirdi.
İşte başkanlar sürekli değişen hedefler:
George.W. Bush (1990): "Ay’a dönelim".
Bill Clinton (1993): Programı iptal etti, "Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) odaklanalım".
George. Bush (2001): "Constellation" projesini başlatıp Ay’ı tekrar hedefledi.
Barack Obama: Hedefi asteroidlere çevirdi.
Donald Trump: Hedefi tekrar Ay (Artemis) olarak belirledi.
Joe Biden: Tarihte ilki gerçekleştirerek halefinin programını değiştirmeden devam ettirdi.
TEKNİK ZORLUKLAR: APOLLO’YU ÖYLECE YENİDEN YAPAMAZSINIZ
Siyasi engelleri kenara bırakırsak, Ay görevleri aynı zamanda dikkat çekici teknik zorluk sunuyor. Dünya'nın doğal uydusu yaklaşık çeyrek milyon mil (400.000 kilometreden fazla) uzaklıkta Ay'a iniş girişimlerinin yarısından fazlası başarısızlıkla sonuçlandı.
class='medyanet-inline-adv'>Artemis programı (tamamlanması yirmi yıl 50 milyar dolardan fazla süren roket uzay aracı kullanan) NASA'nın tür başarıları ulaşılabilir kılmak için yaptığı en yeni en umut verici girişim olarak adlandırılıyor.
Birçok kişi modern akıllı telefonların Apollo bilgisayarlarından binlerce kat güçlü olduğunu söyleyerek "Neden hala gidemiyoruz?" diye soruyor. Ancak mesele sadece işlemci gücü değil.
1960'larda Apollo donanımlarını üreten fabrikalar, kalıplar uzman teknisyenler artık. Her şeyin sıfırdan, modern güvenlik standartlarıyla tasarlanması gerekiyor.
Apollo döneminde Soğuk Savaş baskısı nedeniyle riskler daha kolay göze alınıyordu. Challenger Columbia facialarından sonra NASA, insan hayatını korumak için çok daha katı maliyetli güvenlik protokolleri uyguluyor.
class='medyanet-inline-adv'>Challenger felaketi olarak adlandırılan olayda, Challenger uzay mekiği, 28 Ocak 1986' Florida, Cape Canaveral'dan fırlatıldıktan kısa süre sonra düştü. felaket yedi astronotun hayatını kaybetmesine neden. Columbia felaketi ise Challenger olayına benzer şekilde, ABD uzay mekiği yörünge aracının parçalanması sonucu yaşandı. Columbia uzay mekiği, 1 Şubat 2003'te Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'ne iniş yapmasına dakikalar kala, yedi astronotun tamamının hayatını kaybettiği felakete sahne.
HEDEF DEĞİŞTİ: ‘BAYRAK DİKMEK’ YERİNE ‘YERLEŞMEK’
Apollo programı temelde ‘bayrak dikme ayak izi bırakma’ yarışıydı. Artemis ise çok daha iddialı amaca hizmet ediyor: Ay’ kalıcı insan varlığı oluşturmak.
NASA' otuz yılı aşkın süre baş teknoloji uzmanı olarak çalışan Les Johnson, “ geliştirilmekte olan iniş araçlarının günden daha uzun süre kalacak şekilde tasarlandığı anlamına geliyor. Bunlar, sonunda ayda yaşam alanları oluşturacak daha büyük mimarinin veya sistemin parçası olmak üzere tasarlandı" dedi Artemis II'nin yaklaşan uçuşunun Apollo 8'i anımsattığını ancak programların bundan sonra önemli ölçüde farklılaşacağını ekledi.
class='medyanet-inline-adv'>TİCARİ SEKTÖRÜN YÜKSELİŞİ YENİ UZAY YARIŞI
Eskiden sadece devletlerin bütçesiyle yürüyen uzay çalışmaları, artık SpaceX (Elon Musk), Blue Origin (Jeff Bezos) Boeing gibi devlerin katılımıyla yeni boyuta taşındı. NASA artık sadece ‘yürütücü’ değil, özel sektörün ‘müşterisi’ konumunda.
SpaceX, ortakların en büyüklerinden biri CEO'su Elon Musk, şirketin odağını insanları Mars'a gönderme önceliğinden "Ay' kendi kendine büyüyen şehir" inşa etmeye kaydırdığını yakın zamanda duyurdu.
NASA'nın baş tarihçisi Brian Odom, Ay'a geri dönmenin her zaman birçok parçanın araya gelmesine bağlı olduğunu belirtti, “Uzay çok zor birçok farklı şeyin aynı anda araya gelmesini gerektiriyor. Ticari taahhütler, uluslararası taahhütler şimdi hükümet. Üçünün birlikte çalışması, bizi noktaya getiren şey. Uzun yolculuk oldu, ancak geri dönmek her zaman stratejiydi strateji birkaç farklı anda ortaya çıktı. Şimdi altyapımız hazır, ortaklarımız var mümkün hale geliyor”.
class='medyanet-inline-adv'>JEOPOLİTİK BASKI
Apollo programı, 1961' Kongre'ye yaptığı açıklamada, on yıl bitmeden Ay'a insan indirme hedefini ilan eden Başkan John. Kennedy'nin koyduğu son tarihle mücadele etmek zorunda kaldı. Kennedy, ABD'den önce yörüngeye uydu insan göndermiş olan Sovyetler Birliği'ni geçmek istiyordu.
Amerika Birleşik Devletleri, özellikle yeni kurulan ülkelerde Sovyet etkisinden oldukça endişeliydi. Uzay keşfi, uluslararası alanda gerçekten önemli etki aracı olarak görülüyordu.
1960'lardaki Sovyetler Birliği tehdidinin yerini bugün Çin. Çin’in 2030 yılına kadar Ay’a insan indirme planı, ABD üzerindeki jeopolitik baskıyı artırarak bütçe akışını hızlandırıyor.
ARTEMİS NEDEN ÖNEMLİ?
Artemis önemli çünkü konu artık sadece Ay’a gitmekle ilgili değil; Ay’ın kutuplarındaki su kaynaklarını bulmak, suyu roket yakıtına dönüştürmek nihayetinde Mars’a yapılacak insanlı yolculuklar için sıçrama tahtası kurmakla ilgili.
CNN'in 'Why haven’t humans been back to the moon in over 50 years?' haberinden derlenmiştir.